Aydın'ın Koçarlı ilçesine bağlı Halilbeyli Mahallesi'nde yaşayan Sevgi Seher Yarışık, çocukluğunda annesinden öğrendiği nohut mayalı ekmek yapımını bugün hala devam ettiriyor. Son yıllarda ekmek üretimine ağırlık veren 66 yaşındaki ev hanımı Yarışık, tamamen doğal yöntemlerle hazırladığı nohut mayalı ekmekleri pazarda satarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Yaklaşık 40 yıldır pazarcılık yaptığını belirten Yarışık, hem artan maliyetlerle mücadele ettiklerini hem de unutulmaya yüz tutan geleneksel üretim kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.
Artan maliyetlere rağmen üretmeyi sürdüren Yarışık, gençlerin ilgi eksikliği, ekmeği yapmak için çaba göstermemelerinden yakınarak bu köklü geleneğin yok olmasından endişelendiğini ifade etti.

"Çok Zahmetli Bir İş"
Nohut mayalı ekmeğin yapım aşamalarının zahmetli olduğunu söyleyen Yarışık, "Geçim zorlaşınca nohut mayalı ekmek yapmaya başladık. Şimdi ekmek yapıp satıyorum. Yaptığımız ekmekler nohut mayalıdır. Mayamızı tamamen organik nohuttan kendimiz hazırlıyoruz. Ancak bu işi bilmeden bu ekmeği yapmak mümkün değil. Nohut mayasını bir gün önceden kuruyoruz. Nohutu kavanozun içine koyup mayayı hazırlıyoruz. Akşam suyunu veriyoruz, sabah süzüyoruz. Sonra tekrar yoğuruyoruz, hamuru kabarmaya bırakıyoruz. Kabardıktan sonra fırına veriyoruz. Çok zahmetli bir iş. Dışarıdan kolay görünüyor ama emeği çok fazla" dedi.

"El Emeği Var"
Ekmeğin yapım sürecinde büyük bir emeğin olduğunu söyleyen Yarışık, "Maliyetler de oldukça arttı. Un çok pahalı oldu. Tüketiciler bazen ekmeğin fiyatını yüksek buluyor ama bizim de haklı olduğumuz taraflar var. Bunun unu var, yağı var, odunu var, mazotu var, en önemlisi de el emeği var. Bu ekmeğin bu hale gelebilmesi için çok özenli ve dikkatli çalışmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Bizden Sonra Bitecek"
Bu ekmeği ilk yapanlardan olduğunu söyleyen Yarışık, "Bu ekmeği ekşi mayadan yapanlar da var. Ege Bölgesi'nin meşhur mayası nohut mayasıdır. Eskiden bu işi yapan çok daha fazla insan vardı. Şimdi ise gençler pek ilgi göstermiyor. Zahmetli olduğu için uğraşmak istemiyorlar. Hazır ekmeği satın almayı tercih ediyorlar. Bizim nesil gittikten sonra bu geleneklerin büyük kısmı kaybolacak diye düşünüyorum. Sadece bu ekmek değil, birçok el emeği iş de bizden sonra bitecek" şeklinde aktardı.

“Yaş İlerledikçe Güç Azalıyor”
Eskiden daha fazla üretim yaptığını ifade eden Yarışık, "Ben bu işi çocukluğumdan beri biliyorum. Köyde, daha kızlık yıllarımda ekmek yapardık. Sonrasında üretime başladım. Bir dönem haftada 150-160 ekmek yaptığım zamanlar oldu. Şimdi o kadar yapamıyorum. Hazırladığım hamurdan yaklaşık 60-70 ekmek çıkıyor. Yaş ilerledikçe güç azalıyor. Eskisi kadar çalışamıyoruz. Önceden zaten tarlalarda çalışırdım. Artık gücüm kalmayınca bu işe başladım" dedi.
“Durgunluk Yaşanıyor”
Satışların eskiye göre azaldığını söyleyen Yarışık, "Satışlarımız genel olarak iyi, Allah bereket versin. Ancak son zamanlarda insanların maddi durumu da zorlaştı. Pazarda bazen durgunluk yaşanıyor. İnsanlar 'para yok' diyor. Gençler ise bu tür işlerden uzak duruyor. Gelinler de aynı şekilde. Ama ben yıllardır çalışmaya alışığım" ifadelerine yer verdi.
"Hayat Böyle Geçiyor"
Daha önce başka iş yaptığını söyleyen Yarışık, "Pazarcılığa da yeni başlamadım. Evlendiğim günden beri pazara çıkıyorum. Börülce, bamya, biber, patlıcan satıyordum. Sabah erkenden tarlaya gider, ürünleri toplardık. Taze ürünlerimi pazara getirdiğimde yarım saat içinde tükenirdi. Yaklaşık 40 yıldır pazar esnafıyım. Şimdi ise nohut mayalı ekmeğin yanı sıra tereyağı, çökelek, yoğurt ve kese yoğurdu da yapıyorum. Elimden geldiğince üretmeye çalışıyorum. Hayat böyle geçiyor. Yapacak başka bir şey yok, çalışmaya devam ediyoruz" dedi.





