Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Olay, 6 Mart 2024 tarihinde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi yolunda meydana geldi. Efeler-Üniversite arasında yolcu taşımacılığı yapan Süleyman Akbulut idaresindeki 09 M 0385 plakalı şehir içi Halk Otobüsü şoförün virajı alamayarak direksiyon hakimiyeti kaybetmesiyle yan devrildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Otobüste bulunan yolculardan 2’si ağır 27 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine sevk edilen ambulanslarla Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesi, Aydın devlet Hastanesi ve Atatürk Devlet Hastanesine sevke dildi. Devrilen otobüsün yoldan kaldırma çalışmaları sırasında yol kısa süreliğine tek şeritten devam etti. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
“BİLİRKİŞİ RAPORUNU KABUL ETMİYORUM”
Yaşanan kazanın ilk duruşması Aydın Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Otobüs sahibi sanık Özgür Gümüş, mahkemede verdiği ifadede 2009 model otobüsün fren sisteminde bir hata olmadığını dile getirerek bilirkişi raporunu kabul etmediğini dile getirdi. Gümüş, “24 Ocak 2024’te ben aracı periyodik muayene için çektim. Belli bir şikayet dile getirmedim ne gerekiyorsa yapın dedim. Okuduğunuz faturada geçen hususlar da ayrıntılı bilgiye sahip değilim. Araç tamirden çıktıktan sonra şoförden herhangi bir şikayet almadım. Eğer ciddi bir kusur olarak görünseydi zaten muayeneden geçemezdi.
Kaza olduğunda Süleyman Bey yanımda çalışmaya başlayalı yaklaşık 1 ay olmuştu. Kazadan önce kendisi araçla ilgili bir sıkıntı dile getirmedi. Yanımda çalışan tek şoför oydu. Onun çalışmadığı zamanlarda kendim çıkıyordum. Haftada 3 gün ben çıkıyorsam 4 gün Süleyman Bey çıkıyordu. Kazadan sonra da araç önceden muayene yapılan otomotive çekildi. Araç o gün çekiciden indirilirken frenler tutuyordu. Oradaki iş yeri sahibi Ahmet Bey’in ve ustalardan Durmuş Bey’in bana söyledikleri ‘yağ akmış olsa bile bu araçların fren sistemleri değişik, olay frenden kaynaklı değil’ şeklindedir. Yapılan tamirle ilgili yine fatura düzenlendi. Bilirkişi raporunu kabul etmiyorum. Fren sisteminde olan bir hata değil. Fren sistemindeki hata araç devrilince olmuş olabilir. Ustaların söylediği o şekildeydi. Fren sisteminden kaynaklı meydana gelmemiştir. Aracın ruhsat kapasitesi ayaktaki yolcular dahil 39’dir. Araçta ruhsatın izin verdiği ölçüde yolcu bulundurabilirsiniz. Araçta bulunan kişi sayısı 38’dir” dedi ve beraatini istedi.
Bilirkişi raporunda sanık Süleyman Akbukut’un hız kurallarına uymaması nedeniyle kusurlu olduğuna karar verilirken Süleyman Akbulut, verdiği ifadede motorların çalışmadığı ve frene bastığını fakat frenin tutmadığı iddia etti. Mahkemeye katılan 13 mağdurun ifadeleri de dinlendi.

“24 BİN LİRA FİZİK TEDAVİ MASRAFIM OLDU”
Kaza sırasında en arka koltukta olduğunu söyleyen Arzu Nur Öksüz, “Diz kapağım ve bileğim kırıldı. Araç devrilince ayaktaki yolcular üzerime devrildiler. Bu şekilde yaralandım. 2 ay boyunca ayağa kalkamadım. Sanığın hızlı araç kullandığını söyleyebilirim. Çünkü varyasyon başından itibaren pek gren kullandığını hissetmedim. Kasislerden de hızlı geçiyordu. Yolculardan kimsenin uyardığını duymadım. Kaza sırasında telefonla görüşüyordum. Kaza öncesinde ve sonrasında şoförden bir şey duymadım. Sanıklardan şikayetçiyim. Sadece 24 bin lira fizik tedavi masrafım oldu” dedi.
Olay sırasında şoför koltuğunun. 2 sıra arkasında oturduğunu dile getiren Büşra Sıla Çolak, “Viraja hızlı girmişti sonra da toparlanamadı. Frenin tutup tutmadığını bilemiyorum. Vücuduma cam parçaları batmıştı. Şikayetçiyim” dedi.
Arka tarafta sol köşede ayakta durduğunu kaydeden Eren İlhan Babatürk, “3. viraja geldiğimizde hızlı olduğumuzu fark ettim ve ‘abi yavaş’ demeye kalmadan devrildik. Olayda yaralanmadım. Şikayetçiyim” dedi.

“ÇALIŞAMADIM, ÜCRETİM KESİLDİ”
Olay günü KYK’da yeni işe başladığını aktaran Filiz Gedik, “İşten çıkışta otobüse bindim. Yolcu almaya başladı. Sol tarafta cam kenarında oturuyordum. Dönemeçte devrilince sol omzum ve elimden yaralandım. Çalışamadım, ücretim kesildi. Tedavi masraflarım oldu. Şikayetçiyim” dedi.
En arkada ayakta yolculuk yaptığını kaydeden Gülşen İdil Denizli, “Kazada birinin üzerine düşerek bacağımdan yaralandım. Şikayetçiyim” dedi.
“ÇOCUK ŞOFÖRÜ RAHATSIZ EDİYORDU”
Otobüste şoförün dikkatini bir çocuğun dağıttığını öne süren İlhami Akduman, “Aracın hızlı olduğu doğrudur. Otobüste ayakta, ortada yolculuk yapıyordum. Şoförün hemen arkasında çocuklu bir bayan vardı. Çocuk yaramazlık yaparak şoförü rahatsız ediyordu. Viraja girerken virajı alamadım. Üç kaburgam kırıldı. Şikayetçiyim” dedi,
En arka sol tarafta oturduğunu ifade eden İrem Ceylin Yurdagelen, “Çok hızlı gidiyorduk. Hatta birinin uyardığını hatırlıyorum. Kafamı vurdum ve belimde kalıcı ağrı oluştu. Şikayetçiyim” dedi.

“ARAÇTA DAHA FAZLA KİŞİ OLABİLİR”
Otobüste tespit edilenden daha fazla kişi olduğunu iddia eden Kemal Kaya, “En arkada ayaktaydım. Araçta polisin tespit edildiğinden daha fazla kişi olabilir çünkü kazadan sonra bir arkadaşımın olay yerinden ayrıldığını ben biliyorum. Omzum zedelendi. Şikayetçiyim” dedi.
Maryam Jafare, otobüsün orta kısmında ayakta olduğunu, ayağının sıkıştığını ve morarma olduğunu belirtirken; Nihat Taştekin ise “Devrilen tarafta cam kenarında, üçüncü sırada oturuyordum. Şoförü yavaş gitmesi konusunda uyarmıştık. Viraja girmeden önce herkes bağırdı. Ellerimden ve omzumdan yaralandım. Şikayetçiyim” dedi.
Olaydan psikolojik olarak çok etkilendiğini kaydeden Nilsu Er, “Ayakta, arka taraftaydım. Araç hızlı gidiyordu. Sol kolum morardı ayrıca kafamı çarptığım için ağrıdı ve psikolojik olarak da etkilendim. Şikayetçiyim” dedi.
Arka kapının önünde olduğunu söyleyen Sena Çetinkaya, “Arka tarafta kapının önünde ayaktaydım, çok kalabalıktı. İlk bindiğimiz andan itibaren hızlıydı. Araç, son viraja da hızlı girdi. Şikayetçiyim” dedi.
“KÜREK KEMİĞİMDE KIRIK OLUŞTU”
Şevval Yeşilyurt ise “İlk başta şoförün arkasında oturuyordum. Hastane durağı sonrasında çocuklu bayana yer verdim ve 2. sıranın hizasında ayakta dikilmeye başladım. 3. virajda sağ- sol yaptı ve devrildi. Kürek kemiğimde kırık oluştu. Dizlerimde ve göz altımda morluklar vardı ve dizimde iz kaldı. Şikayetçiyim” dedi.
Yeşilyurt’un avukatı Nur Karaaslan müvekkilin beyanlarına katıldıklarını ve şikayetçi olduklarını vurgularken Filiz Gedik’in avukatı Elif Çügen ise, “Müvekkilin dudağında ve göz kenarında kesik izi vardır. Düzenlenen adli raporun eksik olduğu kanaatindeyiz. Yeniden rapor alınmasını talep ediyoruz” dedi.
Özgür Gümüş’ün avukatı Orçun Akbulut ise, “Dosya içerisinde yer alan rapor denetime elverişli değildir. Raporda müvekkile suç atfedilirken aracın daha sık tamir edilebileceğinden bahsedilmiş ama bunu afaki bir yorum olarak değerlendiriyoruz. Aracın tamir edildiği yerde bulunan ustaların tanık olarak dinlenilmesini talep ediyoruz” dedi.
İLERİ TARİHE ERTELENDİ
Mahkemede, otobüsün muayenesinin ve kazadan sonra tamirinin yapıldığı otomotiv sahibi Ahmet Bey ve Durmuş Ustanın tanık olarak dinlenmelerine, Efeler İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak tanıkların hazır edilmelerine ve ayrıca kaza yapan aracın kazadan sonra yapılan tamir işlemlerini gösteren belgenin yeniden değerlendirilmesine kararı verilerek dava 23 Ekim Perşembe gününe ertelendi.





