• 30 Kasım 2018, Cuma

ÜRETİM GERÇEKTİR

"Gerçek her şeydir. Hatta ondan daha önemli bir şey yoktur! "

Biz ne kadar inkâr edersek edelim, hamasetle kendimizi kandırmaya çalışırsak çalışalım, gerçekler bir gün yüzümüze bir tokat gibi çarpacaktır. Palavralarla anı yaşamak yerine, geleceğimizi kurtarmak için kararlar almalıyız. Yalnız bu kararları alabilmemiz için gerçekleri bilmemiz gerekir. Nutuksal yapıya dönüşmüş milli kibirden sıyrılarak, refaha hakikat ile ulaşabileceğimizi anlamamız gerekiyor. Bilincini kaybetmiş hamaseti bir milli düşünceden, gerçekleri görebilecek ve hedefleri daha güçlü bir millet yaratmak olan bir milli duruşa geçmeliyiz. Hamaset palavradan başka bir şey değildir. Bizi uyutan tüm gerçek dışı nutuklardan uzak durmalıyız. Durumumuzun gerçek bir resmine ihtiyacımız var. Bunun için toplumdaki tüm aykırı sözleri dinlemeli ve durumu doğru bir şekilde anlamalıyız.

Devletin yönetilmesi ve ileriye dönük tüm politikaların gerçekçi olması için, verilerin gerçek olması ve bilinmesi gerekir. Biliniyorsa bile, bunu yorumlayıp gerçekçi politikaları oluşturacak siyasi bir elite ihtiyaç duyacağız. Tüm ekonomik ve toplumsal yapımızın kayıtlı olması ve durumumuzun ne olduğu üzerine yorum yapacak kaliteli kurumlara ihtiyacımız var. Kaliteli kurumlar da, iyi yetişmiş bir insan kaynağına bağlıdır. Bu gelişimin birinci halkasını oluşturacaktır. İkinci halka ise sorgulayacak bir halkın yaratılmasıdır. Toplumun Sorgulaması içinse, durumu görme isteğinde olması gerekir. Cebinden para çıkan kişi gerçeğin peşine takılır. Halkın direk vergi ödemesi ve bu vergilerle neler yapıldığını merak etmesi gerekiyor. Direk vergi ödeyen milletler hesap soracak, bu da seçimlerin anlamlı olmasını sağlayacaktır. Ancak şuan ki vergiler dolaylı yoldan alınarak halkın hesap sorma içgüdüsü törpülenmekte ve tüm veriler kayıt dışı tutularak halkın durumu anlaması, bürokrasinin durumu sorgulaması engellenmeye çalışılıyor gibi gözüküyor.

Geleceğe dönük politikaların gerçekçi olmaması ve iyi bir planlama yapılamaması ise, geri kalmışlığımızı kronikleşmiş bir hale sokmaktadır. Bu kronik halden çıkmamız için sancıları göze alarak radikal tedbirler almamız gerekiyor. Bu radikal dönüşümleri gerçekleştiremeyen bir toplum olarak kalırsak eğer, gelecek nesillerin de fakir olarak yaşamasına neden oluruz. Anı kurtarmak adına, dışsal müdahaleye açık bir şekilde onların istediği kadar bir yaşam standardında yaşamaya mahkûm oluruz.

Artık hamaset yerine üreten güçlü bir ülke olmak durumundayız. Paramızın değerini ve yaşam kalitemizi, üretimde ne kadar güçlü olduğumuz belirlemektedir. Bunun üstünü örtmeye çalışmak, istatistik rakamları ile oynamak ve anlamsız hamasetler gerçeği değiştiremez. Bizi oyalayan siyasi polemiklerden biran önce uzaklaşmak ve halkımıza güvenerek beyin göçünü durdurmalıyız. Bütün gücümüzü üretime yönlendirecek yolları açmaya harcamalıyız. Unutmayalım ki siyaset karnımızı doyurmaz, çalışmak doyurur.

Toplumsal barış için hukuku öne alan, sosyal adalet duygularıyla bezenmiş bir yapı kurmak işin bir kısmını oluşturacaktır; ancak geri kalansa çalışmak, üretmek ve katma değer yaratarak zenginleşmektir. Eğer bu üretim gücü olmazsa geriye kalan her şey çatışmaya dönüşür. Bir ülkede üretenlerden çok konuşanlar varsa o ülke batıyor demektir. Hakikat boş konuşmalarla değişmez. O yüzden bize sosyal bilimlerden çok, fen ve matematikle yoğrulmuş bir gençlik gerekir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
12 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 15/8 Parçalı bulutlu