Türk Eğitim-Sen Aydın Şubesi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta bulunan eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin harekete geçerek Atatürk Kent Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Bu kapsamda Kahramanmaraş’taki olayda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için kapsamlı bir anma programı gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen sendika üyeleri, okul saldırılarında hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerin aziz hatırası için saygı duruşunda bulundu. Vefat eden isimleri dualarla yad eden üyeler, anıta karanfil bıraktı. Programda konuşan Türk Eğitim-Sen Aydın Şubesi Başkanı Veli Yıldırım, benzer olayların tekrar yaşanmaması için alınması gereken önlemlerden bahsetti.

“Konuyu Sürekli Gündeme Taşıdık”

Okuldaki öğrenci, öğretmen, yönetici tehlikenin hedefi haline geldiğini belirten Yıldırım, “Bu olaylar nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, tedavisi devam eden yaralılara acil şifalar diliyoruz. Her seferinde “Bu ilk değil ama son olsun” dediğimiz, ancak bir türlü sonu gelmeyen ve dozu artarak devam eden acı olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu acı hepimizin, tüm Türk milletinin acısıdır. Hepimizin başı sağ olsun. Geçmişte defalarca uyardık, konuyu sürekli gündeme taşıdık. Bugünlere bir anda gelinmedi; tehlike adım adım büyüdü. Önce öğretmene yönelen şiddet, zamanla tüm eğitim camiasına yayıldı, ardından öğrencilere sıçradı. Bugün gelinen noktada; öğrenci, öğretmen, yönetici ya da okulda bulunan herhangi bir kişi fark etmeksizin herkes bu tehdidin hedefi haline gelmiştir” dedi.

Aydın’da eğitim şehitleri için tek yürek olundu

“Herkes Gereken Adımları Atmalıdır”

Öğretmen ve okulun değersizleştirilmesinin bu tarz olayların sebeplerinden biri olduğunu aktaran Yıldırım, “Bu nedenle yaşananlar sıradan ya da münferit olaylar olarak değerlendirilemez. Sürecin arkasında sosyal medya, sınırsız ve denetimsiz internet kullanımı, televizyon içerikleri ve benzeri pek çok etken bulunmaktadır. Daha önceki açıklamalarımızda bu nedenleri ve çözüm önerilerimizi detaylı şekilde ifade etmiştik. Bu noktada en önemli mesele, toplumun tüm kesimlerinin kendine şu soruları sormasıdır: “Nerede hata yaptık? Neyi eksik ya da yanlış yaptık?” Herkes, kendi sorumluluğu çerçevesinde gereken adımları atmalıdır. Son 10-15 yıllık süreçte öğretmeni ve okulu değersizleştiren yaklaşımlar da bu tabloyu derinleştirmiştir. Çocukların yanında öğretmeni ve okul yönetimini sürekli eleştiren tutumlar, onların gözündeki eğitim otoritesini zedelemiştir. Bu durumun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verdi.

Aydın’da eğitim şehitleri için tek yürek olundu

Aydın’da yeni huzurevi kapılarını araladı: İlk misafirlerini ağırlamaya başladı
Aydın’da yeni huzurevi kapılarını araladı: İlk misafirlerini ağırlamaya başladı
İçeriği Görüntüle

“Doğrudan İletişim Kurularak Yapılmalıdır”

Veli, öğretmen ve okul yönetimi arasındaki iş birliğine dikkat çeken Yıldırım, “Çocuklar yalnızca okulda değil, aile içinde de şekillenmektedir. “Benim çocuğum her şeyi yapabilir” anlayışı doğru değildir. Sınır koyulmayan her davranış, ileride hem topluma hem de en yakın çevreye zarar verebilecek sonuçlar doğurabilir. Elbette güvenlik önlemleri, yasal düzenlemeler ve kurumsal sorumluluklar büyük önem taşımaktadır. Ancak veli, öğretmen ve okul yönetimi arasındaki iş birliği de aynı derecede hayati önemdedir. Eleştiriler, çocukların yanında değil, ilgili mercilerle doğrudan iletişim kurularak yapılmalıdır. Ayrıca günümüzde çocukların uzun süre denetimsiz şekilde evde kalması da önemli bir risk unsurudur. En büyük tehlikenin bazen ev ortamında oluşabildiği unutulmamalıdır” diye konuştu.

Aydın’da eğitim şehitleri için tek yürek olundu

“Herkesin Sorumluluk Alması Gereklidir”

Gerekli adımlar atılmazsa benzer olayların yaşanmaya devam edeceğinden söz eden Yıldırım, “Öğretmenler hiçbir öğrencisini kaybetmek istemez. Tüm öğrenciler bizim için değerlidir. Bu nedenle öğretmen, veli ve okul yönetimi arasındaki sağlıklı iletişim, geleceğimiz açısından kritik bir rol oynamaktadır. Öğretmeni değersizleştirmek, topluma yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Bu nedenle atılacak adımların merkezinde eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin güçlendirilmesi yer almalıdır. Diğer tüm güvenlik önlemleri bu süreci destekleyici nitelikte olmalıdır. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, benzer olayların tekrar yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle herkesin sorumluluk alması gerekmektedir. Sendikaların gerçekleştirdiği iş bırakma eylemleri de bu farkındalığı oluşturmak amacıyla yapılmıştır. Bu bir kaçış değil, aksine benzer acıların tekrar yaşanmaması için toplumu harekete geçirme çağrısıdır. Eğitim çalışanları, her koşulda görevlerinin başında olmaya devam edecektir” dedi.

Aydın’da eğitim şehitleri için tek yürek olundu

“Toplumun Tüm Kesimleriyle Birlikte Hareket Edeceğiz”

Hayatını kaybedenleri unutmayacaklarını ve özellikle unutturmayacaklarını belirten Yıldırım, “Üç gün eğitime ara vermek telafi edilebilir; ancak kaybedilen bir can geri getirilemez. Bu nedenle yapılan eylemler, tepki değil, ortak bir bilinç oluşturma çabasıdır. Program kapsamında hayatını kaybedenlerin anısına Başöğretmen Atatürk Anıtı’na çiçek bırakılacak, ardından Bey Camii’nde gıyabi cenaze namazı kılınacaktır. Hayatını kaybedenleri unutmayacak, unutturmayacağız. Benzer acıların yaşanmaması için toplumun tüm kesimleriyle birlikte hareket edeceğiz. Katılım ve duyarlılık gösteren herkese teşekkür ediyor, bir kez daha milletimize başsağlığı diliyoruz” diye konuştu.

Muhabir: ONUR ERKİN