• 25 Mayıs 2017, Perşembe

Sıra İran’da 1

Bölgemizdeki emperyalist bir plan olan büyük Ortadoğu projesi tüm hızıyla devam etmektedir. Bölgenin etnik ve mezhepsel bölünmeler yoluyla yeniden şekillenen coğrafyamızda 1990’larda başlayan ve 2001 yılında meydana gelen ikiz kulelere saldırıyla hızlanan, daeş oluşumuyla yeni bir boyut kazanan bu proje ile Irak üç parçaya bölünmüş, Suriye kantonlara bölünerek ABD amaçları yavaş yavaş gerçekleşmeye başlamıştır. Arap baharı kuzey Afrika ve Arap yarımadasında zayıflatılmış devlet otoriteleri sayesinde şekillenme başlamıştır. Amaç bölgemizdeki 22 devletin parçalanarak şehir otoriteleri üzerinde yükselen konfederasyonlar olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Bu bölünmenin sağlanmasında kullanılan en önemli silah mezhepsel ve etnik bloklaşmadır. Taraflarını ise Sünni blok ile şii blok arasındaki çatışmaların körüklenmesi oluşturmaktadır. Bu blokta en önemli anahtarı Türkiye ve İran oluşturmaktadır. Irak ve Suriye’den sonra sırayı İran almaktadır.

İran bölgemizdeki en yoğun nüfus yapısı ve eğitim durumuyla önemli ülkeler arasında gelmektedir. Ekonomik gücü ve mezhepsel bir güç yaratması açısından bölge denklemindeki önemli bir yapıyı oluşturmaktadır. İran’ın nüfusu yaklaşık 80 milyon civarındadır. Esas gücü oluşturan Farsların nüfusa oranı %50 yakınını ifade etmektedir. %40 kısmını Türkler,%10 Kürtler nüfusun en büyük diğer kısımlarıdır. ABD için İran’ın çözümlemesindeki en önemli unsuru bu demografik yapı oluşturmaktadır. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde İran’daki bu Türk nüfusu üzerinde ne kadar etki gösterebileceği önemli gözükmekte. ABD’nin ihtiyaç duyduğu askeri güçte kullanmak istediği Türk silahlı kuvvetleri İran savaşı sırasında kullanmak istediği dışsal gücü oluştururken, İran içerisindeki çatışmalarda kullanmak isteyeceği Türkler planın ana temelini oluşturmaktadır. Türkiye’nin istediği şekle büründürülmesi ve İran içerisindeki Türklerin Türkiye ile oluşturulması gereken bağlar temel sorunları oluşturmaktadır. Türk Milliyetçiliğinin bilinçle örülmüş antiemperyalist kişiliğinden sıyrılarak hamaseti bir yapıya kavuşturulması ABD için en önemli teorik sorunu oluşturacaktır. Realizmden kopmuş kahramanlık hikayeleriyle bezenmiş bir düşünüşün oluşturulabilmesi ABD’nin ihtiyaç duyduğu savaş iç güdüsüyle örülmüş bir milliyetçilik algısı İran savaşına doğru sürüklenen bölgemizdeki ihtiyaç duyduğu askeri gücü elde edebilmesini sağlayacak en önemli unsur gibi durmaktadır. İran da başlayacak iç kargaşa ile desteklenmiş bir savaş bölgenin şekillenmesinin tamamlanmasının son mihengini oluşturacaktır. Suudi Arabistan’a verilen askeri destek ile Türkiye’nin psikolojik hazırlığının tamamlanması savaşın başlamasının temellerini teşkil etmektedir. Bölgemizdeki PKK/PYD/YPG terör örgütlerinin havuç olarak Türkiye ye karşı kullanılarak ‘’ ya benim istediğim gibi hareket edersiniz ya da bu bölgede bunlara bağlı Kürt devleti kurarım ‘’ söylemleri ABD’nin istediği şekle gelmemizin sağlanması amacından başka bir şey değildir. Önümüzdeki dönemde en önemli unsur bu planların suya düşürülmesi ve bölgemizin huzuru üzerinde Türk milliyetçilerine önemli görevler düşmektedir. Kendimiz ve bölgemiz açısından daha realist bir bakış açısı temeline oturmuş bir duygusal hareket tarzı Türk milliyetçilerinin geliştirmesi gereken ana unsur gibi durmakta. İran’da meydana gelebilecek yeni bir savaşta Türkiye’nin yaşayacağı beka problemi ve insan kaybı ile İran’da yaşayan 30 milyona yakın soydaşımızın yaşayacağı sorunlar realist milliyetçi bakış açısını oluşturmalıdır.

Bundan sonraki bölümlerde ABD’nin Türkiye’nin şekillendirilmesinde kullanmaya çalışacağı milliyetçilik ile İran içerisindeki Türklerin durumu üzerinde bir yazı kaleme alacağım.

Saygılarımla

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
11 / 2 Parçalı bulutlu
Yarın: 10/1 Sağanak yağışlı