“Asatoma mā sad gamaya!..”

Abone Ol

Dünya sinema tarihinin kült filmlerinden olan ‘Matrix’in müziğine kulağı aşina olan ve esasen insanlığın gelmiş, geçmiş ve gelecek sanat külliyatına da ‘En önemli eserlerden’ olarak kaydettirilmesi gereken bu başyapıtı unutamayanlar için bu köşe yazısının başlığı aslında çok da anlaşılmaz değil.

Asato ma sad gamaya; “Bizi cehaletten bilgiye götür” anlamına geliyor.

İranlı ünlü düşünür Ali Şeriati de misalen ne diyor bu konuda; “Okuyun çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor!”

Mürekkebin akmadığı emperyalizmin mükellef sofrasını andıran coğrafya dünden bu güne neresi peki? Kimlerin kanı nerelerde oluk oluk toprağa karışıyor?

Günümüzde artık yapay zekaya köşe yazısı ya da haber metni yazdırmak bizim meslek kategorisine dönük olarak da bakacak olduğumuzdaysa işin kolayı ancak ‘kazın ayağı öyle değil!’

Bizim özünde kamu menfaatini öncelediği için kutsal olarak addettiğimiz mesleğimizi bu nedenle baside indirgeyenler, birkaç site, instagram sayfaları açıp palazlanarak bu işi hakkıyla yaptığı kanaatine öyle ya da böyle varanlar da çok yanılıyor ancak işin aslında bu kadar kolay olmadığını öyle ya da böyle kendileri bir gün yaşayıp öğrenecekler…

Biz Aydın’ın mesleki zorunluluğumuz gereği nabzını tutanlar olarak elbette yeri geliyor bir kuytu ormanda yitip giden ‘Alis’i ‘Harikalar Diyarı’na sürükleyenin ne olduğunu da öyle ya da böyle çok iyi biliyoruz.

Bilmek de zorundayız ki bu şehirden size haber verebilelim.

Fakat siz bazı kurumların içerisinde müdür ve sıralı amirlerin en yakınlarına konuşlanmış görünenlerin bize neleri jurnallediğini ve bizim sırf ‘Kamu Menfaati’ taşımıyor, ‘Aydın’a faydası yok!” diye neleri görmezden gelerek haberleştiremediğimiziyse bilemezsiniz.

Evet bu pozitif bir otosansürdür.
Kaldı ki internet yasası kapsamında tiraj ve hit bizim için artık hayati derecede önemli olsa da yerinde sırf bu şehrin aydınlık yarınları adına bazı trajik gerçeklerin üzerine set de çekebiliyoruz.

Kimilerinizin bunu neden böyle yaptığımızı havsalası da almaz!
Örneğin geçtiğimiz süreçte Efeler İlçe Müftülüğü’nde patlak veren zekat parasıyla araç alınması konusunu bile girsek mi girmesek mi diye insanların maneviyatına halel getirebilir miyiz kaygısıyla adeta kılı kırk yararak yazdık.

Yeri gelir hiç bilmesek, hatta önünden geçmesek bile bazı kurumlarımızdaki neyin ne olup bittiğine mutlaka en yalın, en şeffaf ve hatta hiç ummadığımız yönleriyle iftira ve dezenformasyonla da harmanlanarak öğrenmemiz, bilgi sahibi olmamız için yığınla veriye bile sosyal medyalarımıza dadanan ‘Fake’ hesaplardan maruz kalırız.

Uğur Mumcu gazeteci yöneticiliği için bir sanattır der!..

Hakikaten de öyledir. Çünkü yerinde toplumun gündemini belirleyip günlerce bazı konuları konuşmasına vesile oluyoruz.

Bu vesileyle yerinde olumlu farkındalığa yol açarak kimi sorunların çözümünde de doğrudan doğruya köprü vazifesi de görüyoruz.

Bu bakımdan biz Aydın’da kaleminin ucunu özünde yalnızca kamu menfaatine sabitlemiş gazeteciler olarak; Alkışın değil hesabın, reklamın değil bu ilin yarınları adına yalnızca gerçeğin peşindeyiz.

Şehrin üstü örtülen yaralarını “aman şimdi sırası mı?” denilerek karanlıkta bırakmak da bu açıdan bakıldığında kimseye iyilik değildir.

Bazı yöneticilereyse sözümüz şudur;
Eleştiriden korkmayın. Çünkü eleştiri düşmanlık değil, aynadır. Aynaya küserek yüzünüzdeki kiri silemezsiniz.

Ve asla unutmayın ki; Gerçek gazeteciler bu şehrin aynasıdır!