• 27 Nisan 2018, Cuma

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞMEMİŞLİK

“Eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteysen, ben size hiçbir şey öğretememişim demektir.” Mustafa Kemal Atatürk

 

Siyasi politikalar belli bir zaman ve konjonktürde siyasi elit bir tabaka tarafından yaratılan politikaları ifade eder. Bu siyasi elitin hangi toplumsal yapı içinde yetiştirilerek öne çıkarıldığı, yapılan politikalarında ne düzeyde olacağını belirleyen ana unsuru oluşturacaktır. Toplumun içinden seçilerek gelen bir bürokratik ve siyasi elit, o toplumun medeni seviyesine göre şekillenerek politikalar üretecektir.

Uzun dönem Türk siyasi eliti saray çevresinde(Enderun) eğitilerek oligarşik bir sistem içinde bürokratik yapısını meydana getirmiş insan kaynağından yararlanmıştı. Osmanlının son yüzyıllarında bozulan bu sistem yerine toplum içinden insanların da sisteme entegre olmaları toplumun kültürel seviyesinin politikalarda da görülmeye başlanmasıyla sonuçlanmasına neden olmuştur. Cumhuriyet Türkiye’si toplumun içinden çıkardığı askeri ve sivil bürokrasisi ve siyasileri ile 90 yıldır bir sistem yaratmıştır. Toplumdaki gelişmişliğe bağlı olarak devletin gelişmişliği de belirlenmektedir. Yani şu oluyor ki yaşadığımız her sıkıntı kendi insan kaynağımızın geldiği nokta kadardır. Devletimiz oligarşik bir sınıfın değil, toplumundur ve biz ne kadarsak devlette o kadardır. Bu siyasal sistem içerisinde ya siyasi elitin devşirildiği toplumu geliştirmek zorundayız ya da sistemi değiştirmek zorundayız. Bu yüzyılda seçimimiz demokrasi ve cumhuriyet olduğuna ve uzun dönemde de tüm siyasi ve bürokratik elitlerimizi toplumda yetişmiş insanlardan alacağımıza göre, tek çözüm gelişmiş bir insan kaynağına bağlı gelişmiş bir toplumdur. Geldiğimiz halin ana nedeninin toplumun kültürel seviyesi olduğu unutulmamalıdır. Bu günlerde seçeceğimiz tüm bu siyasi yapı, toplumun yarattığı insanlar ve kültürel seviyeleri kadar olacaktır. Hiç kimsenin elinde sihirli bir değnek ve bu sihirle gelişmiş ve refah toplumu yaratma durumu yoktur. Tüm bu yapının temelinde kendi gelişmişlik durumumuzun olduğunu ve ne haldeysek o kadar refah içinde yaşayabileceğimizi unutmayalım. Şu unutulmamalıdır ki tüm toplumlar hak ettikleri düzeyde yaşarlar ve bunu da bireyin bizatihi gelişmişliği belirler.

Katılımcı demokratik sistemlerin zorunluluğu budur ve maalesef bunu 90 yıllık cumhuriyet döneminde sağlayamadığımız, hala devam eden gelişmemişlik seviyesiyle gözler önüne serilmektedir. Artık sürdürülebilir gelişmemişlikten, sürdürülebilir gelişmişliğe geçişimizin önünün açılması için entelektüel bir siyasi elite çok hızla ihtiyaç duyuyoruz. Yoksa büyümemiz için kullanacağımız tüm enerjimiz, yönetilemeyen ve kaos polemikleri içinde yok olur gider. Korku kültürü içinde yaşayan insanların meydana getirdiği bir toplumu, dehşet senaryolarıyla kandıran bir siyasi elitle, sürdürülebilir bir fakirliği yaşamaya devam edeceğimiz kesindir. Yani gerçek gündemler yerine hükümranlık savaşlarının yaşandığı toplumsal bir çöküntü! İŞTE SİZE HAKİKAT. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
33 / 17 Parçalı bulutlu
Yarın: 30/15 Aralıklı gökgürültülü yağış