• 22 Eylül 2016, Perşembe

ÖFKELİ YILLAR (oguz aydın)

1960’larda yazılmış bir yazı;

“Havlayın köpekler havlayın, bu gün gerçek mukaddesat sesini yükseltenlere havlayın ki, teker teker her birinizi mimleyelim yarın köpek temizliğinde kaç kilo zehire ihtiyaç duyacağımızı şimdiden ayarlayalım.”

İçimizde ki öfkenin dile yansıyışına dikkat!

Selçuklu ve daha sonrasında Osmanlıyla beraber bölgede 1000 yıl kurulan barış havzasının torunlarının kendi ülkesi içinde farklı görüşteki insanlara bakış açısı hayret vericidir! Bu kin ve nefret söylemi patinaj çeken bir milletin halini en açık biçimde göstermektedir. Osmanlı devleti yıkıldığında içinden onlarca devlet çıkmıştı. Bunları yüzyıllar boyunca halklar arasında barış hamuru içinde yoğurmuş bir organizasyonun son 200 yıldır savaşlar ve çekişmeler içinde geçen çalkantılı yılları!

Emperyalistlere en güçlü cevabı vererek kurulan Cumhuriyetin 90 yıllık serüveni öfkeli yıllarla geçmekte. Her dönem yeni bir hain edebiyatı, iç siyasi çekişmelerle harcanan enerjiler. Bunun sonucunda refahı artmayan (göreceli) ve gelişmiş toplumlar statüsüne kavuşamayan bir garip ülke Türkiye! Kültür ve ırkları aynı olduğu halde birbirlerini vatan hainliğiyle suçlayarak birbirini kesen Hutu ve Tutsiler gibi gelişmemiş bir toplumun hastalıklarıyla dolmuş bir Türkiye. Nereye kadar devam edeceğini tasavvur edemediğim vatan haini edebiyatı bizi daha ne kadar geriye götürecek merak ediyorum. Bizler Türk milleti olarak kurduğumuz ve yücelttiğimiz Türkiye’yi daha ne kadar geriye götüreceğiz? İç savaş çığlıklarının yükseldiği ülkemizde aklıselim ne zaman iktidar olacak? Ortak tarih ve kültür miraslarımızın farkına vararak birlik içinde refahın artışı için ne kadar enerjimiz kalacak? Artık siyasetin çözüm üreten bir araç halini alması ve farklı fikirlerin bu refah artışının sağlanması ortak hedefi adına ne kadar çalışacağı gibi sorularla uğraşmamız gerekli gözüküyor. İktidar mücadelelerinin bu milletin refahı ve bekası için yapılması gerekmiyor mu? Demokrasi aramızdaki fikir ayrılıklarının en aza indirgenmesinde kullanılması gerekiyor. Farklılıklarımız birbirimizi yok edecek kadar yüksek derecede değil. Aynı dil, din ve tarihe sahip bir üst kimliğe yani Türk Milleti ortak kimliğine sahibiz. Gelişmiş toplumlarda olduğu gibi birbirine saygı duyabilen ve anlayan bir toplum olmaya çalışmalıyız. Her grup devleti ele geçirme kumpasları içerisine girmek yerine olduğu kategoride milletin yükselişi için çalışmalıdır. Herkes yerini bilerek, kültürüne, ekonomiye, ülkenin yükselişine omuz vermelidir. Tarihi şahsiyetlerimizi iyisiyle kötüsüyle bize ait olduğunu bilerek, yaşadığımız toplumsal gelişimin birer sahneleri olduğunu anlamalıyız.

Artık hain edebiyatı yerine, öfke ve kin değil, aklıselim iktidar olmalıdır. Toplumsal gelişim için elimizdeki her aracı seferber ederek dünyanın gelişmiş ülkeler ligine geçişin sağlanması gerekli gözüküyor. Birlikte rahmet vardır. Ayrılıklar acı ve gözyaşından başka bir şey getirmeyecektir.

Tarih bunun acı örnekleriyle doludur. Türkiye Cumhuriyeti yıkılırsa altında kalan bizler inançlarımıza göre ayırt edilmeksizin yok olup gideriz. Lütfen biraz daha milletçe farkına varalım ve farkındalık yaratalım.      

                                                                                                                                                   Saygılarımla

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
26 / 11 Bulutlu
Yarın: 25/11 Sağanak yağışlı