• 5 Mayıs 2016, Perşembe

SİYASET TEK ÇÖZÜM

Mesele odaklı siyaset anlayışının sonucu olan, pratik ve sorunların gerçek bir perspektif içerisinde değerlendirerek çözülmesi için düşünsel bir alt yapının oluşturulması, ülke sorunlarına yaklaşımlarda daha doğru bir ön görünün gerçekleşmesini sağlayacaktır.

Dünyada meydana gelen sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal değişimlerden, Türkiye’de ana kıtalar arası geçiş alanında olması asabiyle çok daha fazla etkilenmekte. Bu etkileşim sonucu devlet ve halkın oluşan durumun getirilerinden en fazla yararlanarak, risklerinden ise en az zarar görmesinin sağlanması, doğru pratik hareketlerle, düşünsel alt yapısını tamamlamış bir siyaset anlayışının gelişimine bağlı olduğu görülmektedir. Geçmişi, gelenekleri, entelektüel alt yapısı tamamlanmış bir siyaset alanının olgunlaşmış olması Türkiye Cumhuriyeti ve onun milletiyle bölgede refah içerisinde yaşamasının ana teminatını oluşturacaktır. Bu siyaset olgunlaşması ise siyaseti oluşturan ana unsur olan insanın eğitilmiş, kültürlü ve gelişmiş bir düşünceyle donatılmış olmasına bağlıdır. Genç ve dinamik, kültürel alt yapısı güçlü olan bir millete sahip olunması pozitif gelişimler için bir potansiyel arz etmekle beraber, bu nüfusun yeterli kültürel gelişimden yoksun, eğitim düzeyinin yetersiz oluşu Türkiye’nin dünyadaki gelişimlerde hareket kabiliyetini olumsuz yönde etkilemektedir. Dünyadaki hızlı değişimlere ayak uydurmaktaki becerinizin ekonomik, kültürel, siyasi gücünüzle ilgili olduğunu doğrudan görürsek eğer, Türkiye’nin ne zor bir durumda soğuk savaş sonrası döneme girdiğini anlarız.

Ekonomik gelişimini tamamlamamış, dünyayla rekabet edecek bir sanayisi olmayan bir Türkiye, soğuk savaş sonrası meydana gelen büyük değişimlerden zarar görmektedir. Gelişmiş ülkelerin kendilerini sanayi sonrası toplum olarak nitelemeleri; bir çağ değişiminin bilişim çağına geçildiğinin en önemli habercisi gibi gözükmektedir. Artık dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Dünyadaki bu değişimsel hareketlerden en çok etkileneceği düşünülen Türkiye’nin çok daha büyük düşünmeye, pratik, cesaretli, radikal karalar alabilen bir siyasete ve bunların hepsinin ana unsuru olan gelişmiş, eğitilmiş ve kültürlü bir topluma ihtiyacı olduğu aşikârdır. Türkiye ülkesel, bölgesel ve küresel gelişimlerin-kendi açısından-askeri olarak çözülemeyeceğinin, askeri mantığın kullanılmasının küresel güç dengelerinde zararına işleyeceğini bilerek, her zaman gelişmiş politik ve siyasi düşünce yapısıyla hareket etmesi gerektiğini bilecek bir siyasi elite ihtiyacı vardır. Bir başka değişle üçüncü dünya ülkeleri arasında kalmamış bir Türkiye, çözülen ülkeler arasında kalmamış bir Türkiye, çok daha büyük sosyo kültürel birikimler içerisinde olan bir Türkiye, ancak ve ancak siyaset yollarında yürümeyi bilmesine bağlıdır. Türkiye bunu becerecek alt yapısı olan bir millete sahiptir. Yeter ki küçük oyunlar, minik kurnazlıklar, kıskançlıklar içerisinden siyaseti çıkararak ilişkilerimizi normalleştirip, mesele odaklı ve büyük düşüne bilen bir siyasi eliti politika kulvarına girdirelim.

Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu çok iyi düşünce adamları bulunmaktadır. Siyasete iyi bir alt yapı kazandıracağını düşündüğüm, entelektüel düzeyleri çok iyi olan düşünce kulüplerinin kurumsallaşması gerçekleştirilmelidir. Bu kuruluşlar siyasetin ana kurumu olan partilere insan kaynağı sağlamakta büyük ödevler görebileceklerdir. Bakış açısı gelişen bir siyasi elit, Türkiye’nin önünün açılmasında ve değişen dünya konjonktründen yararlanarak büyük Türkiye’nin kurulmasında öncü ve itici güç olacaktır.

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi doğru çözümler, sivil, millete dayalı bir siyaset ve onun ana unsuru olan iyi eğitilmiş, kültürel olarak gelişmiş bir topluma bağlıdır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı