• 26 Mayıs 2016, Perşembe

VİZYON

‘’Bir ülkede gölgeler gerçeklerin boyunu geçiyorsa, o ülkede güneş batmak üzeredir’’

Günlük politikalarla uğraşılması gereklidir, ancak bu bizi esastan uzaklaştırmamalıdır. Türk siyasi eliti dünyayı tanıyan, yapısal meseleleri idrak eden insanlardan oluşmalı. Yani Platon’un söylediği gibi filozoflar tarafından yönetilen devlet…

Bugüne kadar yazdıklarımda daha çok yapısal problemler üzerinde durdum. Bugünkü yazımda ise oluşan bu siyasi ve toplumsal yapılardaki sıkıntıların günlük hayatımızda meydana getirdikleri birkaç noktaya değinmek istiyorum. Bu hafta yerelde yaşadığımız problemler, haftaya da genel siyasetteki sorunlar üzerinde durmak istiyorum.

Artık siyasetin daha üst perdeden bakabilen üst siyasi tabakaya ihtiyacı var gibi duruyor. Halk ile iletişim kurabilen herkesin yönetim kapasitesi, vizyonu olmaya bilir. Ancak bu işlerin liyakat esasına dayalı bir ekip işine dönmesi gereklidir. Bu genel siyasetten yerel siyasete kadar en büyük sıkıntımızı oluşturmaktadır. Vizyoner bir bakış açısına sahip yerel yöneticilerimizin azlığı ve buna müdahil olması gereken merkezi kurumlardaki insanların yetersizlikleri şehirlerimizin planlanmasındaki bozukluklarda kendini ortaya koymakta. Türk siyasetinin kurumsal yapılarındaki bozukluk nitelikli insan kaynağına ulaşmasında en büyük sıkıntıyı oluşturmaktadır. Liyakati ve vizyoner bakış açısı yüksek insanların birçoğunun siyaset kurumuna bakışlarında ki uzaklık siyasetin debisini düşürmektedir. Ancak Türk entelektüellerinin anlaması gereken şudur ki, pratikte yaşadığımız her şeyin sınırlarını siyaset çizmektedir. Yerelde nasıl bir kentte yaşayacağımızdan dünya üzerinde nasıl bir ülkede yaşayacağımıza kadar...

Yerelde, kentin kültürel yapısı ve fiziki yapısının belirlenmesinde belediyelerin çizdiği yollar o şehrin ve içindeki insanların geleceklerini belirlemektedir. Yani teorinin pratiğe dönüştüğü yerdir siyaset. Artık yeter. Bu vizyona sahip insanların geri plandan ön plana çıkması gerekmektedir. Ülkenin buna ivedilikle ihtiyacı var.

Kent bir coğrafi alanı ifade etmekle beraber bir kültürü de içerisinde barındırmaktadır. Geçmişten günümüze kadar o şehrin karakterini, fiziki ve kültürel yapısını ifade etmektedir. Şehrin geçmişi ile bugünü arasında bağ kurulmasını anlatmaktadır kent. Eski yerleşim merkezlerinin, camilerin, okulların korunması gerekmektedir. Şehrin geçmişinin anlatıldığı şehir müzesi merkezde yer almalıdır. Tiyatro konser salonlarıyla bütünleşmiş karakteristik bir merkez yaratılmalıdır. Böylece o kenti diğerlerinden ayıran farklar yaratılarak çekim alanı haline dönüştürülebilmelidir. İşte bu vizyoner bakış açısına sahip kadroların siyaset kurumu içerisinde bulunması gerekli durmaktadır.

Bu kültürün yaratılabilmesi için geniş ve üst bir bakış açısına ihtiyaç duyulmaktadır. Malesef birçok yerel yönetici şehre fiziki bir alan gibi bakmakta ve gelişimi yol, park bahçe ve binalar olarak görmektedir. Bunun en acı örneği Ankara’dır. Şehrin dokusu ve ruhu binalar arasında yok olup gitmiştir. İyi örneği de Eskişehir’dir. Aydın’ın tam büyüme evresindeyken yapılaşmayı ranta göre değil vizyoner bir bakış açısıyla şehrin karakterini öne çıkaracak bakış açısına ihtiyaç duymaktadır. Bu kadar güzel bir alanda etrafı antik kentlerle çevrilmiş bir coğrafyada bulunan bu kentin, büyük düşünebilen vizyoner bir bakış açısına sahip bir siyasi kadro elinde yükselmesi bir dünya kentine dönüşmesi hayal değildir. Aydın’ımızın Türkiye gibi nitelikli bir toplumun oluşturduğu nitelikli bir siyaset anlayışına ihtiyacı var. Platon’un dediği gibi filozoflar iş başına… 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
16 / 9 Parçalı bulutlu
Yarın: 15/12 Sağanak yağışlı