Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Emekli olduktan sonra dinlenmek yerine oğluyla birlikte damacana su işletmesi açan Feriştah Gün, artan maliyetler düşen alım gücü ve yaygınlaşan artıma sistemleriyle mücadele ettiğini belirtti. Günlük ortalama 300 damacana su siparişi aldığını belirten Gün, “Su her şey, bu sektörü çok seviyorum ama müşterileri artan fiyatlardan memnun değil” dedi.

“ARTIK SU ALMAKTA ZOR”
Damacana su satışı yapan ve ortalama 300 damacana su siparişi aldıklarını belirten Gün, yaz döneminde satışların artmasına rağmen kazançlarının masrafları karşılamadığını belirtti. Asgari ücretin 22 bin lira olduğu bu dönemde, su almanın bile zor olduğunu vurgulayan Gün, “Emekli olduktan sonra oğlumun da bir iş kapısı olsun diye bu dükkanı açtım. Sabah 9’da açtığımız dükkanımızda birlikte çalışıyoruz. Ben siparişleri alıyorum, oğlum teslim ediyor. Zaten burayı açalı 7 ay oldu. İşlerimizi biraz toparladıktan sonra ben emekliliğin tadını çıkarırım oğlum siparişlere bakar. Şimdi dükkanın kirası, elektriği, vergisi, sigortası ve nakliye masrafı derken kazancımız kalmıyor. Sadece sürümden kazanabiliyoruz. Müşteriye fiyat yansıtınca da tepki alıyoruz. Artan ekonomik zorlukların müşterileri de etkilediğini biliyorum. Müşteriler de haklı. Özellikle yaz aylarında haftada iki veya üç damacana siparişi verenler oluyor. Böyle olunca da haftalık 300 liralık su masrafı insanlara fazla geliyor. Hesapladığımızda suyun aylık olarak maliyeti yüksek oluyor” diye konuştu.

“DAMACANANIN ÖMRÜ 5 YIL”
Su siparişi vermek yerine evlerine arıtıcı taktıran kişilerin sayısı arttı. Arıtma sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte işlerin durgunlaştığını belirten Gün, “İnsanların artık su almaktan yorulduğunu düşünüyorum. Bu yüzden evlerine arıtma sistemi taktırıyorlar. Belki maliyet olarak daha uygun olabilir ama sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Köyü ve aracı olan kişilerde köylerden su doldurup evlerine getiriyor. Biz yine de ilçenin her mahallesine su siparişi teslim edebiliyoruz. Dükkanımda sadece oğlum ve ben varım. Dediğim gibi ben siparişleri alıyorum oğlum teslim ediyor. Tek oğlum olunca trafik yoğunluğu onu çok etkiliyor. Bir sipariş Mimar Sinan Mahallesi’nden geliyorsa diğeri Ata Mahallesi’nden geliyor. Bir uçtan bir uca gidiyoruz hem maliyet artıyor hem de müşteri bekliyor. Bazen gecikmeden dolayı tepki de alıyoruz. Eve damacana su teslimi 100 lira ama dükkana gelip alanlar geçen seneki fiyattan, 60 liradan alabiliyorlar. Yine de en çok sipariş evlere oluyor. İlk kez sipariş veren damacanası olmayan müşteriler için boş damacana 200, damacana başlığı 100 lira. İlk sipariş 400 lirayı buluyor. Ama sonraki siparişlerde sadece su fiyatı ödeniyor. Boş damacanaları ayırıyorum, fabrikaya gönderiyoruz. Dezenfekte edilip yeniden dolum yapılıyor. Ömrü 5 yıl, bu sürede çatlama ya da kırılma olmazsa kullanılmaya devam ediyor. Damacana kullanımına devam etmeyecek olan müşterilerimizden iade alıyorum. Kazancımız düşük ama konu su olunca umutluyuz. Su sektörü yaşayacak, biz yaşadıkça bu işi de sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.





