• 16 Haziran 2016, Perşembe

RANT VE SİYASET

Bugünkü yazımda Büyük Ortadoğu projesini anlatacaktım ancak geçen hafta İstanbul’da eski meclis üyesi arkadaşımla yaptığım bir sohbet beni çok etkiledi. Bu hafta dostum eski meclis üyesi arkadaşımla yaptığım bu sohbeti bir hikaye şeklinde size aktararak Türkiye’nin nasıl bir rant alanı haline dönüştürüldüğünü anlatmak istiyorum.

Olay İstanbul’da geçmekle beraber Türkiye’nin her yerinde olan gerçeklere bir ışık tutması açısından manidar. Yer ve kişiler hakkında isim vermek istemedim polemik yaratmamak için. Olaydan çok mantığın anlaşılması bize daha iyi bir fikir verir diye düşünüyorum. Bu olayla hukukun nasıl yerle bir edildiği ve rant ekonomisinin siyaset kurumu içerisine ne kadar yayıldığının anlaşılması temel amacımdır.

Bu hikâye, Türkiye’de yerlerin nasıl talan edildiği ve imar planlarının nasıl kendi çıkarları adına değiştirildiğini gözler önüne serecektir. İstanbul’daki bu alan 98 dönüm bir araziden meydana gelmektedir. Hemen yanı başında çok büyük bir mezarlık ve gece kondu alanları mevcuttur. Bu arazi imar planlarında yeşil alan olarak görülen bir yer ve yaşlı bir hanıma aittir. Bu alanı eski parayla 2.5 Trilyon TL satın alıyorlar(2008).Arazinin yeşil alan olarak imar planlarında yer alması ve mezarlık yanında olması (konut alanlarının mezarlık alanlarına en az 150 metre mesafede olması gerekli) buraya konut yapılamayacağını göstermekte. Büyük firmalar devreye girerek bu alanın konut haline dönüştürülmesi için çalışmaya başlamışlar ve ilçe meclis kararıyla imar değişikliği yapılarak alan konut yapımına uygun hale getirilmiştir. Arazinin değeri bir anda 150 trilyona çıkmıştır. Böylelikle alan 6 bloklu bir konut alanı haline dönüştürülmüştür. Dairelerin fiyatları bugün için 800 ile 1trilyon arasında değişmektedir.

Meclis üyesi arkadaşım bu alanda yapılan hukuka aykırı imar değişikliğini mahkemeye götürmüştür.33 meclis üyesinin 32 evet oyuyla alınan bu kararda kimse bu arkadaşa destek vermemiştir. Mahkeme olayı değerlendirerek konutların yıkım kararını alınca ortalık karışmaya başlar. Meclis üyesi bu arkadaşa tehditler ve rüşvet teklifleri yağmaya başlar. Ancak arkadaşım geri adım atmayarak dik bir duruş sergiliyor. Olayın bu halde çözülemeyeceğini anlayan rantçılar Ankara‘yı devreye sokarak buranın milli emlak vasıtası yolu ile çözülmesini sağlıyorlar.

Halkın çok ihtiyaç duyduğu yeşil bir alan olması gereken bir arazi büyük paralar kazanılan bir rant alanı haline dönüşmüştür. Hiç bir parti bu olaya sahip çıkmamıştır. Şimdi şunu anlamak gerekli ki siyaset kurumu enerjisini rantdan alan bir hüviyet kazanmaktadır. Halka hizmet üretmek için yola çıkmış siyaset kurumları tam anlamıyla emlak bürolarına dönüşmektedir. Türkiye’nin her yerinde bu problemler siyaseti kirletmektedir. Böyle şerefli bazı siyasetçiler ise bireysel çabalarla sonuç almaya çalışmaktadır. Dürüst ve vizyoner kişilerin biran önce siyaset kurumu içerisinde yerlerini almaları ve Türkiye’nin geleceğine dönük bu tür saldırılara karşı hareket alanları oluşturmalıdırlar.

Siyaset dışarıda kalarak teorik laflar üretmekle değil, pratiğin içinde olarak halkın yararına çözüm üretmekten geçmektedir. Türkiye entelektüellerine benden söylemesi.

Saygılarımla.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
38 / 18 Güneşli
Yarın: 35/18 Güneşli