Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde gerçekleşen son revizyon, yalnızca bakanlık düzeyinde değil, yargı teşkilatının en kritik makamlarında da önemli değişimlere yol açtı. Adalet Bakanlığı görevine Akın Gürlek’in atanmasının ardından, Türkiye’nin en büyük adli teşkilatı olarak gösterilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamında da dikkat çeken bir görevlendirme yapıldı. Bu kapsamda, yargı camiasının yakından tanıdığı deneyimli hukukçu Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini vekaleten devraldı. Peki Can Tuncay kimdir, nerelidir, kaç yaşındadır ve kariyerinde hangi görevlerde bulunmuştur? İşte detaylı biyografisi…
Kabine Değişikliğinin Ardından Adliyede Kritik Görevlendirme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararname doğrultusunda Adalet Bakanlığı görevinde yaşanan değişim, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamında da bir boşluk oluşturdu. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve başlamasıyla birlikte, başsavcılık koltuğu için hızlı bir şekilde yeni bir isim belirlendi. Bu süreçte Başsavcı Vekili Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini vekaleten üstlenen isim oldu.
Türkiye’de adli sistemin “merkezi” olarak nitelendirilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturmaların kapsamı ve yoğunluğu bakımından büyük önem taşıyor. Bu nedenle Can Tuncay’ın görevlendirilmesi, hukuk çevrelerinde dikkatle takip edilen bir gelişme olarak öne çıktı.
Can Tuncay Kimdir ve Nerelidir?
Can Tuncay, hukuk alanında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip bir savcıdır. Yargı camiasında özellikle terör ve anayasal düzene karşı işlenen suçlara ilişkin soruşturmalarla tanınan Tuncay, disiplinli çalışma tarzı ve dosya hâkimiyetiyle biliniyor. Doğum yeri ve kişisel yaşamına ilişkin detaylar kamuoyunda sınırlı olmakla birlikte, meslek hayatındaki görevleri onu adli teşkilatın önemli isimlerinden biri haline getirmiştir.
Adalet Geleneğiyle Yetişen Bir Hukukçu
Can Tuncay’ın meslek hayatı, güçlü bir hukuk geleneği içinde şekillendi. Babası Adnan Tuncay, Türkiye’nin farklı illerinde uzun yıllar hakimlik yapmış kıdemli bir hukukçu olarak biliniyor. Annesi Tülin Tuncay ise emekliliğinin ardından yeniden görev alarak yargı alanında çalışmalarını sürdürmüş, ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Disiplin Kurulu üyeliği gibi görevlerde bulunmuştur. Bu aile geçmişi, Can Tuncay’ın hukuk anlayışının temelinde devlet geleneği ve yargı etiğinin önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.

15 Temmuz Gecesinde Tarihi Rol
Can Tuncay’ın kariyerinde öne çıkan en kritik dönüm noktalarından biri, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında üstlendiği sorumluluk oldu. Darbe girişiminin yaşandığı gece, hukuki sürecin başlatılması adına ilk gözaltı talimatını veren iki savcıdan biri olarak görev aldı. Bu adım, hem yargı tarihinde hem de kamuoyunda önemli bir kırılma anı olarak kayıtlara geçti.
Bu süreçte gösterdiği refleks ve kararlılık, Tuncay’ın kriz dönemlerindeki etkin rolünü gözler önüne serdi.
Terör Suçları ve Kritik Soruşturmalar
Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nda uzun yıllar görev yaptı. Bu görev süresince FETÖ, PKK ve diğer terör örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmaların önemli aşamalarında yer aldı. Özellikle anayasal düzene karşı işlenen suçlar ve organize suç yapıları üzerine yürütülen dosyalarda koordinasyon sağlayan isimlerden biri oldu.
Kritik dosyaların yönetiminde gösterdiği performans, onu İstanbul’daki adli süreçlerin kilit aktörlerinden biri haline getirdi. Hukuki analiz gücü ve soruşturma tecrübesi, meslektaşları tarafından dikkat çeken özellikleri arasında yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Görevi ve Yeni Dönem
Türkiye’nin en yoğun ve en kapsamlı adli birimi olarak bilinen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hem terörle mücadele hem de organize suçlarla ilgili yürütülen soruşturmalar açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Can Tuncay’ın bu görevi vekaleten devralması, yargı sisteminde sürekliliğin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni dönemde Tuncay’ın, devam eden soruşturmaların koordinasyonu, terör ve anayasal suçlara ilişkin dosyaların takibi ile adli süreçlerin etkin yürütülmesi konularında aktif rol üstlenmesi bekleniyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamındaki bu değişim, kabine revizyonunun yargı ayağındaki en önemli gelişmelerden biri olarak kayda geçti.



