Aydın Hedef Gazetesi'nden Özge Çümlek'in haberine göre; Sanayi Sitesi’ne 29 yıl önce çırak olarak gelen Levent Özkan, ustasının dükkanını devraldı. Küçük yaşlarda bu mesleğe hevesli başladığını söyleyen 41 yaşındaki Özkan, “Ben ilkokul mezunuyum. 12 yaşında çırak olarak ilk bu dükkana geldim. Zaman içerisinde mesleğe tutundum, sevdim ve yükseldim. En sonunda ise çıraklığını geçirdiğim dükkanın sahibi oldum. Şu an ise iki tane çırak yetiştirdim ve ikisi de kalfalık belgelerini aldı” ifadelerini kullandı.
“TORNACILIK, ALTIN BİR BİLEZİKTİR”
Tornacılık mesleğinin öneminden bahseden Özkan, “Tornacılık, hayatın her alanında vardır. Gerçek bir altın bileziktir. Kullandığımız telefonların kalıbı bile tornadan çıkmadır, büyük emek ister ve bu meslek kesinlikle ölmez. Hatasının telafisi yoktur, tehlike riski birinci sınıftır” diye konuştu.

BAŞARILARI ZAMANLA İSMİNİ DUYURDU
Dükkanın zaman içerisinde ismini duyurduğunu anlatan Özkan, “Biz burada yıllar içerisinde büyüdük ve ismimizi duyurduk. Artık yaptığımız iş sadece sanayiye değil, tüm Aydın’a hitap ediyor. İlçelerden ustalarımız dükkanımıza geliyor, onların işini görüyoruz. Tornacılık, yüksek basınç, hidrolik hortum, alüminyum kaynak işleri yapıyoruz. Kullandığımız makinalar ise üniversal torna olarak geçer yani manueldir. Büyük fabrikalarda bilgisayarlı tornalar kullanılır ve seri üretim yapılır. Biz de işçilik daha ön plandadır. Seri üretim için uzun zaman harcamak gerekir” dedi.

ÇIRAKLIKTA YAŞ SORUNUNA DİKKAT ÇEKTİ
Kendi yetiştirdiği çıraklar haricinde genel olarak çıraklıkta yaş sorununu dile getiren Özkan, “Sanayideki dükkanlarda çalışan çırak sayısı gözle görülür derecede azaldı. Bizim zamanımızda çocuklar, 12 yaşında çırak olarak başlardı. Sabah erken saatte kalabalık bir grupla sanayiye akın ederdik. Şimdiki çocuklar ortaokulu bitirdikten sonra çalışmak için uğraşıyorlar fakat 15-16 yaşındaki gençlere bu işi öğretmek zor oluyor, etkili olarak öğrenemiyorlar. Biz adapte edemiyoruz. Çünkü yaşını almış oluyorlar ve söz geçirmesi de zor oluyor” ifadelerine yer verdi.





