SANATLA KALIN

(hedef ilan)

Yeni bir güne, mutlu başlayabilmek, ardından tozlu kahkahalar koyuvermek öylesine… Elini alnına götürüp, ufka dikmek gözünü, izlemek gökyüzünü, izlemek deryayı, izlemek bulutu ve koklamak baharı…

Yine bahar geldi, kendine has dokusuyla, kokusuyla, yeşiliyle yeşilliğiyle, mangalıyla, pikniğiyle…

Nefes almak, Uyumak, yemek, içmek, gezmek gibi bir ihtiyaç okumak, okumak, okumak çok önemli bir ihtiyaç hem de…

Malum teknoloji ilerledikçe cep telefonu ve bilgisayarlarda olan gelişmeler gerçekten çok şaşırtıcı, artık cep telefonları ile yapılmayan yapılamayan iş kalmadı neredeyse…

Hal böyleyken, genç yaşlı, kadın erkek çocuk derken herkesin elinde akıllı telefon, bilgisayar, bilgisayar oyunları, ps oyunları, çıktıkça çıkıyor ve insanlarımız durmadan alıyor da alıyor.

Geçende bir dostum anlattı kısa bir Avrupa turnesinde, “En çok ne dikkatimi çekti, dostum biliyor musun dedi.” Ne dedim. “Çok garibime gitti, İnsanların kültürlerini yaşamaları bir başkaaaa, teknolojiyi takip etmeleri bir başkaaaa” “Nasıl yani, açsana şu konuyu dedim.”

Dedi ki;

Bizim birkaç yıl önce kullanıp, eskittiğimiz telefonlar, adamlarda henüz piyasaya çıkıyor” Olur mu öyle şey “Allah Allah, adamların elinde küçük üstten antenli ya da kocaman tuğla gibi telefonlarla geziyorlar. Nesini anlamıyorsun. Ayrıca iş saatinde telefonla konuşmakta yasak.  Ancakkk akşamları işle ilgili hiçbir şey düşünmüyorlar.”

Düşündüm, konu ilgimi çekti…”Üstelik Akşam saat 21’ de el ayak çekiliyor. Sokaklarda kimseyi bulamazsın “diye ekledi. Düşündüm… Yorum yapamadım. Demek ki hiç sosyal değil bu adamlar.

Tiyatro severler;

Neredeyse, her hafta çeşitli bölgelerin devlet tiyatroları ilimizin ender kültür merkezlerinden olan Hidayet Sayın Kültür Merkezinde oyunlarını sahneliyorlar. Biletler birkaç saat içerisinde tükeniyor. Yer bulmak çok zor. Üstelik 2 gün üst üste oynadıkları halde pek çok oyuna bilet bulmak mümkün değil…

Özel Tiyatrolar da, prodüksiyonuna göre, Oyuncusuna göre, oyununa göre seyirci buluyor. Tamamen dolmasa da, büyük oranda seyirci çekiyor.

Üstte bahsettiğim gibi Devlet Tiyatrolarının oyunlarına genç yaşlı herkes geliyor. Seyirci tarafından çokta beğeniliyor. Oyunlardan sonra birçok genç ve amatör tiyatro sevdalısı, oyuncuların etrafını sararak, bilgi almaya veya fotoğraf çektirmeye çalışıyor, ardından da sosyal medya da paylaşım.

Ekibimize;

D.O.S.T. (Deneme Oyuncuları Sanat Tiyatrosu) na, genç ve tiyatro sevdalısı çok kişi müracaat ediyor. Bunların heyecanı gayet üst düzey de, konuşmaya başladığınızda, geçmişte yaptıklarından, tiyatroyu çok sevdiklerinden, ancak gereksiz yere eleştirildiklerinden, oysaki amatör olduklarını, bu kadarını hak etmediklerini düşünüyorlar.

Haklı oldukları yönler çok… Tabiii bu işin cilvesini çekmek zorunda oldukları da bir gerçek.

Anlatmaya çalıştığım şu değerli okuyucular, yukarı da bahsettiğim ülke Avrupa da ekonomik açıdan gelişmiş bir ülke, okuma yazma oranı bir hayli yüksek, bizim gençliğin hali ise sıkıntı verici, kitap okuma oranı o kadar düşük ki. Cep Telefonu, elektronik cihaz satışı kitap satışını sollar nitelikte… Doğal olarak dünyaca ünlü firmalarda, büyük bir pazar olarak ülkemizi seçmiş durumdalar, biz ülkece binler hatta on binler verip cep telefonu alıyoruz. Kitap pahalı geliyor.

Ecdadını bilmeyen yakın tarihini okullarda ders olarak görmekten başka, kültürü hakkında hiçbir fikri olmayan bir nesil var ve geliyor da…

Ancak Sosyal Medya konusunda gerçekten çok ustalar…

Sanatla ilgilenenler, TİYATROCULAR, RESSAMLAR, ŞAİRLER, MÜZİSYENLER, YAZARLAR, Şu gençlerin, şu neslin elinden tutalım, hastalık kıvamına gelen bu bağımlılığın önüne ivedilikle geçmek zorundayız. Bolca Teknolojik gelişme ve iletişim içinde, İletişimsiz bir toplum haline geldik. Karı koca bile bir araya geldiğinde, Bilgisayar ve Cep Telefonu ile ilgilenmekten, birbirlerine vakit ayıramıyorlar… Sonrası malum.

Bu açıdan baktığımız da, sanatın çok işi ve görevi var, tabii sanatçının da, Duyduğumda bana çok ilginç gelen bir anekdot… Microsoft ve önde gelen pek çok teknoloji şirketlerinin başındaki dünyaca ünlü kişilerin, çocuk veya torunları teknolojik hiçbir cihazın olmadığı kara tahta üzerinde ders verilen okullara gidiyorlarmışşşş… Tıpkı, yakın zamanda hayatını kaybeden ve dünyayı yönettiği söylenen, ilaç ve petrol kralı Rockerfeller’ in çocuk ve torunlarına ilaç kullanmayı yasakladığı gibi.  

Biz geçmişte, akıl hastalıklarını bile müzikle ve suyla tedavi eden atalarımızın torunlarıyız.

DOSTLAR;

Bu haftalıkta bu kadar… SANATLA KALIN… Karnınız doyar…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.

Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
31 / 12 Açık
Yarın: 31/13 Az bulutlu