• 29 Aralık 2016, Perşembe

TOPLUMUN BİRLEŞMESİ

Türkiye de siyaset gelişmemiş toplumlarda görülen bir hastalık olan fikirsel çatışmalardan öte, şahsiyetlere karşı yapılan bir hal almış durumdadır. Siyasetin esası milli devlet içerisinde yaşayan vatandaşların iç ve dış politikalar yoluyla refahının artışı olduğu akıldan çıkarılmamalı. Devletin milletine, milletin devletin bekasına bağımlı olduğu, ulus devletinin temelini bu desturun oluşturduğu unutulmamalıdır. Bugüne kadarki yazılarımda bu temel üzerine yazılar kaleme almaya çalıştım. Nitelikli bir toplumun, toplumsal bir sözleşmeyle, oydaşarak refah toplumunu oluşturabileceği üzerine yazılar yazdım. Bu vizyon anarşik bir yapı olan uluslararası ilişkilerde reel politik ile teritoryal devletin kaostan korunması gerektiği üzerine düşüncelerimi anlatmaya çalıştım. İşte bu devlet ve millet bekası ve kaostan kurtuluşun bu yüzyıl için geçerli olan milli devletin asabiyet sınırları ile milliyetçilik fikri üzerinde kurulduğunu düşünüyorum. Genç Türkiye Devleti Atatürk’ün çağını aşan fikirleri sayesinde milli bir devlet, çağdaş bir toplum ana fikri üzerinde milliyetçi, antiemperyalist bir kişilik adında oluşmuştur.

Artık Türkiye cumhuriyeti iç çatışma görüntülerinden bir an önce sıyrılarak siyasetin normalleştirdiği ve debisi artan bir nitelikli topluma doğru hareket etmelidir. Gelişen ve fikri güçlenmiş bir toplumsal yapı terör örgütlerinin de sonunu hazırlar. Biran önce terörün beli kırılarak bu sorunlara harcanacak enerjinin toplumsal gelişim için harcanmasına ihtiyaç olduğu aşikârdır. Daha güçlü bir devlet, daha güçlü bir millet; kendine, bölgesine ,insanlığa getirilebilecek refah artışı büyük bir barış havzası yaratılabilmesi temel politikamız olmalı ve Türk devletinin temelini oluşturan kuruluş ilkesini oluşturmalıdır. Esasen bu ilkelerin zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkeleri olduğunu düşünüyorum.

Bu anlattığım ilkeler üzerine yapılacak olan siyasetin daha nitelikli bir hal alabilmesi de siyasetin bir bilim olduğu anlayışıyla yapılmasına bağlı gözüküyor. Şahsiyetler üzerinde değil fikir ve ilkeler üzerinde yapılacak siyasetin Türkiye’nin önünün açılmasını sağlayacağına inanıyorum. Yeni anayasa üzerine yapılacak tartışmaların daha medeni ve yapıcı bir platformda geçmesi sınavımızdır. Aksi taktirde bu kutuplaşmanın Türkiye’ ye getirebileceği bir şey olduğunu düşünmüyorum. Referandumda  yeni Anayasa bu tartışma platformuyla geçse de geçmese de otoriterleşme eğilimi taşıyacaktır. Daha sağlıklı bir siyaset arenasının kurulamaması 90 yıldır Türkiye’ ye hep kaybettirmiştir. Artık siyasi elit biraz daha öfke kültürünü kısarak daha az çatışmacı bir üslupla toplumu birleştiren bir hale dönüşmelidir. Şu bilinmelidir ki kayıp veya kazanç hepimize olacaktır. Daha akıllı ve milli bir bakışın egoların çatışmasından öte, güçlü ve müreffeh bir yapı oluşturacağına inanıyorum. Her şeyin Türkiye için olduğunu bilerek hareket etmek gerçek oydaşmayı yaratacak dinamikleri harekete geçirebilir.

Bu haftadan sonra bir süreliğine ara vermek istiyorum beni okuduğunuz ve takip ettiğiniz için şükranlarımı sunuyorum kalın sağlıcakla…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 7 Bulutlu
Yarın: 16/9 Çok bulutlu