• 2 Haziran 2017, Cuma

SIRA İRAN 2

İRAN VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

Büyük Ortadoğu projesinin son ayağını oluşturduğunu düşündüğüm İran’ın şekillendirilmesi Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin ana sponsorluğunda ABD desteği ile planlanmaktadır. Geçen haftaki yazımda ana noktalarına değindiğim İran problemi üzerine Türkiye ve Türk milliyetçilerine çizilen emperyalist planlar üzerine değinmek istiyorum.

Türk milliyetçiliğinin birçok ana noktası bulunmasına rağmen ben konuyla alakalı gördüğüm bazı noktalarına değineceğim. Burada değinmeye çalıştığım bölgemizde gerçekleştirilmek istenen planda Türk milliyetçilerine çizilmek istenen rol açısından bir değerlendirmedir

 Milliyetçilik iki tarafı keskin bir kılıç gibidir. Doğru yönlerde hareket ettiği zaman yararlı politikalara sebep olacakken, duygusal düşünüşlerle oluşturan politikalarla millete zarar verebilir. Yani gerçekçi politikalar üzerine oturtulmuş bir duygusal hareket olan milliyetçilik bizi başka bir yöne iletirken, duygusal politikalar üzerine oturan bir romantik hareket olarak kurgulanmış bir milliyetçilik bizi felakete sürükleyebilir. Türk milliyetçiliği asabiyet fikri üzerinde kurulmuş, korunma içgüdüsü üzerine oturan bir savunma hareketidir. Bu yapısı ile ana temelini modern dönemlerde antiemperyalist bir kişilik üzerine bina etmiştir. Tarih boyunca var olan Türk milliyetçiliği modern dönemlerde Osmanlının çökmeye başlamasıyla Türk milletinin bir imparatorluk bakiyesinden bir ulus yaratma çabalarında şekillenmeye başlayan Türkçü bir hareket olarak ortaya çıkmaktaydı. O dönemde batı medeniyetinin tüm dünyayı sömürgeler haline dönüştürmeye çalıştığı süreçlerden geçilirken Osmanlıda bundan payını alarak paylaşılma süreçlerini yaşamaktaydı. Bu emperyalist fikirlere karşı bir aksiyon hareketi olarak doğan modern milliyetçilik bu savaşı verecek fikri yapıyı oluşturmaktaydı. Türkiye cumhuriyetini kuran bu temel fikir hareketi antiemperyalist kişiliği ile ön plana çıkan bir harekettir. Soğuk savaş dönemi boyunca Sovyet tehlikesinin büyük boyutlarda olması ve ABD’nin Türk milliyetçiliği üzerine yaptığı çalışmalar, fikri yapısının zayıflatılarak daha çok hamaseti bir yapıya dönüştürülmesi istenmekteydi. Türk milliyetçiliği buna uzun dönem mukavemet göstermeye çalışmıştır. Soğuk savaşın bitimi ile devreye giren yeni ABD oyunu BOP ile Türk milliyetçiliğinden istenen görev, daha duygusal hareket eden ve saldırganlaşması istenen bir araç halini almasıydı. İran savaşında ihtiyaç hissedilen askeri gücün fikri alt yapısını oluşturması istenmektedir. Bilinç kaybına uğratılmış bir milliyetçilik, antiemperyalist ruhu kaybettirilerek ABD tarafından kullanılacak bir araç haline getirilmek isteniyor. İran ile bizim savaştırılabilmemiz için İran içerisinde yaşayan Türklerin bir araç olarak kullanılması elzem gözükmekte. Başlayacak bu savaş bölgede tek başına hiçbir ülkenin bir güç halini alamadığı bir denge kurulana kadar devam etmesi istenenlerden birisidir. İran’ da meydana gelecek tüm olaylar Türkiye’nin de kontrol altına alınmasının önünü açarak bölgede yeni bir dehşet dengesini kurarak Yenidünya düzeni ambalajını ifade etmektedir. Türk milliyetçileri fikri yapısını daha çok realist düşünceler öncülüğünde doldurarak bu planları iyi idrak eden bir entelektüel sınıfa acilen ihtiyaç duymaktadır. Bölgemizdeki etnik ve mezhepsel çatışmalar yoluyla meydana getirilmeye çalışılan bu durumun kilidini Türkiye ve Fikri yapısını da Türk milliyetçiliği fikri anahtarı oluşturacaktır. Bölgemizde meydan getirilmek istenen İran savaşının önünde sağlam fikirlerle durabilmek, Türkiye’nin çözülmesinin önüne geçebilmek Türk milliyetçilerinin en önemli görevi gibi durmakta. Önümüzdeki hafta İran içerisinde yaşayan etnik gurupları, özelliklede Türklerin durumunu ve Türkiye’ye bakışları üzerine bir yazı kaleme almak istiyorum. saygılarımla

               

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 9 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/10 Aralıklı gökgürültülü yağış