Vakıflar Genel Müdürlüğü, tarihin tozlu raflarına yönelik dev arşiv çalışmasıyla Türkiye’nin ilginç vakıflarını gün yüzüne çıkardı. Listede Aydın’da kurulan iki vakfa da yer verilirken titizlikle yürütülen arşiv çalışması, Anadolu’nun yardımlaşma kültüründeki eşsiz örnekleri de kamuoyuyla buluşturdu. Tarihte kurulan ilginç vakıflar arasında, Aydın Sultanhisar’daki Atça’da 1860 yılında kurulan ‘Sıcakta Sebillere Kar Koyan Vakıf’ ile kuruluşu 1742 olarak gösterilen il merkezindeki “Cami ve Minareleri Aydınlatan Vakıf’ da dikkat çekici bulundu.

HER GÜN KATIRLA KAR GETİRİLİYORDU
Vakıflar Genel Müdürlüğünce geride kalan süreçte tamamlanan kapsamlı arşiv taramaları sonucunda tarihte kurulan ‘İlginç Vakıflar’ tek tek listelendi. Listedeki Atça’da 1860 (Hicri 1277) yılında Ali Ağa bin Hüseyin bin Mahmud Ağa bin Hüseyin Ağa bin Mahmud Ağa tarafından kurulan vakıf, o dönem ildeki sosyal yardımlaşmanın en güzel örneğini yansıtması bakımından kayda değer bulundu. ‘Sıcakta Sebillere Kar Koyan Vakıf’ adıyla kayıtlara geçen kuruluş, Atça’nın kavurucu yaz sıcaklarında halkın imdadına yetişti. Vakıf şartnamesine göre, yaz aylarında her gün bir katır yükü kar satın alınarak yine hayır sahibi tarafından tarafından yaptırılan kasaba camisinin sebilhanesine döküldü. Yöre halkının ve yoldan geçenlerin o dönem buz gibi soğuk suya ulaşmasını sağlayan vakıf, ecdadın insanı merkezine alan yardımseverliğini bir kez daha tescilledi.

CAMİ VE MİNARELER ASIRLARCA AYDINLATILDI
Aydın’da kurulan ilginç vakıflar arasındaki diğer önemli kuruluşsa 1742 yılında il merkezinde faaliyetlerine başlayan Ahmed İbni Süleyman Efendi Vakfı oldu. Arşiv taramalarındaki bilgilere göre, ‘Cami ve Minareleri Aydınlatan Vakıf’ olarak kayıtlara geçen kuruluşun temelleri Süleyman Efendi’nin gördüğü rüya üzerine atıldı. Söz konusu vakıf vasıtasıyla Süleyman Efendi başta kendi yaptırdığı cami olmak üzere Aydın’ın merkezinde bulunan Cami-i Kebir (Büyük Cami), o dönemki Pir Hasanlar Mahallesi’ndeki Alihan Efendi, Göllüce’deki Ahmed Efendi, Koynak Mahallesi’ndeki Hamza Beşe ve Cevizdibi Mahallesi’ndeki El-Hacc Mustafa ve Tutuncalı camileriyle minarelerinin aydınlatılması için kandil, yağ, mum ve işçilik masrafı dahil tüm giderleri eksiksiz üstlendi. Vakıf senedine eklenen şartnameyle Aydın’ın karanlık gecelerinde cami ve minareler uzun yıllar boyu aydınlatıldı. Süleyman Efendi’nin o dönem yörede nur yüzlü ve bembeyaz sakalıyla dünyaya gülümseyerek veda ettiği de rivayet olunurken, vakıf şartı nedeniyle vefatından sonra da cami ve minarelere ışık olmayı sürdürdü.

AYDIN’DAKİ ‘KORUK SUYU’ HAYRI DA ŞARTNAMEDEN KAYNAKLI
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün titizlikle yürüttüğü dev arşiv çalışması, Aydın’ın tarihsel süreçteki yardımlaşma kültürü konusunda da kadim merkezlerden olduğunu ortaya koydu. Ecdadın geçmiş dönemlerdeki insan odaklı yaklaşımları, devletin arşivlerinde de günümüze kadar yerini aldı.
Öte yandan Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkililerinden ilde Osman döneminde kurulan çok sayıda vakfın, şartnameleri çerçevesinde çağa uyarlanarak sosyal yardım faaliyetlerinin titizlikle sürdürüldüğü öğrenilirken, geride kalan yaz ayında kentin farklı noktalarında buz gibi soğuk koruk suyu dağıtımının da bu kapsamda olduğu bildirildi.





