• 9 Haziran 2016, Perşembe

AMAÇ… KAOS

Geçen haftalardaki oydaşma yazım çok ses getirdi. Bunun nedenini düşünürken aslında herkesin bölgemizde ve buna bağlı olarak ülkemizdeki gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı hissettim. Bunu kısa vadede aşabilmemizin yegâne yolu, farklılıklarımızı bir kenarda tutarak bu dalgayı en az hissedilir hale getirmekten geçiyor. Şunu unutmayalım ki kaos halk için her şeyden daha kötüdür.

Türkiye’nin Atlantik ötesi (ABD) Dünya hegemonyasını devam ettirebilme savaşının figüranlarına dönüşmemesi gerekli durmaktadır. ABD bu hegemonyayı devam ettirebilmek için ekonomik, teknolojik ve kültürel olarak dayandığı Avrupa'yı elden kaçırmamaya çalışmaktadır. Daha önce bunu Sovyetler birliği sayesinde, soğuk savaş ve dehşet dengesi argümanlarıyla sağlamaktaydı. Avrupa devletlerine sağladığı güvenlik sayesinde kendini ikame edecek tüm kaynaklara kolaylıkla erişebilmekteydi. Soğuk savaşın sona ermesiyle oluşan boşluk, Avrupa devletlerinde ve Japonya’da hareketlenmelere neden oldu.  ABD bunun için yeni bir düşman yaratabilmenin yollarını aramaktaydı. İslam coğrafyası soğuk savaş boyunca Komünizm tehlikesi öne sürülerek silahlandırılmış ve militarist hale getirilmişti. ABD Afganistan ve İran-Irak savaşı boyunca bölgede bugün terörist olarak nitelediği örgütlerin alt yapılarını hazırlamıştı. El Kaide adı üstünde bütün bu yapının üzerine oturduğu tabanı ifade etmektedir. Yeni düşman bulunmuştur. Özelde Avrupa’nın, Genelde Dünya’nın üzerinde sallanan Demokles’in kılıcı yeni Dünya düzeni ABD menşeli oyun, İslam düşmanlığı, küresel terör, El kaide, Işid ABD’nin elindeki yeni oyuncaklar…

Şu bilinmelidir ki bu savaş Türklerin, Kürtlerin ya da Arapların savaşı değildir. Kaybeden bölgemiz olmuştur. Türkiye güvenlik problemleri ile uğraşmak zorunda kalarak, enerjisini askeri harcamalar ve mülteci krizlerine akıtmak zorunda kalmıştır. Irak’ta 1.200.000 insan hayatını kaybetmiş, alt ve üst yapı tahrip olmuş durumdadır. İnsanlar ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır.  Çevresine istikrarsızlık yayarak bölgede güven bunalımına neden olmaktadır. Suriye yeni Irak halini almış durumdadır. Şehirler yok olmuş tam bir insanlık dramı oluşmuştur. Bölgemizde meydana gelen bu olayların Türkiye üzerinde bölgesel istikrarsızlığın büyüttüğü terör, Güneydoğuda kurtarılmış alanlar yaratan PKK sorununu büyütmektedir. Türk Devleti kendi topraklarını tekrar ele geçirmeye çalışmak zorunda kalmıştır. Bölgede şehirler yerle bir olmuş durumda. Devletin güçlü olması sayesinde bu istikrarsızlık Türkiye geneline yayılmamış olmasına rağmen Türkiye güven problemleri içerisinde çağdaş milletler seviyesinin üzerine çıkma hedeflerini gerçekleştirmede zaaflara uğramak durumunda kalmaktadır. Eğitim, sağlık gibi toplumsal gelişimin sağlanmasında önemli olan alanlar yerine, ekonomik gücünü askeri alanlara kaydırmak zorunda kalmaktadır. Bu durum ileriki yıllarda refah seviyesinin düşmesine neden olacak durumları doğuracaktır. Halk olarak bölgesel ve küresel durumların iyi bilinmesi gerekmektedir. Ayrıştığımız alanların çatışma noktaları bir süre ertelenmelidir. Kaos ortamlarının en iyi ilacı bardağın boş değil dolu alanlarına bakılmasıyla hafifletileceğine inanmaktayım. Siyasi söylemlerin çatışmacı değil uzlaşmacı olması önemli. Halkımızın bu söylemleri siyasete dikte ederek tansiyonu düşürmesi gerekir. Şu bilinmelidir ki KAOSTAN ZARARI KİMİN HAKLI OLUP OLMADIĞINA BAKILMAKSIZIN GENİŞ HALK KİTLELERİNİN GÖRECEĞİ KESİNDİR. O yüzden şahsiyetlere yönelik siyaset anlayışından fikirlere yönelik siyasi düşüncenin ön plana çıkması önemli gözükmektedir. Diğer hafta 2004 de yazdığım büyük Ortadoğu projesinin ana hatlarını sizinle paylaşmak isterim. Selam ve saygılarımla… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
9 / 0 Az bulutlu
Yarın: 13/7 Sağanak yağışlı