Dün Dündür, Bugün Bugün, Yarın Nasıl Onu Da Yarın Görün

Dün 30 Ağustos zafer bayramının 96. Yılı anma törenleri için sabah erkenden hem Eski eserleri Sevenler Derneği başkanı, hem de Aydın Gazeteciler Cemiyetini temsilen Aydın valiliği önündeki törenlere katıldım.

Vali KÖŞGER’in katılmadığı törende valiliği Mustafa Hulusi ARAT temsil ederken, sabahın erken saatinde resmi kurum amirleri ile gördüğüm kadarıyla VATAN PARTİSİ - CHP - AKP ve İYİ parti yönetimi, İl başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri Siyasi parti yöneticileri ve duyarlı meslek odaları ile Sivil Toplum Kuruluşu Başkanları valilik önünde meydanda Vali Yrd. Ömer Faruk Günay, Büyükşehir belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan hazırdı.

Kısa süren törenlerden sonra valilik odasında tebrikat sonrası salonda resepsiyonla sona eren törenler bir saati bulmadı.

İstasyon meydanında özlediğimiz resmigeçit ise ilk kez bu yıl yapılmadı.

Dün yazımda yer aldığı gibi, her törene vekili sevgili Evrim Bey’i gönderen, topuklu efe bu kez yerini aldı.

Törenlerden sonra Efeler belediyesi Bey cami yanında kavurmalı pilav ve soğuk meşrubat, Büyükşehir ise Lokma döktürdü 30 Ağustos anısına.

Dün sabah törene grup olarak gelen CHP yönetimi ile meydanda sırayla bayramlaşan Özlem hanımda Vali salonuna çıkarken kısa konuşmamızda, yaklaşan yerel seçimler nedeniyle, seçim beyannamesi hazırladıklarını açıklamasından sonra, Sivil Toplum Kuruluşlarını davet ederek bir kahvaltı yapacaklarını belirtti.

Çok geç kalmış bir düşünce.

Aydın STK’larının ürettiği çok güzel projelerinin değerlendirilmesini her zaman gündeme getiriyorum.

Ama sadece seçim zamanı bu gönüllü heyecanlı grupların akla gelmesi daha sonra unutulması pek de doğru değil.

Çünkü kent için profesyonel birikimi bulunan Sivil Toplumlar, Meslek odaları, her zaman danışılacak kentin hafızası ve çözüm üretim merkezleridir.

Törenlerden sonra yolumun üzerindeki eski minibüs garajı yanından geçerken aklıma geldi.

Neden bu güzelim yapı, erkenden yıkıldı..?

STK’ların fikrini alarak , bir başka proje neden geliştirilemedi..?

Bir başka örneği , gene yıkılan Otobüs garajı yanındaki CarrefurSA neden alelacele yıkıldı ki..?

Bu acele yıkım nedeniyle boş kalan arsası, nerdeyse 8 yıldır belediyeye gelir getirmiyor.

Örneğin Zafer Meydanı’ndaki minibüs garajı.

1957 yılında İsmet Sezgin’in yaptırdığı ve “santral garajı” olarak bilinen ikinci katında Salı pazarının tekstil ürünlerinin satışının yapıldığı tarihi minibüs garajı 3 yıl önce bugünlerde yıkılmıştı.

Yıkıldığı tarihte 58 yıllık betonarme bina daha önceden yerinde tarihi su değirmenlerinin yer aldığı ve bugün salı pazarının kurulduğu alana yapılmıştı.

Bir kent demek ki 50-60 yılda bir tümüyle dönüşüme uğruyor.

Bizimle yaşıt bu tarihi mekanların belki tescilli bir kültür ve tarih varlığı olmasa da,

Yerine Büyükşehir tarafından yapılmak istenen hatırlayın, DİM - 1 adlı DÜNYA TİCARET VE İŞ MERKEZİ BİNASI SON DERECE YANLIŞ BİR PROJEDİR dedik yazdık çizdik…!

Büyükşehir Belediyesi, Aydındaki tüm İnşaat, Mimarlık, Çevre Plancıları Meslek odaları ile Ticaret ve İş Çevrelerine danışmadan aldığı bu karar iyi ki uygulanmadı.

Şehrin merkezinde katlarda büro ve iş merkezi benzeri plazalar ancak sanayisi ve ticareti genişlemiş büyük kentlerde kendini yer bulur.

İcatlar ihtiyaçlardan, icraatlar, taleplerden doğar.

Aydın’da nerde sanayi,iş çevreleri..?

Orta ölçekteki tüm esnaf kapanma tehlikesinde, ne çorak bulabiliyor, ne de sigortası ile başa çıkabiliyor.

Sanayide sadece dükkan sahibi çalışıyor artık..!

Daha da küçükleri ise Maliyeye defterlerini kapatarak, merdiven altında cep telefonuyla iş yapar durumda.

Tarım ürünleri üç beş İzmirli tüccarın elinde,

Sanayi adına esamesi okunmayan işletmeler, büyük kentlerde holdingleşmiş şirketlerle yarışamayacak durumda yatırımcılar, neden iş merkezinde yer kiralasın ki..?

Balık hali benzeri boş ve metruk kalacaktı eğer yapılsaydı.

Zaten Zafer Meydanı sıkışık bir de bu iş merkezi trafiği arapsaçına döndürecekti.

Sevgili başkan Özlem Hanım, ben yaptım oldu demeden önce, geçmiş yıllardaki seçim beyannamelerinde verdiği söz gibi “şehri ortak akılla yöneteceğiz “ diyen bir Büyükşehir yönetimi istiyoruz.

Bakın bu fotoğraflarda 3 yıl önce yıkılan minibüs garaj alanı hem bir görüntü, hem de çevre kirliliği.

Ayrıca bu erken yıkım nedeniyle minibüsler kasaba ve köylerdeki gibi Pınarbaşı’nda dizilip soğukta sıcakta müşteri bekliyorlar.

Yakından izlediğim kadarıyla bu kez yerel seçimler pek öyle çantada keklik değil.

Millet dün gece Kent meydanındaki Mango konser ile yine dün öğlen döktürülen lokma ile vereceği oyu artık karıştırmıyor.

Yerel seçimlerde koltuklar şimdiki başkanların hiç birinin garantili yeri değil.

Millet umut bellediği ve sempati duyduğu partilerden istediği hizmeti alamayınca veya pahalı aldığında, bu memnuniyetsizlikler her zaman eksen kaymasına neden olabilecektir.

Aşağıda sözün özünde yazılı veciz söz, adayların kulaklarına küpe olsun.

SÖZÜN ÖZÜ :

AKILLI İNSAN KENDİ AKLINI KULLANIR,

DAHA DA AKILLI OLAN, BAŞKALARININ DA AKLINI KULLANIR.

 

MEHMET ÖZÇAKIR

P.K:110 EFELER – AYDIN

mehmetozcakir@hotmail.com

GSM : 0.542.7608691

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Sağanak yağışlı
Yarın: 16/9 Çok bulutlu