• 28 Nisan 2016, Perşembe

NİTELİKLİ TOPLUM

İnsanlığın gelişim serüveninde, ilkel insandan tarımsal topluluğa dönüşüm, feodal düzenden ulusal yapılara dönüşümleri görmekteyiz. Bu dönüşümler bireyin toplum içindeki rolünü etkilemiştir. Tarımsal hayat düzeni içinde yaşayan insan, feodal düzende topluluğun bir dişlisine dönüşmektedir. O dönemde bireyin topluluğun gelişim ve dönüşümlerindeki etkisi kısıtlı kalmaktaydı. Bireyler, aristokrat veya yönetici bir elit kesimin elindeki oligarşik yapı içerisinde yalnızca çalışan ve üreten selfler olarak yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bireyin gelişmemesi toplulukların nitelik olarak yükselmemesine neden olmaktaydı. Batıda Rönesans’la beraber takip eden yıllarda meydana gelen büyük değişimler topluluğu yönlendirenler arasında büyük çatışmaların meydana gelmesine neden oldu. Aristokrat sınıfın elindeki yetkilerin bir kısmını üretim araçlarının değişimi, coğrafi buluşlar ile değişen ticaret ve yeni icatlarla topluluğun içinde yeni bir sınıfın doğuşunu sağlamıştı. Topluluğun içinden çıkan bu zümre burjuvazi olarak anılmaktadır. Burjuvazinin ortaya çıkması ile tarihin akışında büyük bir sıçrama meydana gelmişti.  Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Burjuvazi;  aristokrasi ve din adamlarının elindeki yetkilerden pay alabilmek için, içinden çıktığı toplumun aydınlatılmasını ve yöneten elit tabakaya karşı baş kaldırmasını sağlamaya çalışmıştır. Topluluktan nitelikli bireylerden oluşan topluma dönüşüm modern çağın ayak sesleriydi. Rönesans’la başlayan sanayi devrimiyle beraber ivmelenen ve günümüz modern toplumunu meydana getiren bir hikaye… Bu aslında insanoğlunun medeniyet tarihi içinde gelişiminin bir sonucudur.

Gelişmiş ve özgür bireylerden oluşmuş bir topluluk nitelikli bir yapı olan cemiyeti oluşturacaktır. Cemiyetin gücü bireyin gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Bireyin gelişiminin sağlanması modern toplumun ana gayesini ve bekasını meydana getirmektedir. Toplum içerisindeki örgün ve yaygın eğitim araçları, sanat ve kültür hareketleri bireyin gelişiminde temeli oluşturmaktadır. Devlet tarafından oluşturulan kurumlar ve toplum tarafından oluşturulmuş kurumlar olan sivil toplum örgütleri bu temelin gerçekleşmesindeki araçları yaratmaktadır.

Batı medeniyeti bu dönüşümün ana lokomotifi olarak dünyayı değiştirmekle beraber kendi maddi ve manevi çıkarları adına diğer toplulukların özde gelişimi yerine, görüntüdeki değişimlerini desteklemişti. Son yüzyılda çoktan aşılması gereken sorunlar,’’ tarihin sonu ‘’hezeyanları içerisinde insanlığın ortak medeniyet gelişimine sekte vurmaktadır. Bu oryantalist bakış açısını yenemeyen batı medeniyeti dünyanın elde ettiği büyük kazanımlardan olan, gelişmiş birey ve ona bağlı toplumlardan mahrum yaşamak zorunda kalmaktadır. Bu da dünyanın refah seviyesinin artmasının önündeki engellerden birini meydana getirmektedir. Daha kötüsü dünyanın yarısının nitelikli bir toplum haline dönüşememesi ve açlık sınırında yaşaması insanlık medeniyetine en büyük tehlikeyi yaratmaktadır. Önümüzdeki yılların en büyük problemi, tekrar karanlık çağı tetikleyen bu gelişimin sağlanamaması olabilir.

Saygılarımla

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli