• 7 Nisan 2016, Perşembe

Merhaba derken

Tüm Aydınlı hemşerilerime selam ve saygılarımı sunarak başlamak istiyorum. Bu ilkyazıma köşemde sizlerle neler paylaşmak istediğimi söyleyerek başlamak isterim. 1868 de jön Türkler’in iki baş aktörü Şinasi ile Namık Kemal arasındaki diyaloğu aktaracağım. Şinasi jön Türk hareketinin akıl babalarından biridir. Fransa’da kaldığı süre boyunca Paris’teki kütüphanede zamanının çoğunu geçiren Şinasi, birçok kitap çevirisi yaparak Türk kültür hayatına katkılar sağlamıştır. Tam bir ideolog olarak çalışmıştır. Aktif siyaset yerine eğitimle ilgili çalışmalar yapmıştır. Bir gün Namık Kemal’le geçirdikleri bir zaman diliminde Namık Kemal onun aktif siyasete katılmaması ile ilgili serzenişte bulunarak, suskunluğuna kızmıştı. Şinasi’nin ona verdiği cevap ‘’bizim suskunluğumuz bilmezlikten değil, sükûnetimizdendir. Böyle bir halka siyaset değil eğitim lazımdır.’’ olmuştu.

Bakıyorum da iki asıra yakın zaman geçmesine rağmen bu sözün geçerliliğini koruması manidar gözüküyor. Binlerce yüzyıl insanlığın ortak kültür mirasına bu kadar katkıları olan bir milletin son kertede geldiği hal üzücü. Bu durum hem millet olarak Türklere zarar getirirken, tarih ve kültür ortakları olan Avrasya toplumları için tam bir yıkım oluşturmakta. Avrasya’da meydana gelen maddi ve manevi çöküşün bölge ve insanlık için getirdiği zorluklar var.21.yy insanlığın geldiği maddi yükselişin, manevi güçle de taçlanamamasının nedeni Avrasya’da ki bu kültürel boşluktur.

Tarih boyunca Avrasya’daki itici kültür kolları bellidir. Bağdat Dünya’nın kültür merkezlerinden birisi değil miydi? Şam, Buhara, Semerkant, Merv ve daha niceleri insanlığın kültür ve tarih yıldızlarıydı. Tekrar ayağa kalkması gereken bu medeniyet beşikleri Türk medeniyetinin ayağa kalkmasına bağımlıdır. Türkler, Farsların (Songd’ların), Arapların, bozkır kültürlerinin harmanlanmasını, büyük Selçuklu devleti ile sağlamıştı. Harmanlanan bu Asya kültürlerini Avrupa ile kaynaştıran ve Avrasya medeniyetine dönüştüren Osmanlı değil miydi?

İnsanlığın Manevi ve kültürel yükselişine neden olacak bu barış havzalarının tekrar hayata geçmesi önemli gözükmekte. Tıpkı Roma barışı(pax romano),tıpkı İslam barışı. Tıpkı Osmanlı barışı (pax osmano) gibi. Halkların bu kaos ortamından barış havzalarına devinmeleri gerekiyor. Maalesef Avrupa medeniyeti oluşturduğu maddi yükselişin yanında manevi huzuru ve kültürü dünyaya yayamamıştır.Bir Avrupa barışı oluşamamaktadır. Türklerin tekrar tarih sahnesindeki yerlerini almaları elzemdir. Ancak bunu başarabilmek dünden yarına kolay gözükmemekte. Bunun yollarını kültür hareketlerinde aramak gerekli. Naçizane bu köşemde Türk kültür hayatına katkılar sunmak istemekteyim. Saygı ve selamlarımla… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu