• 7 Temmuz 2017, Cuma

Suriye’li Mülteciler

Suriye’de devam etmekte olan iç savaş sonucunda Türkiye’ye giren mülteci sayısı yaklaşık 3 milyonu aşmış durumda. Savaş öncesi 20 milyon civarında olan Suriye’de 13 milyona yakın kişi yer değiştirmiştir. Rakamlar çelişkilide olsa 6 milyona yakın Suriye’li çeşitli ülkelerde mülteci konumundadır. Tüm bu mültecilerin yaklaşık yarıya yakını Türkiye’nin savaşın kısa süreceğini hesap etmesi sonucu, açık kapı politikası yüzünden ülkemizde mülteci konumundadır. Son rakamlarla 3 milyon 550 bin kişi Türkiye’de bulunmakta. Türkiye’yi 1 milyona yakın mülteci sayısıyla Lübnan izliyor. AB’ye iltica eden mülteci sayısı yaklaşık 900 bin civarında.

Türkiye’de bulunan Suriye’liler nüfusumuzu %4 civarında arttırmış durumdalar. Bunun Türk ekonomisine belli maliyetleri olmakta. Şu ana kadar 25 milyar dolar civarında para harcandığını bilinmekteyiz. Bu ekonomik maliyetlerin yanı sıra toplumsal hayatımızda da bazı maliyetlerle karşılaşıyoruz. Demografik yapımızda bazı değişimler yaşanmakla beraber uzun vadede sonuçların neler olabileceğine dair ön görülerin düşünülmesine ihtiyaç var. Suriye’de savaş öncesinde nüfusun gelişmemiş bir ülke olması asabiyle %40 köylerde yaşamaktaydı. Birçoğunun eğitim seviyeleri düşük ve dar gelirli insanlardan oluşmaktaydı. AB ile yapılan geri kabul anlaşmaları ile eğitimli kişiler ile eğitimsiz insanlar değiş tokuş edilmişlerdir. Bu nüfusun Türkiye içinde büyük bir kısmı ise İstanbul gibi büyük bir metropolde barınmaktadır. 15 milyona dayanmış birçok ülkeden daha yoğun bir nüfusa sahip İstanbul gibi bir metropole gelen bu ek nüfus İstanbul’un sorunlarını da arttırmaktadır. Türkiye ekonomisinin can damarını meydana getiren ve dünyaya açılan penceremiz olan böyle önemli bir şehrin mülteci kampı haline getirilmesi stratejik bir hatadır. Kayıtlı 550 bine yakın mültecinin İstanbul içerisinde eriyebileceği düşünülmüş olabilir ancak İstanbul bu yükü zor taşımaktadır.

Benim görüşüm şu; tabii ki insanlık adına bu mülteciler kabul edilebilir. Ancak bu Suriye’ye yakın bölgelerde konsolide edilebilmeliydi. Savaş sonrası ülkelerine tamamının dönüşü düşünülerek planlamalar yapılmalı ve büyük metropollerin yapısının bozulması önlenmeliydi. Ki bu metropoller Türkiye’nin ana itici gücünü meydana getirmektedir. Bu kadar mültecinin Türkiye’nin göz bebeği olan İstanbul’a alınması bu şehrin sosyal ve kültürel hayatına büyük darbeler indirmektedir. Bunun uzun vadede Türkiye’nin gelişmişlik düzeyine vereceği zararlar iyi hesap edilmelidir.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu