Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Aydın Efeler’de son zamanlarda merdiven altı fotoğrafçılığın artmasıyla beraber sektörün dengesi değişti. Başka mesleğe mensup bireylerin fotoğraf makinası alarak daha uygun fiyata çekimlere gitmesi, sektördeki asıl fotoğrafçıların işine engel oldu. Düğün salonları ve davet evlerinin de fason fotoğrafçılarla çalışmaya başlamasıyla, iş yeri sahibi fotoğrafçılar mağdur oldu. 42 yıldır fotoğrafçılık yapan Üçler Sivri, “Eline makina alan bu işi yapmaya başladı, işin saygınlığı kalmadı. Edebiyat mezunu adam fotoğraf makinası alıyor, anlaşmalı olduğu düğün salonuyla iş bağlıyor. Bu işe yıllarını vermiş ve hatta özellikle eğitimini almış insanlar mağdur oluyor” dedi.
“TAVIRLAR YÜZÜNDEN DIŞ ÇEKİMİ BIRAKTIM”
Stüdyo çekimine ağırlık verme nedenini anlatan Sivri, “Neredeyse 10 yıldan fazladır dış çekim yapmayı bıraktım. Düğün, nişan, kına gibi dış çekimlerde insanların bazı tavırlarının beni rahatsız etmesi bu duruma sebep oldu. Buyurgan ve çok bilmiş ifadeleri beni dış çekim yapmaktan soğuttu. Örneğin mesleğimde 30’uncu yılım ama dış çekime gidiyorum ve gelinin kız kardeşi bütün çekim boyunca bana işimi öğretmeye çalışıyor. Elbette iş için belli bir ücret ödüyorlar ama bazen bunun bir iş olduğunu unutarak abartılı buyurgan tavırlar sergiliyorlar. Bu gibi durumlar sebebiyle stüdyo çekimlerine yöneldim” ifadelerini kullandı.

SEKTÖRDEKİ ADALETSİZLİK
Kayıt dışı yapılan fotoğraf çekimlerinin sektöre etkisinden bahseden Sivri, “Sektörde 20 bin lira olan işi 10 bin liraya yaptıklarını duyurarak haksız rekabete sebep oluyorlar. Bu durumun yetkililer tarafından iyice denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Adam gündüz zaten sigortalı bir işte çalışıyor ve hatta belki bambaşka bir alanda işletmesi bile var. Boş vakitlerinde fotoğrafçılık yapıyor, nerede adalet? Dükkan işleten kişilerin verdiği vergi, ödedikleri faturalar derken birçok giderleri var. Yanında eleman çalıştıranların ekstra giderleri var. İşletme sahibi kişilerin vereceği fiyat elbette farklı olacaktır. Adamın hiçbir gideri yok ve fotoğraf makinasını alıp kaçak bir şekilde çekim yapıyor” diye konuştu.

PAKETE FOTOĞRAFÇI DAHİL
İşletmelerin anlaşmalı fotoğrafçılarla çalıştığını söyleyen Sivri, “Ben dış çekimleri bıraktığım için çok etkilenmiyorum ama yapan meslektaşlarımın etkilendiğine şahidim. İşletmeler merdiven altı fotoğrafçılık yapan kişilerle uygun fiyata anlaşıyor. Düğün paketi, nişan paketi, kına paketi gibi başlıklar adı altında evlenecek kişilere kendi anlaştıkları fotoğrafçıyı bağlıyorlar. Dolayısıyla çiftler ekstra bir fotoğrafçı arayışına girmiyor ve bu iş için işletme açan, vergisini ödeyen veya işletme açacak imkanı olmasa bile eğitimini almış fotoğrafçıların işlerine engel oluyorlar” dedi.

“NİTELİKLERİ TARTIŞILIR”
Merdiven altı fotoğraf çekimlerinin niteliğine değinen Sivri, “Yapılan işler uygun fiyatlı olduğu için tercih ediliyor ancak nitelikleri tartışılır. Bu iş öyle ‘cihaz aldım deklanşöre bastım bitti’den ibaret değil. Görsel zevk denilen bir etken var, alınan eğitimin işe profesyonel anlamda yansıması var, işin arka planında birçok etken var. Eğitimini almayan veya alaylı olarak bile bu işe belli bir emek vermeyen, işin içinde zaman geçirmeyen kişinin yaptığı çekimlerle, eğitimli ve mesleğe yıllarını vermiş kişilerin çekimi bir olur mu?” ifadelerini kullandı.

MERDİVEN ALTI FOTOĞRAFÇILIKTA RİSK
Yapılan çekimden memnun kalınmaması durumunda yaşanacaklara vurgu yapan Sivri, “Tavsiyem iyi bir sonuç istiyorlarsa araştırarak fotoğrafçı seçmeleri çünkü bu işin geri dönüşü yok. Tekrardan bir düğün yapılır mı? Veya nişan, kına gibi diğer organizasyonlar için de geçerli bu. Stüdyo çekimi olsa ve çekimden memnun kalınmasa tekrardan bir hazırlık yapılır ama bu tarz organizasyonlar için bu durum mümkün değil. Bu günler insanlar için manevi anlamda oldukça değerli ve riske atılmaması gerekiyor. Dolayısıyla çekimi yapacak kişinin iyice araştırılması ve önceki çalışmalarına bakılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.





