• 11 Ağustos 2017, Cuma

Medeniyetler çatışması

‘’Türklüğün medeni vasfı bir güneş gibi doğacaktır’’

Mustafa Kemal Atatürk

 

İki tarafı olan öteki ve alternatif konumda diyalektik bakış içerisinde oluşmuş iki medeniyetin, dünya sistematiği içerisinde meydana getirdikleri sinerji insanlık tarihinin anlaşılmasında önemli gözüküyor. Bir tarafını Hıristiyanlıkla yoğrulmuş batı medeniyeti, diğer tarafını Türkler öncülüğünde ivme kazanmış İslam medeniyeti oluşturmaktadır. Batı medeniyetinin kökenini, Roma medeniyetinin hukuksal, askeri, siyasi ve kültürel bağlamda bir dünya görüşü meydana getirerek başlangıcını oluşturmuştur. Önemli dönemeçleri gözden geçirdiğimizde 30 yıl savaşları sonunda yapılan bir antlaşma olarak bugünkü sistematiği meydana getiren vestfalya; 17.yy Rönasans hareketleri, 18.yy ihtilalleriyle belli bir olgunluğa erişmiş bulunmaktadır. Bu olgunluk askeri, siyasi, hukuksal ve kültürel bir çerçeve olan batı medeniyet aidiyetini çizmiştir. Bu çizgi dışında kalan kültürler ise barbar olarak nitelendirile gelmiştir. Oryantalist bir bakış açısıyla eski ve kaybolmaya yüz tutmuş olarak nitelendirilen doğu medeniyetlerinin tek alternatifi batı tarafından sömürge olmaları görülmektedir. Böylece batı medeniyeti tarafından barbar olarak nitelenen bu kültürler birer uydu görünümünde medenileştirilebilirler. İnsanlık tarihinin sonu olarak nitelendirilen bu tarihsel gelişim batı medeniyetinin bakış açısını oluşturmaktadır. Bu oryantalist bakış açısı 21.yy ile beraber doğu halklarının uyanmaya başlamasıyla çöpe gönderilmek üzeredir. Batı medeniyet ailesi yeni dünya düzeni ambalajıyla bu başkaldırının önüne geçmek için küreselleşme gerçeklerini kendi çıkar ve amaçları doğrultusunda yönlendirmeye çalışmaktadır.Bugün meydana gelen çatışmaların esas mantığını meydana getirdiğini düşündüğüm bu olgu medeniyetler çatışması başlığıyla kendi içinde savaşacak bir doğu tasavvur etmekte ve hegemonyanın devamını sağlamaya çalışmaktadır. Asya’da meydana gelen bu büyük uyanışın başını çekebilecek birkaç halktan birisini de Türkler öncülüğünde meydana gelecek bir yapının meydana getireceğini düşünüyorum. Bunun alternatifi olan, genelde doğu, özelde İslam medeniyetidir. İslam’ın Arap yarım adasından doğarak yayılması ve bir medeniyet halini alışıyla bu alternatif doğmuştur. İslam’a 10.yy-11.yy katılan Türk gücü tüm coğrafyada büyük bir sinerji yaratmıştır. İslam’ın itici gücü Türklerin özelliklerinin bilinmesi olayın anlaşılmasında önemli gözüküyor.    

           Türkçe konuşan kavimlerin Sibirya ormanlarında yaşayan bir halk olduğu genelde avcılık yapan bir kültür oluşturdukları bilinmektedir. Türklerin bozkırlara inerek hayvancılıkla uğraşan göçebe kavimler şeklinde bugünkü Moğolistan yaylalarına inişleri tüm Asya’da büyük bir hareketlenmeye neden olacaktır. Hunların göçebe kandaş kavimleri birleştirmeleri büyük bir konfederasyondan imparatorluk serüveninin önünü açmıştır. Göçebe halkların Çin ile girdiği mücadele Baykal gölü Orhun ve Selenga ırmakları arasındaki Türklerin tabiriyle ötügenin merkez olduğu bir sürecin başlangıcıdır.

              Türkler 1000 yıl boyunca ötügen den çevreye büyük imparatorluklar kurmuşlar Asya’nın siyasi, askeri ve kültürel yolunu çizmişlerdir.10.yy’dan sonra Moğolların güçlenmesi ile 1000 yıllık yurt olan Ötügen bir daha alınamayacak şekilde Moğol egemenliğine girmiş ve Türklerin 4.yy başlayarak ve 10.yy artarak devam eden batı göçü hızlanmıştır. Maveraünnehir Türklerin yeni merkezleri Türk kültür hayatında dilin sadeleştirilmesi vurgusu ile başlayan Türkçülük büyük bir siyasi hareket halini alarak 1923’te Türkiye devletinin ana unsuru olan Türklük kavramı üzerinde oturan kadrolarca ve Türk milletinin azim ve kararıyla kurulmuştur.

                 Batı medeniyet gelişiminin sonunda varmış olduğu sonuçlar arasında devlet fikrinin yalnızca kendi içinde kabul edilmiştir. Mütekabiliyet esasına dayanan uluslararası ilişkilerde eşit haklara sahip devletler batı devletleridir. Ötekilerin Roma’dan beri kendi oluşturdukları sistematikte yerleri yoktur. Bunun açık örneklerini uluslararası hukuk dedikleri söylemde görmekteyiz. Avrupa devletleri için hukuk varken ötekiler olan bizler için ise söz konusu olmayan bu hukuk kuralları hiçbir şey ifade etmemektedir. Bu aynen bir oyun masasına benzemektedir. Oyunu kuran, kurallarını belirleyen Batı’dır. Her zaman kendi aralarında eşit Avrupa devletlerinin kazanacağı bir oyun. Deşifre oldukça yeni oyunlar. Ne gibi? Küreselleşme gibi.

                   Tüm bölge ve hinterlandımızı ifade eden bü

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/10 Parçalı bulutlu