• 10 Ağustos 2018, Cuma

KRİZSE KRİZ!

İç siyasi gelişmeler ile dünya konjonktüründe meydana gelen değişmeler, ekonomik sorunlarımızın sebeplerini meydana getirmekte. Özellikle ABD’nin hegemonyasını devam ettirmek için yaptığı hamleler, ticaret savaşlarıyla tüm ekonomik şartları değiştirerek hızla bir ekonomik bunalıma doğru hareket ediyor gibi gözüküyor. ABD’nin tüm dünyada finansal ve siyasi hamleleri, tehdit ve şantajlar yoluyla istediği yönde hareket etmesi sağlanıncaya kadar devam edecektir. Asya pasifikte, Ortadoğu da, Avrupa da farklı hamleler ve buna karşı çıkış hareketleri, çok grift ilişkilerin doğmasına neden olmakta. Ekonomik savaşla, finansal sektörleri tamamen kendi çıkarlarına göre dizayn etmeye çalışan bir ABD, yalnızca bununla yetinmeyerek siyasi yönelimlerinde kendi isteği doğrultusunda şekillenmesini sağlamaya çalışıyor gibi duruyor. Dünya’nın diğer güçleri bu baskılara karşı ortak platformlar kurma eğilimine girmiş durumda. Ancak ABD diplomasi masasını yıkmış bir halde. Buda dünyadaki gerilimlerin artmasına, finansal ve siyasi krizlerin yoğunlaşmasına neden olabilir.

 

Bizim için en önemli durum bölgemizde meydana gelebilecek çatışma ortamlarının artarak devam etmesidir. Özellikle İran gerilimleri ABD’ nin çok önceden planladığı İran savaşının yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. Finansal krizlerle devam eden, siyasi bunalımlara katlanabilmekte sorunları olan ülkemizin bu problemleri aşması, zor bir durumdan geçtiğimizi gözler önüne sermekte. Bu gelişen olaylar bizim gibi dış finansman ihtiyacı fazla olan ülkelerde problemlerin çok daha fazla olmasına neden oluyor. Kısa ve orta vadedeki sorunları çözmek için ABD tasmasını takacak mıyız ya da geleceğimizi kurtarmak adına tüm krizleri göze alarak mı hareket edeceğiz? Yani sorunun bir parçası mı olacağız yoksa çözümün bir parçası mı olacağız? Önümüzde ki dönemin en önemli soruları bunlar olacaktır. Bu karşı çıkışın tüm yapılarda meydana getireceği maliyeti bilerek bu kararı topluma iyi anlatmamız gerekiyor. Bu dönem birilerine güvenme zamanı değil, gerçeklere inanma zamanıdır. ABD’nin dengelenmesi adına, bölge devletleri ile dünyanın diğer güçlerinin meydana getirmeye çalıştıkları ittifaka omuz vermek, gelecekte daha güçlü bir Türkiye’nin önünü açacak anahtardır. Tüm krizleri göze alarak bu büyük oyunda yerimizi kendimizden yana almamız, önümüzdeki süreçleri aşmamızı sağlayacaktır. Uzun bir dönem bölgemiz ile ilgili ABD ile yaptığımız ittifakın, hinterlandımızı ne hale getirdiğini ve bizimde son anda bölünmekten kurtulduğumuzu iyi anlayalım. Son 10 yılda tüm bu politikalar, verilen havuç ve sopa hikâyesiyle geldiğimiz sonuçlar ortadır. Artık ABD ambalajlı bu siyasi düşünüşün önünde dik durmak tarihin ve geleneklerimizin bize verdiği en büyük görevdir. Bu emperyalist planlara karşı dik duruş sağlanması gerektiğine inanıyorum.

 

KRİZSE KRİZ…!

İşte bu manifesto bizi kurtaracak tek anahtardır! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu