Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mücahit Avcil’in, ilde sık sık şikayet konusu olan ‘Bıçak Parası’ iddialarıyla ilgili olarak halihazırda devam eden toplamda 30 ayrı dosyaya yönelik aralarında doktor, asistan ve sekreterin bulunduğu 35 görevliyle ilgili soruşturmalarının sürdüğünü açıklaması kamuoyunda büyük dikkat uyandırdı. Prof. Dr. Avcil’in soruşturma sürecine ilişkin kamuoyuna yaptığı bilgilendirmeyle ilgili olarak Aydın Tabip Odası Başkanı Rıza Akdeniz de yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadelere yer verdi.
Açıklamalarında, ADÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görevine devam ettiği esnada hastalardan bıçak parası istediği yönündeki şikayetler üzerine 2025’in Eylül ayında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Aydın Tabip Odası’nın eski Başkanı Prof. Dr. Osman Nuri Aydın’ın durumuna da açıklık getiren Başkan Akdeniz, “Osman Nuri Aydın davası rüşvetten irtikap suçuna çevrildi ve soruşturma şu anda devam ediyor. Soruşturma devam ederken bizim de ayrıca disiplin soruşturmamız da sürüyor. Kendisi dilekçesini verdi ve biz de soruşturmayı Türk Tabipler Birliği üzerinden yürütüyoruz” dedi.

“BİZİM ONUR KURALLARIMIZ VAR”
Aydın Tabip Odası olarak onur kurallarına sahip olduklarını belirten Akdeniz, “Bizim onur kurullarımız var. Deontolojik açıdan tıbbi hataları ya da bu tür istismarlar bize bildirildiği zaman araştırıyoruz. Bu bildirimler ister CİMER üzerinden olsun, ister bir ceza davası kapsamında mahkemelerden gelsin fark etmez. Mahkemelerde herhangi bir ceza verildiğinde, aynı zamanda olayın deontolojik yönden incelenmesi için bize de yazı gönderilir” dedi.

“BİZ DE GEREKLİ SORUŞTURMAYI BAŞLATABİLİRİZ”
Her meslekte olduğu gibi tıp alanında da kötü örneklerle karşılaşılabileceğinden söz eden Akdeniz, “Aynı şekilde, üyemiz olsun ya da olmasın, böyle bir durumun ispatlanması halinde Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi de bu konuyu bize iletebilir ve biz de gerekli soruşturmayı başlatabiliriz. Biz bu tür durumlara tepki gösteriyoruz. Yani camiamızda kimse böyle bir şey yapmaz gibi bir yaklaşımımız yok. Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de iyi ya da kötü örnekler olabilir. Bize bu süreçlerden önce de başvurular gelebilir. Hastalar CİMER’e başvuruyor, oradan bize yönlendirilen dosyalar oluyor. Aynı şekilde Sağlık Müdürlüğü’nden gelen dosyalar da var. Tıbbi hata olduğu iddia edilen tüm başvurular titizlikle araştırılıyor. Şikâyetler olduğunda elbette bunların tamamı incelenir ve gerekli değerlendirmeler yapılır” ifadelerine yer verdi.

“BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜYLE KARŞILADIK”
ADÜ Başhekimi Avcil’in açıklamalarına da cevap veren Akdeniz, “Hekimlik onuru, sistemsel hatalara kurban edilemez. 14 Mart Tıp Haftası, sağlık emekçilerinin özverisini, bilimin yol göstericiliğini ve toplum sağlığına adanmış hekimlik değerlerini hatırlamak ve güçlendirmek için önemli bir haftadır” ifadeleriyle zamanlamadan dolayı sitemini dile getirdi.

“HEKİMLİK MESLEĞİ KUTSAL BİR KAMU HİZMETİDİR”
Sağlık hizmetinin esaslarıyla ilgili konuşan Akdeniz, “Aydın Tabip Odası olarak bizler; sağlığın ticari bir meta değil, devredilemez bir insan hakkı olduğuna inanıyoruz. Hekimlik mesleği, piyasa koşullarına ve popülist söylemlere hapsedilemeyecek kadar kutsal bir kamu hizmetidir. Bizim önceliğimiz; Her yurttaşın eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti alması, şiddetten arındırılmış, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve çalışma koşulları, Tıbbi deontolojiye sadakat ve mesleki bağımsızlıktır. Sağlık hizmeti, bireysel ithamlar ve genellemeler üzerinden değil; bilimsel veriler, etik ilkeler ve kamusal sorumluluk temelinde tartışılmalıdır” dedi.





