• 21 Haziran 2017, Çarşamba

ANADOLU

Kıssadan hisse hikâyelerimizden birini daha bugünkü yazımda değinmek isterim. Bugünkü hikâyemiz, güzel vatanımız ile ilgili bir hikâye. Anadolu ile ilgili bir hikaye.

“Anadolu tarihteki birçok medeniyetin beşiği olan Anadolu, çeşitli uygarlıklara yurt olmuş cennet bir ülkedir. Anadolu adının nereden geldiği sorulduğunda şöyle bir efsane anlatılmaktadır:

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca Köyü’nde geçer bu efsane. Taşoluğun önünde güzel bir çeşme vardır. İşte bu çeşme efsanenin ana kaynağıdır.

Asırlar önce çeşmenin bulunduğu yerler hayli ıssızdır.  15. yy. da bir Türkmen subayı, ordusunun önünde seferden dönmektedir. Ordusu o kadar yol katetmiş ama su bulamamıştır. Bitkin haldeki askerlerin susuzluktan dudakları kavrulmuş, neredeyse ölmek üzeredirler. Koca ordu nice zaferler kazanmış, bayrağını yere değdirmemiş, başı dik ordu neredeyse susuzluğa yenilmek üzere.

Ümitler kaybolmak üzere iken, bir Türkmen kadını belirir uzaktan. Elinde kocaman bir ayran bakracı. Önüne çıkan askerlere elindeki tası doldurur verir. Kimisinin matarasına doldurur. Bütün askerlere ayran içirir, yine de ayranı bitmez. Kocaman orduda ayran vermediği asker kalmaz. Matarası dolu olan askerlere bir daha seslenir;

“Oğlum uzat mataranı doldurayım,” diye.

“Ana doludur,” derse de askerler.

“Ana doludur.”

“Ana doludur.”

Ana dolu, diye cevap veren askerler mataralarında ayran dolu olduğunu belirtirler.

Böylece günümüzde yaşadığımız bu toprakların adı, o günden sonra Anadolu olarak anılmaya başlanır.”

Kalın sağlıcakla…

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
13 / 7 Açık
Yarın: 15/7 Çok bulutlu