• 2 Kasım 2018, Cuma

KRAL LEAR

William Shakespeare'in unutulmaz eseri Kral Lear'ın konu özetiyle başlamak isterim:

‘’Yaşlanmakta olan Kral Lear, topraklarını 3 kızı arasında paylaştırmaya karar verir. Yaşça büyük olan kızları Goneril ve Regan, süslü sözlerle kralın aklını çelerken, en küçük kızı, doğruları söyleyen ve babasını gerçeğe yönlendirmeye çalışan Cordelia ise ablalarının entrikaları sonucunda babası tarafından reddedilir. Onu gerçekten seven tek kızını uzaklara gönderen ve dalavereci, çıkarcı kızlarına ülkeyi teslim eden kral, bu kararı ile hem kendisinin hem de ülkesinin kaderini mühürler. Kralın kararı, trajediyi ve felaketleri beraberinde getirecektir.’’

İşte buradaki olaylar hayatımızda onlarca kere gerçekleşmekte. Doğruyu söyleyenler dinlenmediği zaman hakikatlerden uzaklaşmak kaçınılmaz olacaktır. Bugün toplumun yönetim sınıfında olanlar ise bu hastalığın tam pençesinde bulunuyor. Kendine alternatif olabilir düşüncesiyle olayları idrak eden ve çözüm üretebilecek kadrolar, yerini kapasitesi olmayan, dalkavuk bir tabakaya bırakıyor. Bu döngü spiral etkisiyle kişiyi, toplumu her zaman dibe çekecektir. Siyasette ve bürokraside liyakat sahiplerinin geri plana itilmesi ve gerçeklikten uzaklaşma, toplumun fakirleşerek sona doğru yaklaşmasına neden oluyor. İl başkanlarının, belediye başkanlarının, siyasi parti başkanlarının ana problemi de budur. Kendine yakın hissettiği kişilerin liyakatini sorgulamak yerine, kulaklarına fısıldanılan güzel sözleri dinliyorlar.

Durumun bu hale gelmemesi için ya gerçek liderlere ya da güçlü kurumsal yapılara ihtiyacımız vardır. Şu bilinmeli ki güçlü liderler her zaman bulunamaz, bu da durumu idame etmemizi engelleyecektir. Oysa güçlü kurumlar geleceğe ön açarak, refahın gerçekleşmesini ve devamını sağlayacaktır. O yüzden bu devir güçlü liderlikler yerine kolektif bakış açısı gerektirir. İnsanın en büyük hastalığı olan övülme isteğinin törpülenmesi ve hükmetme duygusunun kontrol altında tutulması, kişilerden kurumlara geçiş ile mümkün olacaktır. Bize doğruları, bu kadar karmaşık problemlerin var olduğu bu çağda ancak organizasyonlar anlatabilir.

Kral Lear’ın yaptığı yanlışı engellemek için, toplumsal katılımla gerçekleşecek demokratik bir sistemin devreye girmesi gereklidir. Yoksa yönetimlerin etrafında toplanacak ağzı iyi laf yapan dalkavuklar tarafından yönetilen bir toplum olarak fakir yaşamaya devam ederiz.

Bakışımızı kişi ve toplum olarak refah içinde yaşama iradesi üzerine kurarsak eğer, seçimlerimizde bu saik üzere olacaktır. Toplumsal tavır ve tutumumuzdaki süreklilik, kişiler üzerine oturmayan güçlü kurumlar vasıtasıyla gerçekleşebilir. O zaman liyakat kişilerin önüne, toplumsal refah grupların refahının önüne geçecektir. Ben yoksam kimse yok egosu toprağa gömülürse eğer, kurumlar toplumu geleceğe taşıyacak en büyük güç olabilir. Şeffaflık ve denetleme mekanizmaları devreye girecek çetelerden temizlenmiş bir yapı, toplum refahına çalışmaya başlayacaktır. Bunları becerebilmemiz önümüzdeki zamanında harcanmaması adına çok önemli gözüküyor. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
18 / 6 Açık
Yarın: 17/5 Parçalı bulutlu