• 18 Mayıs 2018, Cuma

HAKİKAT

Düşünmemizi sağlayacak bir dizi soru kafamızı karıştırmakta.

Ekonomi neden hep bir kriz sürecinden geçmekte? Neden gelişim tamamlanamamakta? Hep kavga ve kaos ortamları içinde devinen bir toplum halindeyiz.

Bu kadar polemik ve demagoji arasında gerçek nedir? Peki bu hakikatler ne kadar daha toplumdan saklanabilecek? Bize sunulan bunca hayal arasında hakikat kendini gerçekleştirecektir ancak bu gerçeklerle yüzleşmemiz bizde ne gibi travmalara neden olacak?

Bir sistem veya devlet topluma mutluluk ve de huzur sağladığı müddetçe ayakta kalacaktır. Hayal üreterek bir süre oyalanan toplumlar gerçeklerle yüzleştiklerinde büyük hayal kırıklığı içinde sürüklenen bir kaos haline devinecektir. Bir ülke düşünün ki beş kişi çalışsın, doksan beş kişi konuşsun, yüz kişi yesin! Üretmeyen ülkelerin sonu başka ülkelerin sıcak parasına ihtiyaç duyan, konjoktürlere bağımlı hale dönüşen, gelişmiş ülkelerin iki dudağı arasında kalmış ancak bunun gizlenmesi için hamaseti nutuklarla oyalanan bir durumda kalmış değil midir? Türkiye tam da bu durumu yaşamakta. Bugün eğitim sistemimiz üretime katkı sağlamaktan çok oyalama amacı güdüyormuş gibi gözüküyor. Yani işsizliğin yeni oyalama adı haline dönüşen öğrencilik yalanı! Dünyanın hiçbir yerinde işsizlik sertifikası vermek için eğitim yapılmaz. Unutulmamalıdır ki eğitim üretim içindir. Gerçek sorunumuz insanımıza özelliklede gençlerimize iş alanı yaratamamak olsa gerek. İşsizlik %11 civarında ancak daha vahimi gençler arasında ki işsizlik oranı %26, üniversiteli gençler arasında ise %56 civarında olmasıdır. İşte tüm bu gerçekler ortadayken siyasi partiler bu sorunların aşılmasında birer araçtan ibarettir. Geriye kalan ise kuru laf kalabalığından başka bir şey ifade edemez. İşte bu demogojiler ile gerçekler arasındaki fark gelişmişlik derecemizi gösteriyor. Bir film bitiyor yenisi başlıyor ve hakikatler gözden kaçırılmaya çalışılıyor. Ancak hakikat kendini gerçekleştirmek için bir yol bulacak ve saklanan gerçeklerin büyüklüğü kadar bir depreme neden olacaktır. Siyasi yapıdan beklenen ise sorunları ötelemek ve saklamak yerine topluma gerçeklerin anlatılarak yapısal problemlerimizin çözümüne dönük politikalar oluşturmaları olmalıdır. Siyasi kadroların bu zor görevi gerçekleştirmeleri koca bir yürek ve sağlam bir iradeye sahip olmalarından geçiyor. Siyasiler durumu yorumluyorlar ancak önemli olan bu düzenin değiştirilmesi olmalıdır. Zorluklardan kaçmak ve korkmaktansa gerçeklerle yüzleşme cesaretinin gösterilmesi problemlerimizin çözümünü ve geleceğe dönük umutlarımızın artmasını sağlayacak yegane yol olmalıdır. İşte benim siyaset kurumundan beklediğim daha mutlu ve refah içinde bir Türkiye özlemimin temeli budur.

‘’HER SORUNUN ÇÖZÜMÜ BASİTTİR. GİZEMLİ YALANLAR İLE GERÇEKLER ARASINDAKİ MESAFE KADAR’’ 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 12 Parçalı bulutlu
Yarın: 25/10 Parçalı bulutlu