• 23 Haziran 2016, Perşembe

TOPLUMSAL SÖZLEŞME

Bu haftaki yazımda gelişmekte olan Türkiye’nin nasıl gelişmiş bir ülke olacağının yollarından birine değinmek istiyorum.

‘’Avrupa yaşlanıyor zaten, biz geleceğin lideriyiz’’ Hep yaşlanıyor ama bir türlüde yakalayamıyoruz!

Artık hamasete değil gerçeklere bakmalıyız. Neler yapmamız gerektiğini düşünmeliyiz. Yapısal problemlerimiz neler?

Avrupa medeniyeti 17.yy 18.yy.19.yy boyunca devlet ile toplum arasındaki çekişmeler ile kurum ve kuralları yerli yerine yerleştirmekle uğraşmış ve bugün gelişmiş bir toplum olmanın ana hatlarını çizmiştir. Kurumların güç kazanması ve özgür bireylerden oluşmuş bir toplum yaratılması gelişmenin önündeki tüm zincirleri yıkmış, Dünya’ya yön veren bir medeniyete dönüşmesini sağlamıştır. 1648-1789-1848 gibi önemli dönüşümler sayesinde özgür bir toplumun yaratılması sağlanmıştır. j.j.rousseau’nun yazdığı toplumsal sözleşme manifestosu batı medeniyetinin nelerin üzerine oturduğunun özeti gibidir. Devlet kurumlarının hukuk kuralları içerisinde gücünün kontrol altına alınarak, bu gücün toplumsal gelişimin oluşturulmasına akıtılması sağlanmıştır. Kişilerin üzerine değil, kurum ve kurallarıyla işleyen bir mekanizmanın oluşturulması gelişmiş bir medeniyet halinin ortaya çıkmasını sağlayan ana unsuru oluşturacaktır. Siyasetin, sivil toplumun ve tüm güç unsurlarının kurumsal debisinin arttırılması, geniş bakış açısının ve çağını aşmış seviyelerin yakalanmasını sağlayacaktır. Adalet duygusunun gelişmesi, toplumsal öz güvenin arttırılmasında önemli gözükmektedir. Özgür düşünce, felsefi ve bilimsel gelişimin tamamlanmasını sağlayacak en önemli unsurdur. Kurallarla yönetilen bir yapı liyakat esasını ön plana çıkaracaktır. Sağlam bir devlet ve millet yapısı bu öz güvenin üzerine oturtulmalıdır. Unutulmamalıdır ki kişilerin ön görüleri ile kurumsal ön görülerinin arasındaki fark, gelişmişliği ifade eder. Kurumsal yapılar çok daha uzak geleceklere ışık tutarlar.

Siyaset ve Toplumsal örgütlerin gelişmesi bu mekanizmaların kurulmasında öncü roller üstlenmeleri önemli gözüküyor. Devlet ile toplum arasındaki sözleşme olan anayasa ile her şeyin kurallara bağlanması, iç çekişmelerin ortadan kalkmasını ve enerjinin gelişime yönlendirilmesini sağlayacaktır.

Toplumsal kültürel debinin arttırılması gelişmiş bir ülke olmanın asıl anahtarıdır. Artık gelişmekte olan bir ülkeden, gelişmiş bir topluma dönüşülmesi için yapısal değişimlerin gerçekleşmesi elzem gözükmektedir. Katılımcı ve çoğulcu bir demokratik yapının toplumun tüm katmanlarına yayılması ve kurumların güçlendirilmesinden başka bir çaremiz yoktur. Yoksa önümüzdeki yüzyılı da hamasetler içinde kaçırmamız hiçte sürpriz olmayacaktır. Bölgemizdeki problemleri aşmamız ve hatta tüm bölgenin güçlenmesinde anahtar olan Türkiye’nin güçlenmesi, artık olaylara üst bir bakış açısına sahip kurumsal kimliklerle davranmasına bağlıdır.

Küçük düşünen bir yapıdan, büyük düşünen küresel hareket edebilen bir erkler topluluğuna devinim ancak nitelikli toplumsal yapılar olan kurumsal kimliklere dönüşüm ile gerçekleşebilir.

Saygılarımla

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
28 / 13 Az bulutlu
Yarın: 29/13 Parçalı bulutlu