AYÇEP Seçimlerinde hile iddiası 

AYÇEP Seçimlerinde hile iddiası 

Aydın Çevre ve Kültür  Platformu Derneği’nin (AYÇEP) meşru yönetim kurulunda bulunan 4 üye, 29 Aralık 2019’ta yapılan Genel Kurulun iptaliyle ilgili dava açtı. 

A+A-

MURAT TAN- AYÇEP’in meşru yönetim kurulu üyeleri Gönül Hastaoğlu, Hicran Danışman, Selami Yaşar Öztürk ile Ahmet Uslu, 29 Aralık 2019’ta yapılan AYÇEP Genel Kurulunun iptaliyle ilgili 6 Ocak’ta Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 2020/2 Esas numaralı dosyası dava açmalarının ardından sürecin perde arkasıyla ilgili olarak ortak deklarasyon yayınladılar. Deklarasyonda Genel Kurul’da usulsüzlük yapıldığına dikkat çekilerek, dernek üyesi olmayan 5 kişinin yasaya ve tüzüğe aykırı olarak oy kullandığının tespit edildiği belirtildi. 

VERGİLİ’Yİ TOPA TUTTULAR

Yaşam savunucuları olarak Genel Kurulun iptaline ilişkin dava açmak zorunda kaldıklarını belirten AYÇEP Yönetim Kurulu üyeleri, aldıkların kararın gerekçesiyle ilgili olarak yaptıkları açıklamada, kongrede karşı listeye karşı 3 oy farkla kazanan mevcut AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili’nin ekoloji mücadelesini “tek adam rejimi”ne büründürdüğünün altını çizdiler.  Ekoloji mücadelesinin kişilerin egolarını tatmin etme alanı haline gelmesine ya da kişisel çıkar sağlama zemini olarak görülmesine asla izin vermeyeceklerini belirten AYÇEP’in meşru yönetim kurulu üyeleri, 29 Aralık 2019’da usulsüzlüklerle dolu bir Genel Kurul süreci yaşandığını da vurgulayarak Vergili’yi topa tuttular. 

“DİĞER ÜYELERİN EMEĞİNİ YOK SAYIYOR”

AYÇEP Yönetim Kurulu üyelerince, 29 Aralık 2019’daki Genel Kurul’a iki listeyle gidildiğini belirtildiği deklarasyonda, “Bunun tek nedeni ise derneğin kurulduğu günden bu yana başkanlığını yürüten Mehmet Vergili’nin, oturduğu koltuktan ayrılmak istememesidir! Genel Kurul öncesi yapılan son yönetim kurulu toplantısında, Mehmet Vergili’nin, 6 yıldır, yani dernek kurulduğundan bugüne kadar derneğimize başkanlık etmesi karşısında daha demokratik bir mücadele hattı örebilmek adına dernek başkanlığının aynı kişi tarafından en fazla 2 yıl yapılması, bu hususun Genel Kurul’a önerilmesi gündem olarak tartışılmıştır. Bu gündemin tartışılmasında Vergili’nin, başkanlığında geçen yıllar içerisinde kolektif çalışmadan uzak, başına buyruk ve üstten yaklaşımı, diğer üyelerin emeğini yok sayıp sadece kendi emeğini öne çıkararak derneğin kurumsal kimliğini geri plana atması ve dernek kendisine aitmişçesine takındığı tavır da etkili olmuştur” ifadelerine yer verildi. 

“İKNA ÇALIŞMALARI KARŞILIKSIZ KALMIŞTIR”

Eleştiriler karşısında M. Vergili’nin, ‘derneğe en iyi kendisinin başkanlık yaptığını ve yapacağını’ iddia ettiğini belirten AYÇEP Yönetim Kurulu üyeleri, “Yaklaşık bir ay boyunca kendisine, ‘Başkanlık dönüşümlü olsun, kurumsal kimliğimiz ön plana çıksın, derneğin bir kişiyle Özdeşleştirilmesi kurumsallığa zarar verir’ tarzında yapılan tüm ikna çalışmaları karşılıksız kalmış, kendisinin başkanlığı dışında hiçbir seçeneğe de yanaşmamıştır. Sonuç olarak M. Vergili, Dernek Yönetim Kurulu’nun kararını tüzüğe de aykırı şekilde kabul etmeyerek Genel Kurul’da ayrı bir liste çıkarmıştır. Çıkarılan bu ayrı liste, koşulları gereği mücadelenin içerisinde aktif görev alamayan hatta mücadele süreçlerinde adı ilk kez duyulan kişilerden oluşmuştur. Bu süreçte de bölünme anlamına gelecek tavırların Ayçep’e ve çevre mücadelesine zarar vereceği kendisine defaten anlatılmaya çalışılmıştır” denildi. 

“GENEL KURUL SABOTE EDİLMİŞTİR”

Vergili’nin de içinde olacağı tek liste ile Genel Kurul’a gidilmesi teklifinin “illa ben başkan olacağım” dayatmaları nedeniyle karşılıksız kaldığının belirtildiği deklarasyonda, “Bu noktadan sonra artık iki liste ile seçime gidilmesinden başka bir yol da kalmamıştır. Genel Kurul’dan evvelki yönetim kurulu tarafından oluşturulan liste, bugüne kadar verilen ekoloji mücadelesinde aktif olarak emek veren kişilerden oluşturulmuş, M. Vergili’nin de emekleri asla göz ardı edilmeyerek ismi listeye eklenmiştir. Kendisi “illa başkanlık” diyerek ayrı bir liste çıkarmış olmasına rağmen Genel Kurul günü dahi ayrışmamak adına ismi listeden çıkarılmamıştır. Yani her iki listede de M.Vergili’nin ismi vardır. Maalesef usulsüzlüklerle dolu bir Genel Kurul süreci yaşanmıştır. M. Vergili’nin önerdiği divan başkanı, Genel Kurul’u adeta sabote etmiş, kimsenin konuşmasına, mücadele süreçlerini değerlendirmesine, gelinen noktayı tartışmasına fırsat vermeden apar topar seçime geçilmesi için bir çaba içerisinde olmuştur. Baştan sona usulsüz yapılan ve divan başkanının taraflı tavrı ile son derece verimsiz geçen Genel Kurul sonucunda 3 oy farkla M. Vergili’nin önerdiği liste kazanmıştır” ifadelerine yer verildi. 

“SEÇİME HİLE KARIŞMIŞTIR”

Genel Kurul’dan bir gün sonra ise oy kullanan üye listesine sonradan eklenen isimlerin fark edildiği ve dernek üyesi olmayan 5 kişinin yasaya ve tüzüğe aykırı olarak oy kullandığının tespit edildiğinin belirtildiği deklarasyonda, “Üye olmadığı halde oy kullanan dört kişinin M.Vergili’nin çağrısıyla onun lehine olacak şekilde gelip oy kullandıkları, birinin ise Genel Kurul günü M.Vergili’nin listesindeki bir üye tarafından yönetim kurulu kararı olmaksızın usule aykırı bir şekilde üye defterine isminin yazıldığı bu kişilerin kendi beyanlarıyla ortaya çıkmıştır. Yani seçime hile karışmıştır. Yani Genel Kurul’da “seçilen” yönetim kurulu meşru değildir. AYÇEP’in ve ekoloji mücadelesinin zarar görmemesi adına bu hususlar kamuoyuna yansıtılmamış, kendisine bu hukuksuzluğun giderilmesi için diyalog çağrısında bulunulmuştur. Seçimin usulsüz bir şekilde yapıldığı gün gibi ortadayken tüm yapıcı diyalog çağrılarına kayıtsız kalınması üzerine usulsüzlüğün hukuki yollarla giderilmesi için girişimde bulunmaktan başka bir yol da bırakılmamıştır” denildi. 

“KİŞİSEL ÇIKAR ZEMİNİ GÖRÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Söz konusu gerekçelerle 6 Ocak’ta Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/2 Esas numaralı dosyası ile Genel Kurul’un iptali istemli dava açılmak zorunda kalındığını belirten AYÇEP yönetim kurulu üyeleri, “Belirtmek isteriz ki dava süreci, AYÇEP’in meşru yönetim kurulu üyeleri olarak bizlerin, şehrimiz ve ülkemizdeki ekoloji mücadelesine yönelik çabalarımızı asla sekteye uğratmayacaktır. Ekoloji mücadelesinin “tek adam rejimi”ne bürünmesine, kişilerin egolarını tatmin etme alanı haline gelmesine ya da kişisel çıkar sağlama zemini olarak görülmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu vesile ile sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına dair mücadelemizi, dost ekoloji örgütleriyle ve tüm yaşam savunucusu dostlarımızla birlikte çoğalarak devam etmekteki kararlılığımızı bir kez daha vurgulamak isteriz” ifadelerine yer verdi. 


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum