• 16 Kasım 2018, Cuma

AKILCILIK

‘’Türk siyasal hayatının rasyonalite ihtiyacı’’

 

Birinci Dünya harbinin ateşkes antlaşmasının 100. Yılı. 100 yıl önce Osmanlı topraklarının nasıl paylaşılacağı üzerine anlaşamayan emperyalist güçlerin tüm dünyayı büyük bir savaşa sürüklediği, milyonlarca insanın hayatına mal olan büyük bir savaşın hatırlanacağı bir tarih. Peki aradan geçen bunca yıla rağmen bölgemizde ne değişti. Bugünde aynı paylaşım savaşları devam ediyor. Düşük yoğunluklu bir çatışma denen bu savaşta yine milyonlarca insan ölmüş, milyonlarcası da yerinden yurdundan olmuş durumda. Türkiye’de bile yalnız Suriye değil, Irak, Afganistan daha birçok ülkeden yedi milyona yakın insan sığınmacı olarak bulunuyor. Bunların kendi çektikleri sıkıntılar bir tarafa, ülkemizde de sosyal ve ekonomik problemlere neden olmaktadır. Ülkemizin ve bölgemizin yaşadığı bu sorunlar büyük güçlerin refah içinde yaşamasının devamı için bizlere reva görülüyor. Bölgemizde başta Türkiye ve İran olmak üzere bu problemlere kafa yoracak çok miktarda entelektüel mevcut. Emperyalistlerin toplumlarımıza bulaştırdığı iki büyük hastalıktan biri toplumsal ayrışma ve hamaset ki bunlar en büyük silahlarını oluşturuyor. Bunun panzehiri ise rasyonel düşünüş olmalı. Bu yapı bilgi ve bilincin bir karışımıdır ki bu Türk siyasal hareketlerinin bünyesinde mevcuttur. Önemli olan bizi yönetecek kadroların illa halka benzemesi gerektiği fikrinden uzaklaşalım. Son 80 yıldır bu çıkmaz içinde, gittikçe azalan siyasal entelektüel elitlerin tekrar siyasal hayatta ön plana çıkmaları gerekiyor. Bu zorunluluk devlet aklının olduğu bölgemizdeki birkaç ülkeden biri olan Türk devletinin yapabileceği bir manevradır. Ben önümüzdeki süreçte daha da ağır problemlere gebe olan bölgemizdeki gelişmelere çözüm üretme zorunluluğumuzun bunu gerçekleştireceğine inanıyorum. 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi için tüm mekanizmaların başı olacağını bildiğim siyasal yapılanmada büyük değişimler olacak gibi duruyor. Buna bölgemizin ve ülkemizin ivedilikle ihtiyacı var. Siyaset kurumu bilimsel gerçeklikler üzerine kurgulanmış reel politik bir yapıya kavuşmalıdır. Bunu sağlayacak insan kaynağı da ülkemizde son 200 yıldır mevcuttur. Bunu Osmanlı’nın son dönemindeki gelişmelerinde görmüşüzdür. Ancak isterim ki son aşamalara gelinmeden bu manevraları gerçekleştirelim. Şuna inanıyorum ki devlet aklı bunu gerçekleştirecek ülkemizin, bölgemizin mukavemetini arttıracaktır. Bölgesel bir güç halini alacağına inandığım Türkiye hamaset ve yıpranmışlıktan, bölünmelerden kurtularak yoluna bakacaktır. Önümüzdeki çok kısa vadede siyaset kurumunun kendini dönüştüreceğine inancım, Türk devletinin büyük olduğuna inancımdan kaynaklıdır. Artık reel politikaların öne çıkarılacağı, rasyonel düşüne bilen insan kaynağının Türk siyasal elitini oluşturması zamanı gelmiş ve geçiyor bile. Bu bizi ve bölgemizi refaha kavuşturmanın anahtarlarından biridir. Toplum olarak da partileri tarafgirlik içinde düşünmek yerine liyakatı esas alacak düşünüşler içinde olunmalıdır. Temel toplumsal amaç refahtan pay alabilmek ve daha iyi bir yaşam olmalıdır. Ayrıştırıcı spekülasyonlar üretmek yerine çözüm üretecek kadrolara yer vermek daha akıllıca olacaktır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı