• 24 Mayıs 2017, Çarşamba

Hazır cevap

Mutlaka sizin de etrafınızda hazır cevap veren bir iki kişi vardır. Şayet yoksa hazır cevap veren kişi sizsiniz demektir. Bazı insanlar hazır cevap vermekte resmen çığır aşmışlar. Bazen o kadar akıl dolu hazır cevaplar ile karşılaşıyorsunuz ki aklınız duruyor resmen..

Birkaç örnek ile hazır cevapta kendini aşmış kişiler;

ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ

Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş:

Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?

Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:

Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

YIKA DA GETİR

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasi’nin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:

Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

SUSTURUCU TEDAVİ

Zamane gençlerinden biri, bir toplantıda Mehmet Akif Ersoy’u küçük düşürmeye çalışıp:

Siz baytardınız, değil mi? Demiş.

Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:

Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?

NE ALIRSINIZ?

Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:

Buyurun beyim ne alırsınız?

Yahya Kemal tebessümle:

Evlat, müsaade edersen bir nefes alacağım.

SIR SAKLAMAK

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.

Vezir, Yavuz’dan cevap alacağı ümidiyle:

Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:

Ben de bilirim.

CENNETİN YOLU

Hristiyan din adamlarından biri, ülkemize gelerek küçük bir çocuktan kendisine o şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Kiliseye ulaştıklarında, papaz:

Aferin çocuğum, der. Yarın buraya gel de, sana cennetin yolunu göstereyim.

Çocuk, papazın niyetini sezerek:

Siz, kilisenin yolunu dahi bilmiyorsunuz, diye cevap verir. Cennetin yolunu nasıl bileceksiniz ki?

ÇANAKKALE İÇİNDE

İngiliz garson, Türk müşteriye:

Çanakkale’de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:

Orada ne işiniz vardı?

HASTANIN YEMEĞİ

Lokman Hekime:

Hastamıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:

Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.

NEYZENİN NEZAKETİ!

Mehmet Âkif, elini yıkadıktan sonra, Neyzen Tevfik‘in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce:

Hayır, diye bağırmış. Elimi daha yeni yıkadım.

BÖYLE KORUNUR

Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder.

Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:

Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin! 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.


Bugün için kayıtlı nöbetçi eczane bilgisi bulunamadı.
35 / 13 Güneşli
Yarın: 37/16 Güneşli