• 2 Haziran 2016, Perşembe

MEDENİYET

İstiklal harbinin zafer olması göreceli doğru olmakla beraber en son hatlarda yapılan kurtuluş mücadelesi olması, Türk Milleti ve ona bağlı kültürel birlikteliği olan halklardaki büyük yıkılış göz önüne alındığında, Türk Milleti gibi büyük bir kültür için gelinen sonuç yeterli değildir. Türkiye bundan sonraki güvenlik gereklerinin farkına vararak kendi topraklarını savunma zorunda kalmamalı, çok daha büyük bölgesel, küresel bir güç haline dönüşme yolunda gerekli olan toplumsal düşünüş kapasitesini, kültürel bakış açısını geliştirme yolunda adımları hızlı bir şekilde atmalıdır. Kısır çekişmeler, küçük düşünce hareketleri, bu kadar büyük bir kültürel alt yapıya sahip bir millete, hafızası güçlü, gelenekleri olan bir devlete sahip olan bu topraklardaki bir halka yakışmamaktadır. Hiç bir zaman sömürgeler içinde yaşamamış, bölgesini hatta daha da ötesini etkilemiş bir kültüre sahip olduğu halde dünyadaki güç dengelerinde yeri olmayan tek ülke Türkiye’dir. Bunun tek çözümü toplumun tarihi hafızasında ve iç bünyesinde taşıdığı kültür genlerine dayanarak, geldiği aşağılayıcı durumundan bir an önce sıyrılması; milleti için yaşamak, çalışmak, düşünmek, bilgilenmek gibi yolları kullanarak mümkün gözükmektedir. Bu bilinçte yaşamak, tarihi bir sorumluluk, gelecekteki nesillerimiz için zaruret, bugünkü neslimizin onurlu insanca yaşamı için gerekli olmasının ötesinde; kültürel hinterlandımızın devamında tek çaredir. Bilgi ve bilinç yapımızın gelişimini, insana verdiğimiz değer, saygı, sevgi ile harmanlayarak oluşturmamız gereklidir. Önümüzdeki yüzyılların, bin yılların kendimiz ve hinterlandımızda şekil bulacağı bir dünya, çok daha mutlu ve insan onuruyla işlenmiş bir gelecek oluşturulmasını sağlayacaktır.

Önümüzdeki tarihi sürecin kültürümüzün tekrar değişerek ve gelişerek bir medeniyet hali alması, insanımızda ki gelişimle toplumsal uyanma metaforu içinde gerçekleşecektir. Bilgiyle donanmış, kendini ve hayatı tanıyan, medeniyet tarihini merak ederek öğrenmiş ve sonuçlarına varmış, kültürümüzün özlerini kavrayarak ben için değil biz için yaşayabilen bireylerden oluşmuş bir topluluk, medeniyetimizi kuracak yetilere sahip olacaktır. Buradaki öğreniş okullarda gerçekleşmesi mümkün olmayan, halkın içinden doğup gelişecek bir özdür. Gelişimin ilk hareketini verecek olan, bilgi açlığı ve yaşamı merak duyguları olabilir. Geçmişimiz, kültürümüzün bahçelerinden feyiz almış ne büyük bilgilerin doğabildiğinin örnekleriyle doluyken, bu günün ve gelecek kültürümüzün büyük bir medeniyeti doğuracağı günleri gözlemektedir. Bizim yapabileceğimiz bu gün için bireysel gelişimimizi artırarak çevremizdekilerle paylaşmamız olacak, bu toplumsal, kültürel gelişim sürecinin ilk tohumları olacaktır. Güvenim; Mevlana, Yunusemre, Farabi, Ahmet Yesevi gibi ve hinterlandımızdan çıkmış birçok düşünür olmasıdır. Medeniyetimizin, dünya kültürüne katkıları olan bu ilim sahibi zatların düşüncelerini halkımızın hatırlaması çok önemli bir nokta gibi gözükmekte.

Ayrıca insanlığın medeniyet destanının iyi bilinmesi kültürümüze büyük açılımlar sağlayacaktır. Batı medeniyetinin devam eden hegemonyasının, medeniyetin yalnız kendi ile başladığını zannederek, tarihin sonu olarak düşündüklerinin, insanlığın devam eden medeniyet yolculuğunda bir durak olduğunu bilmek, yalnızca medeniyet tarihini bilerek gelecek açılımında bulunulmasıyla aşılabilir gibi gözükmektedir. Türkiye’nin kısır döngülerden çıkarak bakış açısını bu açılımlar doğrultusunda geleceğe yön veren tarihi gerçekler ışığında ki büyük düşünüşü görmesi ve idrak etmesi gelecekteki varlığını devam ettirebilmesi için gerekli bir şarttır. Artık geriletilmiş, kendi vatanı içerisinde hapis olmuş, güvenlik problemleriyle uğraşan bir Türkiye’den, dünyaya yön verecek büyük bir güç haline dönüşmüş bir Türkiye için toplumsal kültürün gelişim ve büyüme sürecine girmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Türk toplumunun kültürel gelişimini tamamlayarak ve hinterlandıyla bağlarını kurduğu gün bu ülküye ulaştığı görülecektir. Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki Osmanlı’da Selçuklu’da Türk kültürü üst başlığında hinterlandını birleştirdiği gün medeniyete geçmişlerdir.  

                           

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 9 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/10 Aralıklı gökgürültülü yağış