Artık yüzlerce Aras var 

Artık yüzlerce Aras var 

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 2 yıl önce oğlu Aras’ı tıp literetüründe yer almayan bir hastalık olan beyincik erimesi hastalığı sonucu kaybeden Özgür Büyüktanır, yazdığı kitaplar ve yardım kampanyalarıyla insanların hayatlarına dokunmaya devam ediyor. 

A+A-

TUĞBA AYDIN - Kuşadası’nda bir otelde teknik serviste görevli olan Özgür Büyüktanır yazma serüvenini ve Haluk Levent’in başında olduğu Ahbap Platformuyla tanışma evresini anlattı. Büyüktanır, biricik oğlu Aras Büyüktanır’ın tıp literatürüne giren hastalığı ve tedavi evresinde kaybetmelerini, Ahbap Platformu ile tanışma ve yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmelerini, ardından Ahbap Aydın temsilcisi olma serüvenini aktardı.  

Kendinizi Tanıtır mısınız?

Adım Özgür Büyüktanır. Kuşadası’nda beş yıldızlı bir otelde teknik serviste çalışıyorum. 41 yaşındayım. 

Kitap yazmaya nasıl başladınız?

Ben 3 yıldır kitap yazıyorum.  Kendi hikayelerimi yazıyorum daha doğrusu. Yaşamış olduğum bir acı dolu hikayeden yola çıkarak bu hikayeleri yazmaya başladım. Beni kitap yazmaya yönlendiren şey 2 yaşında dünya tıp literatürüne girmemiş olan bir hastalığa yakalanan oğlum Aras’ın hikayesiyle başladı. Tamamen onun tedavi masraflarını karşılamak için “Bir Asırlık Öykü” kitabını yazdım.

Fakat Aras’ı bir gece kaybettik. Çok uzun bir geceydi bizim için. 2’inci kitabı da ona ithaf ederek yazmaya başladım. Çünkü hakikaten biz o gün bir asırlık bir gece yaşadık. Kitabım “Bir Asırlık Gece”yi de ona adadım. Zor bir süreçti ama bizim insanımız bize sahip çıktı. Her konuda destek oldu.

2’inci kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?

2014 yılında oğlum Aras dünyaya geldi. 2 yaşına kadar çok sağlıklı bir çocukken 2 yaşına girdikten sonra yavaş yavaş kazandığı tüm becerileri kaybetmeye başladı. Bizim uzun araştırmalarımız ve çabamız sonucu dünya tıp literatürüne girmemiş bir hastalığın tanısı konuldu. Ve o süreç maddi olarak bizi çok sarstı çünkü ağır cihazlar kullanması gerekiyordu. Ve bu cihazları almamız için ne yapmam gerektiğini düşündüm bu noktada bir kitap yazmaya karar verdim. “Bir Asırlık Öykü”kitabını yazdım. Kitaba yoğun bir talep oldu. Toplumumuzun çok duyarlı olduğunu zaten biliyorduk ama o zaman çok daha net bir şekilde ortaya çıktı. Ve o kitabın gelirleriyle oğlumuzun daha konforlu daha iyi yaşama şartları oluşturma çabası içerisindeyken bir gece hiç beklemediğimiz bir anda Aras’ı kaybettik. Ve o gece ben ikinci bir kitap yazmayı düşünmezken o gece karar verdim Bir Asırlık Gece’yi yazmaya. Çünkü biz gerçekten o sabaha kadar bizim için bir asır kadar uzun bir geceydi. Çok acı dolu bir geceydi. Ardından 2’inci kitabımı yazdım “Bir Asırlık Gece” adını verdim kitaba. 

Kitapları yazarken ki motivasyonunuz neydi?

Bu kitapları hiçbir şekilde maddi gelir beklentisi içerisinde yazmadım. Bir farkındalık oluşturma amacıyla yazdım. Çünkü ülkemizde sadece bir Aras değil yüzlerce Aras var yüzlerce engelli Aras çocuğumuz var ve bu hastalıkların temelinde genetik kökenli hastalıklar olduğu için akraba evlilikleri yatıyor. Özellikle akraba evliliklerine dikkat çekmek için ciddi bir mücadele içerisine girdim. Sesimin çıkabildiği kadar gücümün yettiği kadar buna dikkat çekmeye çalışıyorum. Çünkü bunlara bir an önce önlem alınması gerekiyor. Toplumun bilinçlenmesi, aydınlanması lazım bu konuda. Belki bu hatayı biz de yaptık akraba evliliği yaparak ama dediğim gibi olan oldu. Boş durmamak adına, başka çocuklara ses olmak adına elimden gelen ne varsa yapmaya gayret edeceğim. 

Ahbapla tanışma evresi nasıl oldu?

Ahbapla tanışma evresinde beni etkileyen bir olay oldu o şekilde tanıştım. Olay ise şöyle; Aras hastayken bizim haberimiz yokken biri Ahbap’a başvurmuş. Genç bir kız aradı sizinle görüşmek istiyoruz Ahbap olarak dedi. Ben Ahbap’ı bilmiyordum hiç duymamıştım. O dönem Aras Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma Hastanesinde yatıyordu. Kız, Aras’ın başucuna gitmiş. İçeri girdiğimde yeşil gözlü çok güzel bir naif bir kız Aras’ımın başucunda bekleyen pırıl pırıl bir insan gördüm. Gözlerinin kan çanağı olduğunu, ağladığını gördüm. Tıp Fakültesi öğrencisiydi ismi Bengü’ydü. Bengü beni çok etkiledi yani o yürek, bakış Aras’a olan sevgisi, ona yaklaşımı beni çok etkilemişti ve daha sonrasında Aras’ı kaybettiğimizde Bengü’ye bir hafta ulaşamadık. Eve kapandığını öğrendim. Bengü’yü aradığımda onun beni teselli etmesi gerekirken benim onu teselli ettiğimi fark ettim. Ve Bengü ile halen daha görüşürüm o benim biricik kardeşimdir. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir kardeşim. Bana bir şey anlattı Bengü. Onların ayriyeten bir platformları daha vardı. İsmi Leyla’dan Sonra. O platform kronik rahatsızlığı olan çocuklarımızı mutlu etmek için bir gün onları ziyaret ediyorlar. Ziyaret ettikleri bir gün çocuklardan biri Bengü’den bir oyuncak istemiş. Bengü o oyuncağı akşama kadar bütün oyuncakçılardan aradığını ve tam ümidi kesecekken bulduğunda hüngür hüngür ağladığını söyledi. Beni etkileyen tarafı ise şu; satıcının oyuncak üzerinden pazarlık yapması para talep etmesi oldu. Tabi ki para vereceğiz ama bu olayı yani mevcut durumu anlattıktan sonra buna rağmen hala daha işin maddi boyutuna bakılıyor olması beni çok etkilemişti. Çünkü bizim bunları aşmamız lazım. Bir oyuncaktan bir şey olmaz ama belki de bir çocuğun hayatına dokunacaksınız. Ben çok etkilenmiştim bu hikayeden. Bu şekilde başlamıştı bizim serüvenimiz Ahbap'la.

Hayatınızın dönüm noktası ne oldu?

Benim için Ahbap ile tanışmak hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü kendimi en huzurlu en mutlu hissettiğim mekan Ahbap oldu. Biz belki bir Aras kaybettik ama Ahbapla birlikte her gün yüzlerce Aras kazandık. Yüzlerce Aras’ın hayatına dokunduk. Ve her dokunduğumuz, hayatını kurtardığımız veya yaşamına katkı sunduğumuz çocukta Aras’ı kurtarmış kadar mutlu olduk. Bu benim için çok kıymetli çok değerliydi. Bu yolda da elimden geldiği kadar ne gerekiyorsa yapacağımı her zaman tüm arkadaşlarıma da söylüyorum. Bu konuda hiç geri adım atmayacağım. Belki de benimle çok örtüşen bir platform oldu çünkü onlar da bu taleplere çok yatkın bir platform. Gittiğimiz görüştüğümüz her ailenin derdine dermen arayan bir platform. Dediğim gibi belki Aras hayatımızdan göçüp gitti,  onun acısı çok büyük ama onun acısını teselli edebilmemiz, biraz olsun hafifletebilmemiz için Ahbap bana gerçekten merhem oldu. Hani bir felsefe vardır ya “iyilik iyileştirir” diye belki bu felsefeyle yola çıkarak bu iyilikler bizi biraz iyileştirmeye başladı. Hakikaten bu konuda çok önemli destekler gördüm. Aras’ı kaybettiğimizde beni ilk arayan Haluk Levent olmuştu. Ve o gün belki de buna karar verdim. Çünkü hakikaten bu kadar işinin gücünün içinde bir çocuğu kaybedip onun üzüntüsünü babasıyla paylaşması beni çok onurlandırmıştı. Çok mutlu etmişti. O yüzden bütün gönüllülerimize ahbap gönüllülerimize hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü onlar birer kahraman benim gözümde. Farklı insanlar, farklı yürekler, farklı düşünüp hayata farklı gözlerle bakıyorlar. Çünkü onlar kendileri için değil farklı insanların hayatlarına dokunmak için mücadele ediyorlar. Ki buna ben defalarca tanık oldum. Özellikle pandemi döneminde bizim arkadaşlarımızla oluşturduğumuz ekiple sabahlara kadar nöbetleşerek insanlardan gelen taleplere nasıl cevap verebiliriz veya bu süreçte onlara nasıl moral ve motivasyon sağlayabiliriz düşüncesiyle sürekli nöbet tutarak böyle bir çalışma gerçekleştirdik. Tüm samimiyetimle söylüyorum bazen gözlerimiz dolduğu anlar, ağladığım anlar olmuştur. Hep birlikte ağladığımız anlar olmuştur. Bu duygu yoğunluğunu biz iç içe yaşıyoruz. Hepimiz ortak bir duyguyu iç içe geçirmiş bir şekilde yansıtıyoruz birbirimize ve ben şunu savunuyorum “ Sevgi öyle büyük bir olgu ki birbirinizi sevmeden başkasına bu sevgiyi aktaramıyorsunuz” yani bu çemberi öncelikle kendi aranızda oluşturmak zorundasınız. Bu sevgiyi kendi içinizde oluşturamıyorsanız dışarıya taşıma şansınız da olmuyor. Ben özellikle Ahbap Aydın’da bu sevgi çemberinin oluştuğuna çok inanıyorum. Çünkü bire bir yaşıyor ve buna tanık oluyorum. Tüm gönüllülerimizle birlikte ve bu sevgi çemberini bütün yardıma ihtiyacı olan insanlara yardımlaşma ve dayanışma anlamında başka insanlara taşıdığımızı çok net bir şekilde görüyorum. Bunun için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Dediğim gibi ben çok mutluyum bu platformda olduğum için. 

Aras’ın adını yaşatmak için çalışıyorsunuz, duygularınızı alabilir miyim? 

Aras’ın ismine Kars’ta bir kütüphane açmaya karar verdik. Çok güzel bir kütüphane açtık. O esnada ben Haluk Levent'le görüştüm. Sağ olsun o da bütün desteğini vereceğini söylemişti. Maddi olarak değil kitap olarak. Çünkü ben kitap satış gelirlerini Aras için kullanacağım için o kütüphaneyi kullanmaya karar verdim. Çünkü o bizim hakkımız değildi başka çocukların hakkıydı. Kütüphane açalım kitap desteği vermek isteyenler kitap göndersinler dedik. Türkiye’nin her yerinden on binlerce kitap geldi. Ve her kitabı açtığınızda kitapların içine iliştirilmiş onlarca mektup geldi. Ve hepsi Aras’a yazılmıştı. O kadar mutlu olmuştum ki ve o güne kadar kütüphaneyi açana kadar çok kötü hissediyordum kendimi. Kütüphaneyi açtıktan sonra çok büyük bir yük kalktı üzerimden. Şu an kütüphanemiz Kars’ta hala daha faaliyetlerini sürdürüyor. Çocuklarımız oraya gidip kitaplarını okuyor. Ödevlerini yapıyorlar bilgisayarlar da kurduk oraya. Daha sonra Kuşadası Belediyesi çok büyük bir yüreklilik göstererek Aras’ın ismini bir parka verdi. Orada bir engelli parkı var ayriyeten bir çocuk parkı yapıldı. Açılışı için de Ahbap'la birlikte çalışmalarımız olacak. Şu an pandemiden dolayı açılışı erteledik ama ileride olacak. Açılışa bütün engelli çocuklarımızı, dezavantajlı çocuklarımızı davet edip onlara o gün belki hayatlarında mutlu olamadıkları kadar mutlu edebilecek bütün imkanlarımızı sunup onlara o gün hayatlarının en güzel gününü yaşatmak istiyoruz. Çünkü artık yas tutmak değil. O kapandı. Artık karaları bağlayıp köşeye çekilmektense başka çocukların hayatlarına dokunmayı başka çocukları mutlu etmeyi düşündük. Güzel olacağına inanıyorum çünkü çok ciddi bir destek var. 

Yardım ettikten sonra da takip etmeye devam ediyor musunuz?

Ben şuna inanıyorum; yardıma ihtiyacı olan insanlara, engelli çocuklara bir koridor oluşturduğumuzu düşünüyorum.  O köprüyü çok iyi bir şekilde oluşturduğumuzu düşünüyorum. Bunları yaparken de açıkçası hiç eziyet çekmedim, yorgunluk hissetmedim. Çok da mutlu ediyor beni çünkü başka insanların hayatlarına dokunmak, hayatlarının değişmesini dönüşmesini görmek, seyretmek ve takip etmek beni çok mutlu ediyor. Biz bununla da kalmıyoruz mesela birine yardım ettiysek gidip onların hayatlarını tekrar kontrol ediyoruz, gözlemliyoruz. Olumsuz bir durum olduğunda tekrar müdahale ediyoruz. Çünkü kalıcı bir çözüm üretmek zorundayız.  

“BU BENİM HİKAYEM DEĞİL”

 Bu anlattıklarımın bütününde ben yokum onu söyleyeyim. Bu benim hikayem değil tamamen Aras’ın hikayesi. Beni ben yapan Aras oldu çünkü. Yani eğer ben bir şey yaptıysam bu tamamen onun sayesinde oldu. Bunu kabul ediyorum her zaman da söylüyorum. Şu da var belki Aras yaşıyor olsaydı şu an aramızda olacaktı, koşuyor, eğleniyor olacaktı tabi ki bunu tercih ederdim. Ama sıradan bir insan olacaktım belki bir düşküne, bir öksüze ya da hasta bir çocuğa yardım etmeyecektim. Ben Ahbap Platformunda olup insanlara yardım etmeyi çok sevdim. Dilerim tüm insanlarımızın yüreğinde sevgi tanecikleri filizlenir. Bizi yalnız bırakmaz ve insanlara hep birlikte yardım ederiz. 

artik-yuzlerce-aras-var-tek-haber-172989-708b79700a09fd95521fd76c6cfc4373.jpegartik-yuzlerce-aras-var-tek-haber-172989-df4a13407817f54097ec1cb211de32ad.jpegartik-yuzlerce-aras-var-172989-a26ac7a666b310b368b3a1e2f05ff416.jpgartik-yuzlerce-aras-var-172989-d907094ec3675656ed24983f1c4858fb.jpg
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.