Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

  ADALET GEÇ GELEN ADALET İLAHİ  ADALET

A+A-

Peki .’’GEÇ GELEN ADALET ADALET DEĞİLDİR’’ sözünün anlamı nedir ?

Adaletin tecellisi  kimin elindedir ?

Tanrı’nın mı ?

Dinin mi ?

Doğaüstü  güçlerin mi ?

Yoksa  devleti yönetenlerin mi ?

GEÇ  GELEN ADALET,ADALET değilse,zaten ADALET değildir,önemli olan da neden geç geldiğidir.

 

Tanrı’nın mı  ? sorusu soyut olduğu için somutlaştırmak zorlaşabilir.

Dinin mi ? diye sorduğumuzda  yine soyut  bir kavram olan Şeri:at  devreye giriyor.

 Yoksa devleti yönetenler mi ? dediğimizde  ortaya hukuk dediğimiz yeni  bir kavram çıkıyor.

Hukuk’un en kısa tanımı ise:toplumu  düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü diyebiliriz.

Hukukun olduğu yerde her şey yasalarla  somutlaştırılmıştır.Aradan yüzlerce yıl geçmiş olsa dahi hukuki kurallar geçerliliğini korur.

Biri çıkar da,hukuku kendi niyetine göre uygulamaya  başladığında  orta da ne adalet, ne geç kalmış  adalet ne de  ilahi adalet ne de hukuk kalır.

Yani her şey insanoğulunun beynindeki düşüncelerini kendine göre  şekillendirip uygulamasına  dayanıyor.

Hakimlerin,yargıçların bile,yasaları yorumlarken bir otoritenin istediğini yapmak için,o otorite gibi düşünüp,niyetlerini gerçekleştirmek için iğne deliği kadar bir boşluktan yararlanmaları,hukukun  katledilmesi değil midir ?

Toplumu düzenlemek için hukukun çatısı altında toplanan yasaları kim yaptı ?

Toplumu  yöneten ve egemenliğini sürdürmek isteyen güçler  ve o güçlerin  ideolojik,sınıfsal  ve ekonomik  anlamda bağımlı  oldukları emperyal güçler  değil midir ?

 

İnsanoğlunun  yaptığı  toplumsal düzenlemelerde  her türlü hile,entrika, hep olmuştur ve olacaktır; ama bu toplumsal komediyle  başa çıkamadığı için,kendini  teselli etmek,hatta kandırmak için İLAHİ  ADALET kavramını icad etmekte neyin nesi ?

İLAHİ ADELET sözcüğü Tanrı’nın gücüymüş gibi  algılanıyor ise,yapılan bir haksızlığa  Tanrı’nın ilahi adaleti  hemen  cezayı  kesmelidir.

Yok,öteki dünyaya  kalıyorsa ,demek ki  ütopik bile değil…

 

Adalet sistemiyle ilgili olarak Babil Kralı  Hammur abi kanunlarından en ilginç olanı  yargıçlarla ilgili.Şöyleki:

‘’Eğer,bir yargıç bir davaya bakar ve bir karara varırsa,verdiği hükmü yazılı olarak takdim eder;daha sonra verdiği kararda  bir hata ortaya çıkarsa ve bu kendi hatasından kaynaklanırsa,o zaman davada onun tarafından kararlaştırılan para cezasının oniki  katını öder ve halka  ilan edilerek yargıçlık makamından el çektirilir,bir daha asla yargıçlık icra etmek için oraya oturamaz.’’

 

Hammurabi kanunlarından yargıçlarla ilgili olanını okuyunca,aklıma  Ergenekon davasından yargılananlar ile halen cezaevinde  yargılanmak için bekleyen insanlar aklıma geldi.

Acaba ,kimisi yurtdışına kaçan,kimisi  600 yıl hapis cezasıyla yargılanan yandaş savcılara Babil Kralı Hammurabi’nin bu kanunu uygulansaydı geriye  gerçek kaç savcı  kalırdı ?

Dedik ya her şey insanoğulunun başının altından çıkıyor diye.İngiltere de hakim ve savcıların bizdeki gibi  belirli bir maaşı  yokmuş;ama limitsiz kredi kartı kullanıyorlarmış.

Bir hakim kullandıkları kredi kartının gerçekten limitsiz olup olmadığını  anlamak için ATM ‘den oldukça  yüksek miktarda  para çekmiş ve anlamış ki kullandıkları kartların gerçekten limit yok.Ertesi günü  bankaya gidep çektiği parayı kuruşu kuruşuna  hesaba yatırmış.

Ertesi  günü yetkililer hakimin  bu işlemi neden yaptığını sormuşlar,hakim de  kartlarının gerçekten limitsiz olup olmadığını anlamak için yaptığını söylemiş.

Yetkililer,hakime ‘’ demek siz devletinize güvenmiyorsunuz’’ demişler ve o günden sonra hakimi emekli  etmişler.

Nerelerden gezip dolaşıp buralara geldik.

Anımsıyorsunuz değilmi ? YSK başkanı,’’BİZİ BURAYA GETİREN İRADENİN İSTEĞİNİ YERİNE GETİRDİK ‘’ demişti.

İrade ne demişti ?

‘’ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇTİ’’

Pazar günü  sizce  ilahi adalet mi  tecelli edecek,yoksa 

YETTİ GARİ Mİ  diyilecek ?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar