Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Resmi Gazete’de 2012 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun çıkması sonucunda; Riskli yapılar ile; Riskli alan ve rezerv yapı alanlarının tespiti, riskli yapıların yıktırılması, yapılacak planlama, dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazların değerinin tespiti, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlar, yeniden yapılacak yapılara ilişkin esaslar duyurulmuş ve Türkiye çapında vatandaşların güvenliği çerçevesinde büyük bir adım atılmıştı.

3 İLÇEDE RİSKLİ BÖLGELER AÇIKLANMIŞTI
Çıkarılan kanun ve alınmaya başlanan tedbirlerin yanı sıra Aydın’da 3 ilçede belirli bölgeler riskli alan bölgesi ilan edilmişti.
Bu kapsamda sırasıyla; 2 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Efeler ilçesi Ilıcabaşı Mahallesi, 22 Şubat 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Nazilli ilçesi Karaçay Mahallesi ve 18 Ağustos 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Söke ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bölgelerin riskli olduğu açıklanmıştı.
Geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki deprem sonucunda, 11 ilde ağır yıkımlar yaşanırken 13 milyon kişinin hayatını doğrudan etkilemiş ve resmi veriler doğrultusunda 53 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. ‘Asrın felaketi’ olarak adlandırılan bu deprem, dünya genelinde büyük yankılara neden olurken Türkiye’deki vatandaşların da kendi binalarının riskli olup olmadığı konusunda daha temkinli davranmaya başladığı gözlemlendi.

5 BİNİN ÜZERİNDE BİNA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Türkiye’de birinci derece deprem bölgesi olarak kabul edilen Aydın’da, afet riskine karşı çalışmalar devam ederken 2012 yılında çıkan kanunla birlikte 5 binin üzerinde binanın risk tespiti yapılarak dönüştürüldüğü öğrenildi.
BU YIL ONAYLANAN YÜZÜN ÜZERİNDE BAŞVURU MEVCUT
Kahramanmaraş merkezli depremin ardından riskli yapılar için başvuru sayılarında artış gözlemlendiği belirtilirken; 2025 yılında riskli bina için yapılan ve onaylanan yüzün üzerinde başvuru olduğu kaydedildi.

EK DEPREM TEDBİRLERİ İÇİN ORTAK ÇALIŞMALAR YAPILIYOR
Bilgiler ışığında konuyla ilgili genel değerlendirme yapan Aydın İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ali Atılım Kahraman, “TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı rapora göre, ülke genelinde dönüştürülmesi gereken 6 milyon 700 bin riskli konut bulunuyor. Bu konutlarda yaşayan kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanabilmesi ve acilen depreme dayanıklı yapılara dönüştürülmesi için tüm kurum ve kuruluşlar birlikte çaba göstermeliyiz. İnşaat Mühendisleri Odası olarak kentsel dönüşüm süreçlerinde herhangi bir yetkimiz yok ancak yeni yapı üretiminde aynı hataların tekrarlanmaması ve oluşabilecek yeni riskleri de göz önüne alarak, yeni yapılacak yapılara ek deprem tedbirleri almak için büyükşehir belediyemiz ve ilçe belediyelerimizle ortak çalışmalarımız olmakta” ifadelerini kullandı.

TEDBİRLER İÇİN YENİ YÖNTEM GÖRÜŞÜLÜYOR
Oda olarak il genelinde yaptıkları çalışmalardan bahseden Kahraman, “Kuşadası, Söke ve Efeler belediyelerinde bulunan ek önlemlerimizi il geneline yaymak için büyükşehir meclisimizin Nisan ayı oturumunda bina önem katsayılarını 1 den 1.2 ye yükselten önerimiz ve minimum beton sınıfını C30/37 ye yükselterek beton ve içerisindeki donatılarımızın kullanım ömrünü arttıracak önerilerimiz hayata geçti. Bir diğer önerimiz olan minimum betonarme perde oranı da imar komisyonunda görüşülmekte. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Özlem Çerçioğlu başkanlığında meslek odaları ile yapılan Afet ve sonrası hazırlık toplantısında sunumumuzu yaptık, başkanımızın desteği ve konuya verdiği önem için teşekkür ediyoruz. Minimum perde oranı aletsel ölçümün yapılabildiği dönemde dünyada gerçekleşmiş en büyük depremin yaşandığı Şili’de kullanılan bir yöntem. Yöntem, 27 Şubat 2010 yılında gerçekleşen 8.8 büyüklüğündeki deprem ile 2014 yılındaki 8.2 ve 2015 yılındaki 8.3 büyüklüğündeki depremlerde başarısını kanıtladı. Bu 3 depremde toplam can kaybı bin kişinin altında kaldı ve can kayıplarının çoğu tusunami sebebiyle yaşandı. Maliyet olarak da diğer sistemlere göre daha ekonomik ve uygulanabilir. Şu an kamuoyunun ilgisini çeken sismik izolatör sisteminde maliyet çok yüksek ve üretim kapasitelerin azlığı, uzun test ve proje hazırlanma süreçleri nedeniyle uygulanabilirliği bu sisteme göre düşük. Genel kullanım yapılarda betonarme perde sisteminin şehrimiz için daha uygun olduğunu, hastane ve müze gibi sarsıntının azaltılmasının faydalı olduğu özel projelerde izolatör teknolojisinin kullanılabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizde genel olarak riskli alan çalışmalarında istenilen başarı oluşamamakta, ilimizde de benzer şekilde bu 3 proje de gerçekleşemedi. Gerekli kanuni düzenlemeler yapılarak depreme dirençli şehirler oluşturabilmek için riskli alan konusunun çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Sosyal donatı alanları ile zenginleştirilmiş depreme dayanıklı yapılar yapılması hepimizin ortak amacıdır” diye konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜME TALEP İÇİN ÖNERİ
Kentsel dönüşüme talebin artması yönünde önerilerde bulunan Kahraman, “Riskli yapı ile ilgili 6306 sayılı kanun ilk çıktığında olan kanuni desteklerin tekrar gündeme gelmesi ve sistemin cazibesinin arttırılması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin belediye harçları ve otopark ücreti muafiyetleri müteahhitleri özellikle kentsel dönüşüme yönlendirmekte idi, bu sayede müteahhitler eski ve depreme dayanıksız yapıları yıkarak yeni bina yapmak istiyorlardı. Şimdi ise kentsel dönüşüm süreçlerini beklemek yerine boş arsa bulmayı daha uygun görüyorlar. Bu da eski ve depreme dayanıksız yapıların kullanılmasının devam etmesine sebep oluyor. Bir diğer sebep de; yıkılan yapıların yerine yeni yapılacak binalar günümüz imar durumuna göre yapılacağı için inşaat alanında önemli kayıplar olabiliyor. Bu kayıplardan dolayı insanlar kentsel dönüşüm yapmak istemiyorlar. Yıkılan bina alanının aynısını yapmak kaydıyla bu yapılara özel bir imar hakkı verilmesi faydalı olacak ve kentsel dönüşüm talebini arttıracaktır” dedi.

“DESTEK İÇİN HAZIRIZ”
Aydın’ın genel olarak deprem bilincinde bir şehir olduğuna dikkat çeken Kahraman, “Odamız, Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği il müdürlüğümüz ile belediyelerimiz şehrimizi depreme dirençli şehir haline getirebilmek için sürekli çalışmalar yapıyor. İnşaat mühendisleri odası olarak bizler de bu çalışmalarda elimizden gelen her konuda yardımcı olmak istiyoruz. Deprem afetine karşı yapılacak en önemli hazırlığın depreme dayanıklı yapılar üretmek olduğunu hatırlatarak tüm sektörümüz ve Aydınlı hemşerilerimize mesleki ve teknik açıdan elimizden gelen desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.





