• 5 Kasım 2018, Pazartesi

İNSAN VAR OLDUKÇA ÖĞRENECEKTİR

Merhabalar Mira Gayrimenkul olarak bu hafta piyasalar belirlenenin aksine yine dalgalanmalar yaşamakta. Kime sorsak evet gerçekten zor durumdayız diyorlar. Ben çözümün her zaman dediğim gibi birlik beraberlikten ve sağduyudan geçtiğine inanıyorum. Millet olarak ben demekten vazgeçmeliyiz biz demeyi öğrenmeliyiz.

Sizler bizler hepimiz bir yaraya dokunmalıyız. Onu şifalandırmalıyız. Hayat paylaşımdan geçiyor. Sevgi paylaşımdan geçiyor. Zaman ve dinimiz paylaşımdan geçiyor. O zaman niçin paylaşmıyoruz. Niçin ben diyoruz. Bunları bir irdelememiz gerekmiyor mu? Toplum olarak paramız olmasa bile harcama yapıyoruz... Ev araba tarla mülk sahip olmak zenginlik olarak görülüyor. Aslında birinci dereceden fakirlik. Çünkü bunlara sahip olmak için yaşantınızdan ödün veriyorsunuz. Daha fazla çalışıp ailenizi unutuyorsunuz. Sevgisiz çocuklar yetiştiriyorsunuz. Okullarda onları sanata bilime oyuna yönelteceğinize derslere ve dershanelere boğuyorsunuz. Amaç okusun meslek sahibi olsun. Tabiki olsunlar ama önce insan olmayı öğrenmeleri sevmeyi empati kurmayı öğrenmeleri gerekmiyor mu? Tek düze yetiştirilen robot tarzı çocukların ne kadarı mutlu olacaktır. İleride. Zannetmiyorum. Aynı sizin yaptığınızı yapacaktır. O zaman ailede önce yardımlaşmayı arkadaşlığı dostluk değerlerini verme olgusunu öğretmek gerekiyor sorumluluk alan çocuklar her zaman hayat da başarılı olurlar. Büyükler olarak bizler onlara yol gösteriyorsak doğru olanları yapmalıyız yanlış davranışları değil. Bu piyasalar nasıl mı düzelir herkes elini taşın altına koyacak. Sanal fiyat şişmelerine karşı duracak tepki gösterecek her gün benzine zam gelse umurunuzda değil birçoğunuzun, tepki göstermek en doğal hakkınız. Hakkımız bir markete gidiyorsunuz her şey zamlı, almayın ya da az alın tane ile alın. İhtiyaç kadar her gün her yerde pazar var zaten neden paranızı gömüyorsunuz. Baylar bayanlar sıkıntıların birçoğunu bizler çağırıyoruz. İhtiyaçtan fazlasını alıyoruz varken bir daha bir daha nereye kadar... Sonra hayattan umut yok beklenti yok durumları... Bu durumun kaynağı insan ve egodur. Yenin aşağıya çekin egonuzu paylaşın verin size verileni sunanı alın bakın burası verme ve alma dünyası bunun farkına varın böyle yaşayın. Güzel gerçek bir hikaye ile noktalamak istiyorum düşüncelerime... Bir öğrenci ayağa kalkar ve profesöre şu soruyu sorar..?

Soğuk var mıdır? Sayın profesör. Profesör şaşırır! NASIL BİR SORU BU BÖYLE? Tabi ki var diye cevaplar. “Sen hiç soğukta üşümedin mi?”

Bunun üzerine çocuk şöyle söyler... “Hayır profesör aslında soğuk yoktur... Fizik yasalarına göre gerçek hayatta biz sıcaklığın yokluğuna soğuk adını veririz. Aslında soğuk diye bir şey yoktur. O sadece sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için ürettiğimiz bir kelimedir.” der ve devam eder.

Karanlık var mıdır profesör? PROFESÖR CEVAP VERİR. Tabi ki vardır. Sen hiç karanlıkta kalmadın mı? Çocuk bir kez daha atılır. “Korkarım yine yanılıyorsunuz sayın profesör. .... Çünkü esasında karanlık diye bir şey yoktur. Gerçek yaşamda karanlık ışığın yokluğuna verilen addır. ....Biz ışık üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte biz Nevton’un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Fakat karanlığı ölçemeyiz. ... Bir basit ışık karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur. Yani karanlığı geçersiz kılar. ÇÜNKÜ gerçekte karanlık yoktur. Işıksızlık vardır. Mesela siz uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçerek..! Bu doğrudur, değil mi?.. Öyleyse karanlık denilen şey insanlar tarafından ışığın olmadığını anlatmak amacıyla kullanılan kelimedir... Profesör afallamıştır. Ve çocuk son darbeyi vurur. O zaman size son bir soru daha sormak isterim. Sayın profesör. Şeytan var mıdır?... Profesör bu kez pek emin olmamak ile birlikte yine de cevaplar. 'Vardır. Açıkladığım gibi, biz onu her gün her yerde görürüz. O dünyada ki, işlenmiş tüm suçlarda. Şiddete yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey değildir. ‘Çocuk 'hayır anlamında' başını sallar Profesöre... 'Şeytan yoktur efendim. ‘Yani kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrı’nın yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi İnsanın Tanrı’nın yokluğunu tarif etmek için yarattığı bir kelimedir. Kötülük ve şeytan, İnsanın Tanrı’yı ve sevgisini yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarına verilen addır. O aynen sıcaklığın olmadığı yere adını verdiğimiz ‘soğuk ' ya da ışığın olmadığı yere adını verdiğimiz Karanlık' gibidir. Şeytan ve kötülük Tanrı’nın içimizde olmadığı anda yaptıklarımıza verdiğimiz addır. Profesör kürsüde afallamıştır... Fizik yasalarından hareket ederek bu soruları soran ve cevapları vererek Profesörü allak bullak eden genç öğrencinin adı ALBERT EİNSTEİN’dir

BİZLERDE BÖYLE SORGULAYAN ÇOÇUKLAR YETİŞTİRMEK DİLEĞİ İLE..

Sevgi ile kalın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
19 / 10 Sağanak yağışlı
Yarın: 20/10 Parçalı bulutlu