Aydın Hedef Gazetesi'nden Murat Tan'ın haberine göre; Devlet Su İşleri (DSİ) 21. Bölge Müdürlüğü tarafından 24 Temmuz günü imzalanan sözleşme kapsamında, Muğla’daki Dalaman Çayı’ndan Aydın Büyük Menderes Havzası’na bağlı Akçay alt havzasına sulama suyu aktarımı için Hidroloji Planlama Raporu hazırlandı. Hayata geçmesi için ilk resmi adımın atıldığı projeyle ilgili değerlenmelerde bulunan Su Politikaları Derneği (SPD) Başkanı, DSİ eski yöneticisi ve Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, havzalar arası su transferiyle ilgili kararların yalnızca mevcut duruma değil, gelecekte yaşanabilecek en olumsuz senaryolara göre alınması gerektiğini belirtti. Artan iklim değişikliği etkisi veya geliştirilebilecek ilave projelerin Aydın’daki alıcı havzadaki su talebini arttırabileceğine de değinen Yıldız, “Bu nedenle havzalar arası su transferinin en olumsuz koşullara göre senaryolar oluşturulup incelenmesi gerekir” dedi.

“ÜZERİNDE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR KARAR”
Konuya ilişkin değerlendirmesinde havzalar arası su aktarımının üzerinde ciddi şekilde düşünmesi gerektiğine dikkati çeken Yıldız, “Dalaman Çayında olduğu gibi bir havzanın suyunun beşte birinin 30 kilometre uzunluğundaki bir tünel yatırımı yapılarak başka bir havzaya transfer edilmesi kararı üzerinde düşünülmesi gereken bir karardır. Transfer edilecek olan su gelecekte bu miktarın da üzerine çıkabilir. Artan iklim değişikliği etkisi veya geliştirilebilecek ilave projeler alıcı havzadaki su talebini arttırabilir. Transfer edilmesi planlanan su ve gelecekte su talebindeki olası artışlar, suyu veren havzada ekonomik ve sosyal bazı sorunlar yaratabilir. Bu nedenle havzalar arası su transferinin en olumsuz koşullara göre senaryolar oluşturulup incelenmesi gerekir” diye konuştu.

“SOSYAL SORUNLAR YAŞANABİLİR”
Gerekli tedbirler alınmazsa, suyunu paylaşan havzada ekonomik kayıplar ve sosyal sorunlar yaşanabileceğini belirten Yıldız, “Ayrıca havzalararası su transferi projelerinin her iki havzada da teknik, çevresel ve sosyal koşulların orta ve uzun vadeli değerlendirmeleri yapıldıktan sonra gündeme gelmesi gerekir. Gerekli tedbirler alınmazsa, suyunu paylaşan havzada ekonomik kayıplar ve sosyal sorunlar yaşanabilir. Hazırlanacak Hidroloji Planlama Raporunda ve konuyla ilgili hazırlanacak diğer raporlarda bu hususların detaylı bir şekilde inceleneceğini ve kamuoyu ile paylaşılacağını umuyorum. Bir havzanın su potansiyelinin öncelikle havzası içerisinde en verimli şekilde değerlendirilmesi esas olmalıdır. Bu değerlendirme yapılırken havza su potansiyelinin öncelikle havzanın kendi su ihtiyacını karşılanması için kullanılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“İÇME SUYU PROJELERİ ÖNCELİKLİ OLMALIDIR”
Batı Akdeniz Havzası Su Tahsis Planı ve Eylem Planı Raporunda su kaynaklarının havza ve sektörel alt havza ölçeğinde paylaşımının sağlanması esasının yer aldığını da hatırlatan Yıldız, “Onaylanan bu Su Tahsisi Planında “Bodrum Alt Havzasında özellikle Fethiye,Milas ve Bodrum ilçelerinin yazlık turizmin neden olduğu yüksek içme suyu ihtiyaçları için alternatif su kaynaklarının belirlenmesi “ kararı bulunmaktadır. Planda ayrıca “Havzada ekonomik ve teknik olarak yapılabilmesi koşuluyla mevcut barajlardan içmesuyu sektörüne su temini sağlanması da önerilmektedir. Bu nedenle onaylanan planda bu ihtiyaçtan söz edilirken öncelikle havza içindeki içme suyu projelerine öncelik verilerek su tahsisi yapılmalı daha sonra havzalararası su tahsisi değerlendirmeye alınmalıdır. Zorunlu hallerde havzalar arasında su aktarma için her iki havzada da gerekli şartlar sağlanmış olmalıdır” dedi.

MUĞLA’DA TARTIŞILIYOR
Hatırlanacağı üzere İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Muğla Temsilciliği’nden de geçtiğimiz Haziran ayında projeye ilişkin yapılan açıklamada Dalaman Çayı’ndan Aydın’a su tahsisine yönelik planlamaların yalnızca teknik değil, çevresel ve toplumsal etkiler de gözetilerek çok yönlü ele alınması gerektiği vurgulanmıştı. Yapılan açıklamada, yerel halkın ve tüm paydaşların karar alma süreçlerine aktif şekilde dahil edilmesinin lüzumuna da dikkat çekilmişti. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (MUSKİ) projeye ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamadaysa söz konusu tünel projesine ilişkin olarak teknik, hukuki ve uygulamaya yönelik net bir karar olmadığı belirtilerek, henüz yatırım programlarına resmi olarak alınmadığı hatırlatılmıştı.





