• 28 Aralık 2018, Cuma

SAVAŞ

"Bir bomba, basit bir bomba, küçük yaralı bir çocuğun gözyaşlarını bu kadar kimsesiz bırakacak güce sahip olabilir miydi?" (Soraya kitabindan)

Savaşın ve kaosun kapıları bir kere açıldığında, dehşetin nerede duracağını kimse belirleyemez. Ölümler generallerin ve siyasi elitlerin elinde şekillenir, sıradan insanlar ölürler. Dehşetin sonunda ise savaşın neden çıktığını kimse hatırlamaz. O yüzden sıradan insanlar olan biz halkın, bunun bilincinde olarak siyasi kutuplaşma ve hamaseti nutuklara kanmaması gereklidir. Unutulmamalı ki kaostan herkes zarar görür ancak fakir ve orta kesim en çok zararı görür. O yüzden hükmetme savaşlarının tarafı olmak yerine, refah ve barışın tarafı olmak zorunluluktur. Tarih bunun acı hatıraları ile doludur. Bugünde bunun örneklerini yakından görmekteyiz. Halk olarak çatışma ve kutuplaşma söylemlerine itibar etmemek ve birbirimizin düşmanı olmadığımızı bilmemiz gerekir. Ya refahtan pay alarak yaşayacağız, ya da siyasi kutuplaşma yalanları içinde savaş çığlıklarına gömüleceğiz. Bu bize ölüm ve yıkımdan başka bir şey getirmez. Siyasi polemikler başarısızlıkların üstünü örtmeye çalışmak isteğidir. Maalesef bizim gibi gelişemeyen ülkelerde halkın durumu kabullenmesi için iktidarda, muhalefet de Siyasi polemiklerden medet umarlar. Sonuç iç çatışma ve kaostan başka bir şey getirmez. Buda fakirliğin artarak devamını sağlar. Halk kendi çıkarının gerçeklerden başka bir şey olmadığını iyi anlamalı ve siyasi yapıyı bu yönde yönlendirmelidir. Savaş elitlerin zenginleşmesine, sıradan insanların fakirleşmesine ve ölmesine neden olur. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.