• 12 Kasım 2018, Pazartesi

HERKES BU YOLDAN GEÇECEK

Merhabalar yeni bir haftanın başında insanlarımızın vicdanlı yardımsever dürüst yargılayıcı olmadan güzel bakış açısı ile iyi dileklerle dolu olmasını temenni ederek bu haftaki yazıma başlamak istiyorum. Ey hayat sen nelere kadirsin... İnsan oğlu doğar, emekler, ayağa kalkar yürür, gelişir konuşur boyu uzar, çocukluk dönemi, ardından gençlik dönemi hızlıca kovalar seni, hep bir yarış vardır aslında orta yaş ve yaşlılık derken aylar yıllar geçer Bir de bakmışınız!! Yolun sonuna gelmişsiniz... Aslında doğum ile ölüm arası çok uzak değildir. Hatta çok yakındır. Bu kısacık ömre neler sığdırır insanoğlu... İlk koşu okumakla başlar yani öğretim ama ondan önce ailede öğrenim vardır. Daha sonra çalışma hayatı, daha sonra emeklilik dinlenme daha sonrada demek istemiyorum çünkü son belli... Peki bu kısa hayatı başka nasıl yaşıyoruz birde ona bakalım. Çalışırken almak ve yapmak istediklerimiz. Paramız yok ev alıyoruz neyle kredi ile kime borçlanıyorsunuz özele ya da devlete, evi aldıktan sonra birde arabamız olsun değil mi? Neyle borçla kime yine devlete ya da özele, peki başka istekler yok mu var tabi, yat tarla bağ bahçe say say bitmez, peki ne için bunlar alınıyor. Bu kısacık hayatta neyin zorluğunu yaşıyorsunuz. Bu maddi değerler için işte insanoğlu maddi değerler için savaş veriyor bu dünyada kendisi için yaşamadan göçüp gidiyor. Yaşlılıkta satın aldığınız hiç bir şeyi yanınızda götüremiyorsunuz. İnsanoğlu bunun bilincinde gibi davransa da aslında değil. Olsa bu kadar zahmete sokmaz yaşantısını. Önce ruhunun sağlık olduğunu bilir. Sağlıksız bir ruhun çocuklarına ışık olamayacağını bilir. Önce sevgi saygı üzerinde yoğunlaşır. Bunların en güzel değerler olduğunu ve elle tutulmayan gözle görülen davranışlardan oluşan güzelliklere sahip olduklarının farkındalığını yaşar Üstelik bedavadır. Sizden ekmek istemez para istemez. Bu kişiler için. Sağlık her şeyden önde olup onun için beslenmelerine dikkat ederler. Çevreci olup doğaya aşıktırlar hayvanları eziyet etmezler. Her şeye sahip olmak için uğraşmazlar. Kendilerine çocuklarına eşine vakit ayırırlar. Bu tür insanoğlu vardır. İnanın az eşya ve az insan vardır etraflarında çünkü işin sırrını çözmüşlerdir. Yazılarımda her zaman insanoğlunun egolarından bahsediyorum. Evet çünkü bu istekleri yaptıran hırs ve egodur. Azizim tabi ki alınacak bazı şeyler lakin fazlası size zarar onu anlatmaya çalışıyorum. Maddiyat üzerinde hayatınızı şekillendireceğinize eşiniz ve çocuklarınız üzerine düşün diyorum. Sevgisiz bir toplum olma yolundayız çünkü. Bu gün bir çok insan evinde mutlu değil, yaşantısından mutlu değil, dünya onun olsa yine de mutlu değil neden...? ÇÜNKÜ MUTLULUK İNSANIN İÇİNDEDİR. İçinizdeki çocuğunuzu taze tutmanız gerekir. Ruh hayata küserse, beden rahatsızlaşır. Hastalıklar ortaya çıkar. Mutlu olmadığınız kimseyle beraber olmayın... Yapmak istemediğiniz hiç bir şeyi bir başkasına fedakarlık için yapmayın yani kısacası hayatınıza sahip çıkın BAŞKA İNSANLAR İÇİN DEĞİL KENDİNİZ İÇİN YAŞAYIN SİZ MUTLU OLURSANIZ ÇEVRENİZDEKİ HERKESİ MUTLU EDERSİNİZ. MUTLULUK BULAŞICIDIR. Onun için herkes gibi bu yoldan geçerek değil, kendiniz olarak yaşayın... Neden mi böyle bir yazı yazdım bu hafta! Çünkü Toplumun bakış acısı ve düşünceleri değişmeden hiç bir konuda yol alamayız!

Sevgi ile kalın. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 8 Sağanak yağışlı
Yarın: 12/4 Güneşli