Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Aydın’ın Efeler ilçesinde 25 Aralık 2009 kaybolan 45 yaşındaki Kenan ve 37 yaşındaki Sinan Demirhoş kardeşlerin dosyası, 16 yıl sonra canlı yayında ortaya çıkan gerçeklerle gündemin merkezine oturdu. Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme programına konuk olan kayıp erkek kardeşlerin ailesinin şüpheleriyle birlikte polis ekipleri bir kişiyi gözaltına aldı.
ŞÜPHELERİN ODAĞINDA YÜCEL Ç. VAR
Programda konuşan kayıp Kenan Demirhoş’un eşi Nursel Hanım ve Didem Arslan Yılmaz, kayıp kardeşlerin Yücel Ç. isimli kişinin sorumluluğunda olabileceği üzerinde dururken, Sinan'ın kaybolma gününden önce bomba patlatacağını ve define bulduğunu söylediği ifadeler ortaya çıktı.
Röportajlarda polis ekiplerinin Yücel Ç. hakkında yaptığı araştırmalar, telefon trafiği, Sinan ile olan ilişkisi ve kaybolma günü Kenan'ı görmediğini iddia etmesi gibi detaylar paylaşıldı. Öte yandan, iki kardeşin araba almak için yola çıktıkları ve Yücel'in bu parayı tenezzül edebilecek bir karakterde olduğu iddiası da gündeme geldi.
ANNE YILLARCA GELEN ESRARENGİZ TELEFONLARI ANLATTI
Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu programda dile getirilen ifadeler, kamuoyuna yansımayan birçok kritik detayı ortaya çıkardı. Canlı yayında konuşan anne Ümmü Demirhoş, yıllardır gecenin bir yarısı gelen ve karşı tarafın konuşmadan yalnızca ağladığı telefon aramalarından bahsetti. Ümmü Demirhoş, bu aramalarda "Oğlum Kenan mısın, Sinan mısın?" diyerek dakikalarca yalvardığını, karşı tarafın ise sadece ağlayarak telefonu kapattığını söyledi. Aile, bu aramaların çocuklarından geldiğini düşündüğünü ancak hiçbir zaman net bir cevap alamadığını dile getirdi.

“CEZAEVİNDE SÜREKLİ AĞLIYORDU”
Yayında en dikkat çeken noktalardan biri, fidye mektuplarını yazdığı gerekçesiyle ceza alan Yücel Ç.’ye ilişkin yeni iddialar oldu. Programda paylaşılan bilgilere göre Yücel Ç., Demirhoş kardeşlerin kaybolmasından sonra "Ben yapmadım ama bu işte parmağım var" ifadesini kullandı. Cezaevinde birlikte kaldığı bir mahkûmun annesi de yayına bağlanarak, Yücel Ç.’nin cezaevinde sürekli ağladığını ve olayla ilgili vicdan azabı yaşadığını kaydetti.
SON SİNYAL İNCİRLİOVA’DAN
Canlı yayında ayrıca Kenan Demirhoş'un cep telefonunun son sinyal verdiği noktanın Aydın'ın İncirliova ilçesine bağlı Hacıaliobası köyü olduğu tekrar gündeme getirildi. Yayında, Yücel Ç.’nin de aynı bölgede saatlerce bulunduğu iddiası dile getirildi. Bu durum, "Tesadüf mü, örtüşme mi?" sorusunu akıllara kazıdı. Programda, Yücel Ç.’nin tek başına mı hareket ettiği yoksa başka kişiler adına mı bu sürecin içinde yer aldığı sorusu sık sık tekrarlandı. Yayına katılan aile fertleri ve yakınlar, iki yetişkin erkeğin aynı anda ortadan kaybolmasının tek kişilik bir planla açıklanamayacağını savundu. Yayında dile getirilen ifadeler, Demirhoş kardeşler dosyasında soruşturmanın yeniden derinleştirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
AYDIN POLİSİ ANTALYA’DA YAKALADI
Soruşturma kapsamında Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, harekete geçerek Yücel Ç.’yi Antalya’nın Kaş ilçesinde yaptıkları operasyonla yakalayarak Aydın’a getirdi. Çeşitli suçlardan da aranması olduğu öğrenilen Yücel Ç., Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından kapalı cezaevine gönderildi.
Demirhoş kardeşlerin akıbetine ilişkin soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.





