• 20 Nisan 2018, Cuma

SEÇİMLER

 

“ADALET, EVRENİN RUHUDUR’’

Ömer Hayyam

Önümüzde erken seçimler var. Her seçimde olduğu gibi, bununda son seçimler olduğu söylemleri içinde kutuplaşmalar ve ağır sözlerle geçecek bir seçim geçirmemiz muhtemel gözüküyor. Gelişmemiş toplumların hastalıklarından olan şahsiyetlere yönelik siyaset anlayışı içinde kaos söylemleri ve ben yoksam çatışma olur söylemlerini dinleyeceğiz. Rekabetin öne çıkması gereken demokratik anlayışlar yerine, düşmanlıklar ve kişiler üzerinden takım tutmalar devam edecek mi? Şu unutulmamalıdır ki Türkiye’nin yaşayacağı her problemin maliyetini oy veren milyonlar ödeyecek. Verdiğimiz vergiler ile bu ülkenin hareket ettiğinin farkına vararak, daha realist düşünmek ve refahtan alacağımız payın ne olacağı üzerinde düşünerek vatandaş gibi davranmak çıkarımızadır. Bekamızın millet ve birey olarak bizatihi bizi ilgilendirdiğini bilerek, akılcı düşünmek ve kutuplaşmanın hakikatleri görmemizi engellemesinin önüne geçmek önemli. Kaos söylemlerinin polemikleri içinde toplumsal çıkarlarımızın neler olacağını düşünmemizin önüne geçmek! İşte bütün mesele bu.

Bu bir sihir değil, bir oyun değil ciddi bir mesele. Ödediğimiz vergilerle bize hizmet etmesi gereken bir sistemin tek kontrolü ve doğru mercide akmasının tek yolu seçimler. Bir millet olarak elimizdeki en meşru ve en kolay yol bu. Tüm siyasi partiler kamu yararına çözümler üretmekle yükümlü birer organdan ibarettir. Esas amaç toplumun refah ve mutluluğunun sağlanması ve dünya milletler ailesi içinde üst seviyelere çıkmasıdır. Bu söylediklerimi siyasi partiler kanununa yazmışız ancak milletinde bu bilinçle hareket etmesi amaçların gerçekleşmesini sağlayacaktır. Artık kişilerden öte kurumsal kimliklerin güçlenmesi ve debilerinin artarak çözüm üretebilecek mekanizmalara devinmesi gelişmemizin önündeki tüm engelleri aşmamızı sağlayacaktır. Şu ana kadar iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez. Hep kurtarıcı ve biat eden bir toplumsal yapı bizi gelişmekte olan ülkeler kategorisinden gelişmiş milletler kategorisine taşımamıştır. Kendimi bildim bileli tüm seçimler rekabetten uzak suçlayıcı ve ölüm kalım meselesiymiş gibi sunuldu. Buda Toplumun yönlendirilmesinde kullanılan bir araca dönüşmüş gözüküyor.

Adaletin ve demokratik yarışların öne alınması, toplumsal çatışmaların önüne geçilmesinde en önemli panzehirdir. Atılan tüm kıvılcımlarda yangının nerede duracağını kimse kontrol edemez ve bu durumda kimse kazanamaz, kaybeden hepimiz oluruz. Tek çözüm akılcı düşünen bir toplumsal yapı içinde adaletin ve toplumsal vicdanın yaralanmadan seçimlerin gerçekleşmesidir. Eğer daha iyi yaşamak istiyorsak kaos polemiklerinden, düşmanlık söylemlerinden sıyrılmalıyız. İşte bu tamda oydaşmaya en çok ihtiyaç duyulan andır. Bu günümüzün ve geleceğimizin refah toplumu için gerek ve yeter şartını oluşturmaktadır. Artık toplum siyasete el koyarak birlik kültürünün sağlayacağı nimetleri paylaşmalı ve güzel günlere kapı aralamalıdır. Muhalefetin umutsuzluk aşılamalar yerine umuda kapı aralaması, iktidarında kutuplaşmaları azaltması ve demokratik bir düzeni harekete geçirmesi toplumsal çıkarımıza hizmet edecektir.

Allah vatana Millete zeval vermesin, önümüzdeki seçimler hayırlı uğurlu olsun.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
38 / 19 Açık
Yarın: 39/20 Az bulutlu