Aydın’da 5,5 aylıkken 750 gram ağırlığında dünyaya gelen Kezban Mucize Sancar’ın yaşam mücadelesi yıllar içinde başarı hikayesine dönüştü. Doğduğu dönemde doktorlar tarafından yaşama şansının düşük olduğu söylenen Sancar, 99 gün kuvözde kaldı ve 3 ameliyat geçirdi. Çocukluk yıllarında da birçok zorlukla karşılaşan Sancar, okuyamaz, yürüyemez, yaşamaz, evlenemez, anne olamaz yargılarına rağmen eğitimini tamamladı, evlendi ve anne oldu. Şimdi ise Adnan Menderes Üniversitesi’nde tıbbi sekreter olarak çalışma hayatını sürdürüyor.

Yaşadıkları zorlu süreci anne Fatma Özçelik, abla Kevser Akça ve Kezban Mucize Sancar tüm detaylarıyla Hedef'e anlattı.

Adı Da Hayatı Da Mucize Yapamaz Dedikleri Her Şeyi Yaptı (4)

“Ölmesini Bekliyorduk”

Kezban Mucize Sancar’ın hayatı, daha dünyaya geldiği ilk anda verilen mücadeleyle başladı. Ablası Kevser Akça, kardeşinin doğduğu dönemde doktorların aileye umut vermediğini belirterek, “Ben 11 yaşındaydım. Kardeşim doğacağı zaman doktorlar ‘Hazırlıklı olun, yaşamaz’ dediler. Biz çok umutlanmadık. Doğduktan sonra kuvöze aldılar. Uzun süre kuvözde kaldı. Baktık ki 10 gün, 15 gün yaşıyor, şaşırdık. Halbuki bize 2 gün bile yaşamaz dediler. Resmen ölmesini bekliyorduk" dedi

Adı Da Hayatı Da Mucize Yapamaz Dedikleri Her Şeyi Yaptı (3)

"Kimseyi Odaya Sokmadı"

Mucize’nin hastaneden taburcu olduğu günün de aile için unutulmaz olduğunu söyleyen Akça, “Tam erkek kardeşimin doğum gününde Mucize de hastaneden taburcu edildi. Annemi de o süreçte bir ay boyunca görmedik. Hastaneden taburcu olduktan sonra annem bir odayı kardeşim için ayırdı. Altı ay boyunca steril ortamda kimseyi odaya sokmadan baktı” diye konuştu.

Adı Da Hayatı Da Mucize Yapamaz Dedikleri Her Şeyi Yaptı (5)

"Doğduğunda Engeli Yoktu"

Kardeşinin doğduğu sırada herhangi bir fiziksel ya da zihinsel rahatsızlığının bulunmadığını ifade eden Akça, “Kardeşim Doğduğu zaman fiziksel ya da zihinsel rahatsızlığı yoktu. Hemşireler de umudu kesmiş olacak ki kuvözde oksijen miktarını ayarlamadığı için fiziksel engel olmasına neden oldu” ifadelerini kullandı.

Adı Da Hayatı Da Mucize Yapamaz Dedikleri Her Şeyi Yaptı (1)

"Mucize'mizin Mucizesi Oldu"

Mucize’nin hayatında tüm “yapamaz” denilenlerin aksine önemli başarılara imza attığını belirten Akça, “Şu an Mucize’mizin mucizesi oldu. Doğum yapamaz demişlerdi. Şimdi anne oldu. Bu konuda Adnan Menderes Üniversitesi doktorlarına, personellerine minnettarız. Bizimle çok güzel ilgilendiler” dedi.

Adı Da Hayatı Da Mucize Yapamaz Dedikleri Her Şeyi Yaptı (2)

“Kardeşim Hiçbir Zaman Engelli Değil”

Babalarının 2021 yılında hayatını kaybettiğini söyleyen ve kardeşinin evlilik sürecinde ağabeyinin gösterdiği desteğe değinen Akça, "Erkek kardeşim Kazım da Mucize’nin hayatına birini aldığını öğrenince düğününü o yaptı. ‘Ben engelliyim demeyecek şekilde ne istiyorsa yapacağım’ dedi. Benim gözümde kardeşim hiçbir zaman için engelli değil. ‘Neden benim kardeşim engelli?’ diye isyan etmedim. Çünkü o bize sunulmuş bir armağan” ifadelerini kullandı.

“Annem Her Gün Okul Bahçesinde Beklerdi”

Mucize’nin çocukluk yıllarında annesinin verdiği mücadeleye de dikkat çeken Akça, “Annem her gün okul bahçesinde beklerdi. Hatta ilkokulda yılın annesi olarak seçtiler. Herkesin hayatı çok zorlu ama engelli insanların hayatı ne yazık ki bizlerden daha çok zor. Toplum olarak bunun bilincinde olmamız gerekiyor ama ne yazık ki özellikle okullara gittiğiniz zaman engelli bireyler çok dışlanıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.

“Umudumuzu Hiç Kaybetmedik”

Kezban Mucize’nin Fatma Özçelik ise kızının doğumundan itibaren yaşadıkları zorlu süreci, “O gün doğum sancım başladı. Doktora gittik. Doktor ‘Anne ve çocuk tehlikede’ dedi. Hemen o anda yatırdılar beni. Tedavi süreci falan derken bir hafta sonra doğum gerçekleşti. Doktorlar bebeğim için ‘Bir saat yaşamaz’ dedi. Ama Rabbim çok büyükmüş. Umudumuzu hiç kaybetmedik. Bize nur topu gibi bir kız verdi” şeklinde aktardı.

"Şimdi Torun Sahibi Oldum"

Kızının gelişiminin yarıda kaldığını ve çok küçük dünyaya geldiğini belirten Özçelik, “Doğduğunda gelişimi yarıda kalmıştı. O kadar küçüktü ki. Engelli olunca senelerce fizik tedaviye götürdük. Okula götürüyordum, bazen evde fizik tedavisini ben yapıyordum. Asla vazgeçmedim. Teneffüslerde bile elinden tutup gezdiriyordum. Eskiden çok zor yürüyordu. 13 yerinden ameliyat oldu, şimdi daha iyi yürüyor. Hep yapamaz, olmaz dediler ama şimdi de torun sahibi oldum” ifadelerine yer verdi.

"Bir Saat Yaşar Dediler"

Kezban Mucize’nin 99 gün küvezde kaldığını söyleyen Özçelik, “Bir saat yaşar, ölür, ondan sonra hastaneden çıkarsınız bile dediler. 99 gün küvezde kaldı. 750 gram doğmuştu, 2 kilo 300 gram olduktan sonra eve geldik. Evde kızıma baktım. Hiç kimseyi odasına sokmadım, yoğun bir bakım süreci geçirdim. Diğer çocuklarımla ilgilenemedim onunla ilgilenmekten. Sürekli çocuğum ölürse, çocuğuma bir şey olursa diye korkulara kapılıp düşündüm” dedi.

"Mucize Olarak Görüldü"

Kızına Mucize adının verilmesinin nedenini de anlatan Özçelik, “Doktorlar bana ‘Mucizelerden mucize yarattın’ dedi. Yaşamasını mucize olarak gördükleri için ‘Mucize’ olsun dediler. Böylece kızımın adı Kezban Mucize oldu” ifadelerini kullandı.

“Engelli Öğrenci İstemiyorum"

Kızının eğitim hayatında da ciddi zorluklarla karşılaştığını ifade eden Özçelik, “Özellikle okul sürecinde ciddi zorluklar yaşadık. Kızım akran ve öğretmen zorbalığıyla erken yaşta tanıştı. Anaokulu öğretmeni onu istemedi. ‘Ben engelli öğrenci istemiyorum’ dedi. Oysaki kızımı her gün ben okula götürüyordum, çıkışa kadar bekliyordum ama yine de kabul etmedi. İlkokul öğretmeni çok iyiydi. Yeri geldi kucağında bile taşıdı" dedi.

“Benimsenemedim”

30 yaşındaki Kezban Mucize Sancar ise kendisine hayatı boyunca söylenen “yapamazsın” sözlerine rağmen mücadeleyi hiç bırakmadığını söyleyerek, “Ben 5 buçuk aylık, 750 gram olarak doğdum. Zaten benim için ‘yaşamaz’ denmiş. Ama ben bu süreçlere geldim. Doğduktan sonra operasyonlar geçirdim. Okul hayatım da çok zorlu geçti. Anaokulundaki öğretmenim beni kabul etmedi. Arkadaşlar tarafından da benimsenemedim. Bu konuda çok zorluk yaşadım” ifadelerini kullandı.

“Şimdi Sağlıklı Bir Oğlum Var”

Hayatının en büyük mücadelelerinden birinin de annelik süreci olduğunu, kendisine bu konuda da umut kırıcı sözler söylendiğini belirten Sancar, “Liseyi okuyamaz dediler. Ben liseyi bitirdim onlara inat şu an ikinci üniversitemi okuyorum. Evlenemez dediler. ‘Engelli, hiçbir şey başaramaz’ dendi, 2023 yılında evlendim. Çocuğu olmaz, olsa da taşıyamaz dediler şimdi bir oğlum oldu. Çalışamaz da derlerdi. ADÜ'de 2 yıldır Tıbbi Sekreter olarak çalışıyorum" ifadelerine yer verdi.

"Hiçbir Zaman Unutmayacağım”

Çocukluk yıllarında duyduğu bir sözün kendisinde derin iz bıraktığını söyleyen Sancar, “Babam beni İzmir'de de hastanelere götürdü. İzmir'deki doktorlar, ‘Bu çocuk yürüyemez. Kapalı bir odaya kapatın, yemeğini suyunu verin’ dedi. Ben o zaman 5-6 yaşındaydım. O cümleyi hiçbir zaman unutmayacağım. İnsan kaç yaşında olursa olsun benimsenmemek çok zor. Babam büyük çaba gösterdi, beni ADÜ'de tedavi ettirdi. 13 defa operasyon geçirdim. Babam ben yürümeye başlayınca İzmir'de odaya kapat diyen doktorlara götürdü. ‘Bak, yürümez dediğin, odaya kapatın dediğin çocuğu ben getirdim. Bak, yürüyor’ dedi” ifadelerini kullandı.

"Eşim Büyük Destekçim"

Bugün hala bazı fiziksel zorluklarının devam ettiğini belirten Sancar, “Şu an sadece kaldırımlara çıkamıyorum. Karşıdan karşıya geçmekte de zorluk yaşıyorum. Dışarıda tek başıma gezemiyorum. Tüm bu süreçlerimde eşim büyük destekçim oluyor” diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi