SİVİL TOPLUM BİR GÜÇ BİR DİNAMİKTİR

KISA KES AYDIN HAVASI OLSUN

MEHMET ÖZÇAKIR

 

SİVİL TOPLUM BİR GÜÇ BİR DİNAMİKTİR.

TOPLUMUN SESİ VE BEŞİNCİ GÜÇTÜR.

 

Demokrasilerde sırasıyla Yasama, yürütme, yargı üçlüsü ile beraber, basın ve medya 4. Güç olarak bilinir.

Ama ileri demokrasilerde, artık 5. Güç kavramı da gündeme oturdu.

Bu güç artık Sivil Düşünce ve yabancıların NON GOVERNMENT ORGANİZATION dedikleri “resmi ve hükümet dışı “yapılanma olan SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIDIR.

Birçok etkinlik ve programa imza atan STK’lar, yaşadıkları kentler için proje üreten gönüllülerdir.

Şehirlerinin sevdalılarıdır.

Eskişehir Büyükşehir belediyesinin şehrin akilleri ile her ay yaptığı toplantılarda çok güzel düşünce ve projelerin üretildiği bilinmektedir.

Başarılı kent Eskişehir işte bu ünvanını katılımcı STK larla kazanmıştır.

Geçtiğimiz hafta sonu kadın hakları Koruma Derneği İmamköy de Çete Ayşe anma programı ile Efeler kent Konseyi ve ADD Milli Aydın bankası Kültür Merkezinde Cumhuriyet anma etkinlikleri, 29 Ekim Cumhuriyet bayramında Aydın’a bir farkındalık getirdi.

Biliyor musunuz, her Mayıs ayında Adana'da da, Adana Turunçgiller üreticiler Birliği tarafından “Portakal Çiçeği “ festivali yapılır...!

Bu şehirde eskiden  incir bayramı kutlanırdı ne çabuk unuttuk..?
Halk ve üreticiler evinin geçimini sağladığı İncir'e hem saygı, ham de tanıtım için yıllarca 1970’lerden bu yana sonunda 7 Eylül ile biten üç gün festival düzenlenirdi.

Nasıl bir İncir ve Zeytin ile kestane ve çileğimizle tanınıyor ve biliniyorsak, neden evlerimizde otların da yetiştiği ilimizde eksik olmayan yumurtalı kavurmasıyla,

Aydın' da  geçtiğimiz yıllarda  yapılan çekimlerle  gurme Vedat Milor'un NTV deki  programına da konuk olan ve programında  tanıttığı Aydın'ın “kedirgen- sarmaşık”  festivalini neden  düzenlemeyelim..?

Ege de düzenlenen yöresel otlar festivali daha geniş katılımla ülke genelinde Aydın'ın tanıtımına ve Turizmine bir ivme katacaktır.

Bu öneriler ve girişimler, Sivil Toplum Kuruluşlarının başarısıdır.

Eskiden demokrasilerde, seçmenlerin, oy verdiği günden itibaren sahadan çıktığı tribünlerden maçı seyrettiği, yönetime katkısının olmadığı her dört yılda bir seçmeleri gerekenleri, adet yerini bulsun misali seçtikten sonra, sahadan çekildiği, matematik derslerinde öğrendiğimiz etkisiz eleman gibiydi.

Ancak artık ileri demokrasilerde, yönetime katkıda bulunan, seçtiklerine yeri geldiğinde dur diyebilen, bu olmadı değiştirin diye seslenen, iyi ve güzel şeyleri de alkışlayan destek veren,

halk meclisleridir, lobileridir,  Sivil Toplum Kuruluşlar.  

Avrupa’da her 40 kişiye bir Sivil Toplum Kuruluşu isabet ederken, ülkemizde ancak 830 kişiye bir STK düşüyor.

İleri demokrasilerde neredeyse tam 21 kat daha fazla yönetime ilgi ve duyarlılık farkı.

Yerel idareler Sivil toplum Kuruluşlarının projelerine gereken önemi veriyorlar mı..?

Akıllı siyasetçiler önem verirlerken, maalesef birçok yerel ve merkezi idareler

Yerel öneri ve talepleri hasıraltı ediyorlar. 

İtiraf etmek gerekiyor ki, sivil yerel talepler ile siyasi çıkarlar bazan karşı karşıya geliyor.

Oysa seçilenlerin var oluş nedenleri kendini seçenlerin sorun ve taleplerini yerine getirmek değil mi..?
Yasama, Yürütme ,yargı olarak nitelendirdiğimiz  üç gücün  ardından dün  bir örneğini yaşadığımız  basınla  eşdeğer  nitelikte Sivil Toplum görüş ve projeleri  gelir.

Ama “halka rağmen, halka karşı” idareler, Sivil Toplumları bazen yok saymak hatasına düşmektedirler.

Bir sorun ve ideal için bir araya gelenleri, Ayak bağı olarak gören yerel yönetimler, kendilerini o koltuğa getirenlerin istek ve taleplerini kulak ardı edenler,  ilelebet bir gün kaybetmeğe mahkûmdurlar.

Ama bugün ama yarın...!
Belki de yarından da yakın..!
Çünkü toplumsal taleplerin karşısında hiç bir güç duramaz.
Tarihte bunu yazar, bunu söyler, yıllar boyu.

Onun için yerel ve merkezi idareler, aynı senaryonun aktörleri el ele vermelidirler.

Seçmenlerin sivil aktörleri STK’lar ve dernekler, odalar, bunların bir araya geldiği federasyonlar ve Kent Konseyleri

 

seçilenler gibi ve belki daha fazlası bu kentin duygusal sahibidirler.

Aslında aynı amaca yönelik hizmet etmektedirler.

Büyükşehir belediyesinin ve  Yerel belediyelerin halk günleri vardı, neden kaldırıldı bileniniz var mı..?
Sevgili Topuklu Efe, Aydın belediye başkanlığının ilk yıllarında haftanın bir gününü halka açardı kapısını.

Hala devam ediyor mu bu güzel gelenek..?

ben görmedim duymadım..!
Ama sarışın kulenin en üst katından, “her gün seyrettiği  Efeler deki  diğer  ilçelerde ki  “Aydınlıların derdini ilk elden dinlese ne güzel olur..?
Aynı geleneği  diğer ilçe belediyelerinin de uygulaması yerinde olmaz mı ..?

Bunu valilik düzenli olarak yapıyor. Gelin Sivil Toplum Kuruluşları ile geleneksel her altı ayda bir toplantı, çalıştay, hatta adını ben koyayım, AYDIN SEVDALILARI PLATFORMU kuralım.

Yaşadığımız kenti el ele güzel projelerle daha iyi yaşanabilir güzel bir kent yapalım.

Eskinin “ben bilirim benim dediğim olur “fikirlerimizi artık değiştirip, katılımcı tam demokratik yönetime  geçelim..!

Zararın neresinden olursa dönelim..!

Hakemliğine başvuracağınız seçmenlerle, onların kılcal damarları derneklerle, STK’larla bir araya gelelim.

Ne zararı var ki,

Herkesi  bir dinleyelim..!

 

 

SÖZÜN  ÖZÜ :
NİÇİN Mİ FİKİR DEĞİŞTİRİYORUM..?
ÇÜNKÜ BEN FİKİRLERİMİNİ SAHİBİYİM, 
KÖLESİ DEĞİL..!

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELR – AYDIN

GSM : 0.505.8077828

 

 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli