• 4 Ağustos 2017, Cuma

SAVAŞ

Savaşın boyutlarının nerelere kadar uzanabileceğini uzun dönemdir kitlesel bir savaşın içine girmemiş olan bir milletin algılayabilmesi için hatırlatmalarda bulunmanın yararlı olacağını düşünüyorum. 19. yy 20.yy arasını çok büyük bir yıkım içerisinde geçirmiş bir Türkiye’den, 20 yy’la yeni ve barış içinde kurulmuş bir cumhuriyetle giren ve önderinin yurtta barış dünyada barış ilkesi ile yüz yıldır bir huzur havzası kurulmuştur. Bölgemizde yeni meydana gelen durumlarla bu huzur adası savaş çığlıkları arasında hamaseti nutuklarla çınlamakta. Savaş başladığında ve geliştiğinde kimse nedenleri hatırlamayacaktır. Bu barış havzasının bozulmaması için emperyalistlerin planlarına gelmeden akıllı politikalar ile durumun yönetilmesi siyasi elitlerden beklentimiz olmalı. Yaşayacağımız büyük yıkımların farkında olarak bu toplumsal kaosun hepimize getireceği sonuçları iyi hesap etmeliyiz.

Avrupa’da meydana gelen barış havzasının iki dünya savaşının sonucunda, kazananın olmadığı çatışmalar yerine diplomasi ve birlik kültürüyle olacağını acıda olsa öğrenen milletlerin oluşturduğunu unutmayalım. Savaşı başlatan Almanya’nın ve onu bu siyasi gelişmelere zorlayan diğer ulusların bu kadar büyük bir yıkımı hesap edebildiklerini zannetmiyorum. Savaşın önü bir kere açıldığında sonunun nerede duracağını bilmek zordur. İkinci dünya savaşının son altı ayında Almanya geri çekilirken Sovyet Rusya tarafından 100 bin kişi idam edilmiş 2 milyon kadına tecavüz edilmişti. Unutmayalım ki vahşetin kapısı açıldığında bunun kontrol altına alınması çok güçtür. Şuan bunları Suriye ve ırak savaşlarında görmekteyiz. Emperyalistlerin planlarının gerçekleşmesinde toplumsal kırılma alanları ile toplum ile devletin çatışma alanlarının kullanıldığını iyi bilmeliyiz. Aramızdaki problemlerinin çatışma kültürüyle çözülemeyeceğini iyi bilmeliyiz. İç dengelerin kontrol altında alınmasında demokratik kültür elimizdeki en iyi ilaçtır. Birbirimizin farklarına duyacağımız tahammül içsel dengesini bir millet olarak güçlü tutabilen ve dışsal şoklara dayanıklı bir yapı meydana getirecektir. Farklı bakış açılarımız, siyasi elit içerisinde yönetime sokulması ile dışsal problemlere çok yönlü bir bakış geliştirerek daha güçlü bir politika üretmemizin önünü açacaktır. Son yüzyılda ne kadar milletleştiğimiz ve demokratik kültürü ne kadar içselleştirdiğimiz bu sınavı nasıl vereceğimizi belirleyecektir. Sınavın sonunda refah içinde yaşayan bir toplum mu, yıkım içinde toplumsal bütünlüğünü kaybetmiş bir viranemi olacağımız ortaya çıkacaktır. Şuna inanıyorum ki cumhuriyet bu niteliğe sahip bir milleti ne söylenirse söylensin yaratmıştır. Emperyalistlerin planları Türkiye için gerçekleşmeyecek ve bu büyük Türk milleti fikri ve vicdanı hür bireylerden meydana geldiğini bir kere daha haykıracaktır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu