Aydın Hedef Gazetesi'nden Murat Tan'ın haberine göre; Efeler’de 7 Şubat’ta meydana gelen olayda, 20 yaşındaki inşaat işçisi Kaan Birinci, çalıştığı sırada bir anlık dikkatsizlik sonucu ayağının kayması üzerine kireçli ve harçlı suyla dolu havuza düştü. Olay yerinde ilk müdahalesinin ardından, önce Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’ne ardından da Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan inşaat işçisi Birinci, Başhekim Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mücahit Avcil tarafından acil serviste değerlendirilerek yoğun bakıma alınması sonrasında uygulanan doğru ve etkili tedavi yöntemleriyle yeniden yaşama döndü.

Solunum cihazına bağlanması sonrasında acil bronkoskopi işlemi uygulanan Birinci, tüm tedavilerinin ardından 22 Şubat’ta taburcu edildi. Birinci’nin sağlık durumu ve tedavisiyle en başından bu yana yakından ilgilenerek sürece doğrudan müdahil olan ADÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Avcil, taburcu olmasından iki gün sonra hastasının memleketi Trabzon’a uçakla gidebilecek kadar sağlığına kavuştuğunu söyledi. Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Avcil, Birinci’yi düzenli aralıklarla görüntülü arayarak sağlık durumunu titizlikle takip ederken, son gerçekleştirdiği görüşmede de hastasının moralinin yerinde olduğunu gözlemlediğini belirterek, Kaan’ın hızla sağlığına kavuşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

“HASTANEMİZE SEVKİNİ TALEP ETTİM”
Sürece ilişkin yaptığı açıklamada, hastanın hastane acil servise getirilmesinin ardından acil serviste yoğun bakıma alınarak solunum cihazına bağlandığını belirten Avcil, “İnşaat işçisi hastamız inşaatta çalışırken ayağının kayması sonucunda bir su havuzuna düşüyor. Bu su havuzu kireçli ve harçlı bir su havuzu. Düştüğü havuzdan çıkamayıp bir boğulma yaşıyor. Hastamız su da elektrik olduğunu o yüzden çıkamadığını söylüyor. Kurtaran kişi de şalterleri indirdikten sonra hastamızı havuzdan çıkarabiliyor. Bu esnada hastamızın kalbi duruyor ve olay yerine yetişen sağlık ekipleri 11 dakika boyunca kalp masajı yapıyorlar. Daha sonrasında hasta Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’ne götürülüyor, oradan da kısa süre içerisinde ben arandım ve hastanemize sevkini talep ettim. Adnan Menderes Hastanesi acil kliniğimizin özelleştiği durum var. Buna da resüsitasyon, canlandırma ve hayata geri döndürme alanları diyoruz. Bu geniş bir tıp alanıdır ve biz bu alanda Türkiye’de dünyayı yakalayacak düzeyde uzmanlaşmış durumdayız. İleri düzeyde cihazlarımız, ekipmanlarımız ve tecrübemiz var. 20 yaşındaki hastamız da kalp durması yaşamıştı ve biz yardımcı olabilmek için kabul ettik. Kısa süre içerisinde acil yoğun bakıma aldık ve solunum makinasına bağlandı” dedi.

“BEYNİ KORUMAK AMAÇLI UYGULADIĞIMIZ YÖNTEM”
Hastanın beyninde herhangi bir hasar olmaması için ‘Terapötik Hipotermi’ tedavisi uyguladığını ifade eden Avcil, “Akciğerlerine kameralarla girdiğimizde harçlı suyla dolu olduğunu gördük. Hastamızın akciğerleri ekiplerimiz tarafından büyük bir özenle temizlendi. Kalp masajı ve boğulma yaşadığı için kalbi beyine kan göndermiyor ve beyin bir süre oksijensiz kalıyor. Böyle durumlarda beyni korumak amaçlı uyguladığımız yöntem var. Buna da ‘Terapötik Hipotermi’ diyoruz, yani özel makinalarla hastanın vücudunu ve beynini soğuttuğumuz bir işlem bu. Hastamızı terapötik hipotermiye aldık, vücut sıcaklığını kademeli olarak 32 dereceye kadar düşürdük. Makinamız hastamızı 24 saat bu sıcaklıkta tuttu, arkasından da 24 saat boyunca azar azar vücut sıcaklığını artırarak 36 dereceye geri getirdik. Bu işlem özellikle beynin hasar görmesini engelleyen bir işlemdir” diye konuştu.

“UZUN YOLCULUK YAPACAK KADAR İYİLEŞTİ”
Kısa sürede sağlık durumunda belirgin iyileşme olduğunu belirten Avcil, hastanın solunum cihazından ayrılmasının ve gözetim sürecinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiğini söyledi. Avcil, “Canlandırma işlemleri için ecmo cihazı dediğimiz özel bir makinamız var. Bu da yapay kalp akciğer makinası demektir. Ecmo cihazımızı da süreç boyunca hastamızın yanında hazır beklettik çünkü özellikle kalp durmalarından sonra 72 saat boyunca hipotansiyon, kalp kasında güçsüzlük, organların beslenememesi ve multiorgan yetmezliğine giden bir tabloyla karşılaşabiliyoruz. Ecmo cihazı olduğunda da bu sayede hastayı destekleyebiliyoruz. Bunun dışında saniye saniye beyine yerleştirdiğimiz özel cihazlar ve elektrotlarla beyinin beslenmesini ve kanlanmasını ölçtük. Tüm bu aşamalar, soğutmalar ve takip edilen tedavilerle birlikte hastamızın uyutucuları kesilerek yavaş yavaş uyandırılmaya başlandı. Çok şükür beyninde hiçbir hasar ortaya çıkmamıştı ve çok iyi durumdaydı. Kısa süre sonra solunum makinasına bağlı olduğu halde bizimle iletişim kurmaya başladı. 1-2 gün içinde solunum makinasından ayırdık, 2 gün de tedbiren gözetim amaçlı gözlem alanımızda tuttuk. Hastamızı sağ salim taburcu ettik. Kendisi de 2 gün sonra memleketi olan Trabzon’a uçakla gitti. Uçağa binecek ve uzun yolculuk yapacak kadar iyileşti” ifadelerini kullandı.






