• 31 Aralık 2018, Pazartesi

BABALAR FARKINDA MISINIZ! ÇOCUKLARINIZ BÜYÜRKEN SİZ NEREDESİNİZ.?

Merhabalar. Yeni bir günün başlangıcından herkese bol huzur, bol mutluluk, bol kazançlar diliyorum. Bu hafta ki yazımda lise döneminde okuyan gençlerin sorunlarını ve öğretmenlerin durumlarından bakış açılarından bahsetmek istiyorum. Ayrıca anne ve babaların okullara yaklaşımlarından bahsetmek istiyorum. Bu sorunlar zaten başlı başına hepsi ayrı bir sorunu teşkil ediyor.

Bizim toplum olarak yaptığımız en büyük hata kendimizi geliştirmiyor olmamız. Maalesef bilinçli bir toplum değiliz. Okullarımızı isterdim ki yeni binalarda son sistem eğitim bilgi ile donanmış buralarda çocuklarımız eğitilsin. Temiz pırıl pırıl mis gibi kokan okullar hayal ediyorum. Gerçek anlamda birçok okulumuzun giderleri veliler tarafından karşılanmakta, bunun sebebi yeterli bütçenin eğitime ayrılmamış olmasından kaynaklanıyor. Bu arada araya okul aile birliği giriyor.

Birçok veli maalesef okul ödeneklerini karşılamak istemiyor, vermek istemiyor. Olmadığından değil vermek istemediğinden. Bakıyorsunuz aile çocuğuna bolca harçlık verirken, ya da işte 400 bin TL’lik evde otururken okul aidat paralarını vermiyorlar. Okulda toplantı oluyor, toplantıya gelenler % 90 annelerden % 10 babalardan oluşuyor. Bu kadar mı ilginiz yok babalar size sesleniyorum.

Kız çocukları babalarına erkek çocukları da annelerine düşkün olur genelde. Sizler baba olarak çocuklarınızın ergenlik döneminde nerede duruyorsunuz yeriniz nedir düşündünüz mü? Düşünmediniz çünkü anne yapsın her şeyi algısı size çocukluktan aşılanıyor. Erkek çocuklarını yanlış yetiştiriyoruz. Aman oğlum yesin, aman oğlum çöp dökmesin. Aman evde iş yapmasın derken hele hele birçok annelerin meyvelerini soyup ayaklarına getirdiklerini biliyorum. Bu mu yani sonra bu oğlan hayatı boyunca birey olamıyor.

Sorun burada işte. Hiç bir zaman özgür bırakmıyorsunuz, hep istekler hep istekler! Ama onların da ayrı bir dünyaları var, istekleri var, kendilerini ifade edişleri var. Kaçınız görebiliyor. Ergen olan kız veya oğlan fark etmez duygularını uç nokta da yaşar çabuk değişiklikler gösterir kızar bağırır. Kendini anlatamaz ise sizden uzaklaşır. Okula gitmek istemez. Ders çalışmak istemez öğretmenini sevmiyorsa onun dersinde huzursuzluk çıkartır. Bunların çoğu doğaldır. Önemli olan çocuklara yaklaşımlardır. Çok kurallar koyarsanız sinir hastası olur dengesi bozulur az kural olursa da gevşek olur yani her şeyi dozunda ayarlamalıyız. Öğretmenler ergen öğrencilere biraz daha saygılı sevgili ve olumlu olmalı, bu yaşlardan herkes geçti. Evdeki anne babalar çocuklarınızla iletişim halinde olun. Mutlaka okulda gününün nasıl geçtiğini sorun öğretmenlerinden sıkıntıları var mı sorun? Her çocuk söyler. Okulda öğretmenlerine karşı saygılı olmak zorunda olduğunu söyleyin. Birçok genç daha sınıfta nasıl oturacağını konuşacağını bilemiyor. Eğitim ailede başlar veliler. Öğretmenlik zor iştir. Sabır gerektirir. Yıllarını bu mesleğe adamış kaliteli öğretmenlerimiz çok bu memlekette, anlamadan dinlemeden şikâyetlerde bulunmanız büyük hata. Gerçekten hatalı ise öğretmen zaten idare onu uyarır. Daha zor bir durum varsa okuldan gönderilir. Meslek hayatı biter.

Bizler hepimiz veliyiz ortadaki oluşan sorunları önce kendi içimizde halletmeliyiz. Birebir konuşarak, eğer ki çocuklarımız bu konuda haklı ise öğretmenle konuşmaktır. En doğrusu. Her insan hata yapabilir Hepimiz insanız neticesinde... Hatasız kul olmaz. Burada vurgulamak istediğim sabırdır aslında, çocuğunuza sabırlı olun, öğretmenlerine sabırlı olun, sabırla konuşun çirkinleşmeden.

Çocuklarınızın büyüdüklerine inanın, hala 3 yaşında değiller. İsteklerine saygılı hoşgörülü ve en önemlisi onlara güvenin... Çocuklarınıza sarılın öpün sevgi verin ki başka sevgiye ihtiyaç duymasınlar. Onların boyları uzasa da daha çocuklukla gençliğe adım atmanın savaşını veriyorlar. Okullarınıza yardımcı olun her konuda sadece kendi çocuğunuzu düşünmeyin, orada okuyan her çocuk bizim çocuğumuz. Aynı zamanda dışarıda olan her çocuk da bizim çocuklarımız unutmayın bakış açınızı değiştirin. Sadece kendiniz için yaşamayın başkaları için de dokunuşlar yapın. İnanın mutlu olacaksınız Mutluluğun anahtarı vermektir..

Yeni bir yıl geldi. Bu sene dünyadaki tüm insanlara önce sağlık, mutluluk, huzur bedenlerine dokunsun, bol kazançlara vesile olsun. Savaşlar bitsin. Din, dil, ırk, ayrımı yapmadan kardeşçe barış dolu yıllar geçirmemizi diliyorum.

Sevgi ile kalın. Mira gayrimenkulde kalın. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.