Sanat Kenti Aydın

Ne güzel, artık memlekette neredeyse her gün oyun var…..

Ne güzel, artık memlekette neredeyse her kes tiyatroyla ilgileniyor….

Ne güzel, artık memlekette neredeyse her kes oyuncu oldu….

Ne güzel, artık memlekette neredeyse her kes yönetmen oldu…

Ne güzel, artık memlekette neredeyse her kes eğitmen oldu… Okullar, kurslar vs. açılıyor.

Yani anlayacağınız değerli okurlar, Aydın SANAT KENTİ VE SANAT DOSTU KENT oldu. Nüfusa vurduğumuzda hane başına aşağı yukarı 2 yönetmen düşüyor. Ama hane başına oyuncu neredeyse düşmüyor.

Bundan 28 – 30 yıl öncesine dönüyorum. Yalçın Dinçer, Sayın Eski Bakanımız Yüksel Yalova, Coşkun Kemer ve Benden başka maalesef kimse olmadığı gibi salonda yoktu. Hatta Prova yapacak yer bulamazdık. Şu andaki Belediye meydanının olduğu yerdeki, parkın içinde yağışlı ve soğuk havada çok prova aldığımızı hatırlarım. Köşe başlarını tutan köhne ama sıcak, boş ama ilgili insanların bulunduğu kahvelerin içerisinde odun sobalarının başında çalıştığımızı hatırlarım. Yıllarca şu andaki Şükran Güngör Tiyatro Salonunun ve Hidayet Sayın Kültür Merkezi Tiyatro Salonunun İnşaatının bitmesini sabırsızlıkla bekledim. Salonlarının ideal koşullarda olması için çok mücadele verdik.

Doğal olarak şu anda da kullanamıyoruz. Ne demişler iyilik yap denize at. Ancak biz umutlarımıza yüzme öğrettik ki, denize düştüklerinde boğulmasınlar.

Değerli okurlar,

Yazımın başında belirttiğim gibi şu an da ilimizde çok fazla sayıda tiyatrocu var. Ancak inanın büyük bir çoğunluğunu ben bile tanımıyorum…Buradan onlardan bir ricada bulunuyorum..

Sayın sanatseverler, lütfen tiyatronun doğrusunu iyisini güzelini yapın, yapmaya çalışın, öğrenmeye çalışın. İnsanlar anlamaz, Aydın ın sanat seviyesi düşük, insanlar komedi istiyor demeyin. Ne verirseniz, ne sunarsanız onu alırlar ve beğenirler, emin olun. Eğer bilmiyor, bilemiyorsanız, ilimizde doğrusunu güzelini yapmaya çalışan düzgün insanlar olduğunu anlarsınız. Egolarınızı ezip bulun onları…

UNUTMAYIN Kİ!

Alaylıyız, yani usta çırak ilişkisi sayesinde bu sanat buralara kadar geldi. Üstatların çektikleri sıkıntılar ve yaşadıkları bu sanatı geliştirdi. Sanata ve Tiyatroya bakış açıları bizim bilgiye ulaşmamızda büyük etken oldu.

Çevremize baktığımızda herkesin eskiden ve eskilerden bahsettiğini, eski filme ve oyunların tadının başka olduğunu duyarız… samimiyet, inanç, arkadaşlık ve dostluk vardı. Zaten bunun dışında da bir şeyleri yoktu. Hayatta olanlarının birçoğunun hala evi yok. Öyle değil mi?

Yanlış yapmışlar, öyle değil mi? Sanki sanat onları kurtaracak… Devamı haftaya…

SAYGIYLA VE SEVGİYLE KALIN…. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.